Yazılar

BOŞANMA DAVASI İLE İLGİLİ HALK ARASINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Boşanma davasını kadın açarsa ne olacağı ile ilgili doğru bilinen birçok yanlış mevcuttur. Bu konulara detaylıca değinmek istiyoruz.

Boşanma davasını kadın açarsa ne olur?

Boşanma davasını kadın açarsa ne olur erkek açarsa ne olur sorusu ile sıklıkla karşılaşmaktayız. Boşanma davasını öncelikle kimin açtığının önemi yoktur. Sadece davanın sizin bulunduğunuz yerde görünmesini istiyorsanız özellikle farklı illerde yaşayan taraflar mevcutsa bu durumda davayı ilk sizin açmanız sadece sizin bulunduğunuz yerde davanızın görülmesine sebebiyet verir. Onun dışında başkaca avantaj ve dezavantajı vardır diyemeyiz. Zira boşanma davalarında siz davanızı açsanız dahi karşı taraf da size karşı dava açabilme hakkına sahiptir. Bu durumda yasal olarak davayı kimin açtığının bir önemi yoktur.

Boşanma Davası İle İlgili Halk Arasında Doğru Bilinen Yanlışlar

Boşanma Davası İle İlgili Halk Arasında Doğru Bilinen Yanlışlar

Boşanma davasını kadın açarsa nafaka alabilir mi?

Boşanma davasını kadın açarsa nafaka alamaz şeklinde halk arasında çok yaygın olan yanlış düşünce hakimdir. Bu düşüncenin yasal bir zemini asla yoktur. Nafaka alabilmek için davayı kimin açtığının önemi yoktur. Boşanma avukatları ile çalıştığınız da da sizi bu konuda bilgilendireceklerdir. Boşanma davasını kadının açması nafaka alabilmesi ile ilgili değildir. Nafaka ile ilgili yazılarımız da da belirttiğimiz üzere nafaka bağlamak hakimin takdirindedir. Şartlar oluşmuş ise davayı kimin açtığının bir önemi olmadan nafaka bağlanacaktır.

 

Boşanma Davası İle İlgili Halk Arasında Doğru Bilinen Yanlışlar

Boşanma Davası İle İlgili Halk Arasında Doğru Bilinen Yanlışlar

Boşanma davasında kız çocuk anneye erkek çocuk babaya mı verilir?

Kız çocuk anneye erkek çocuk babaya verilir düşüncesi de yine çokça bilinen yanlış düşüncelerden bir tanesidir. Hatta bu düşünce de öyle yaygınlaşmıştır ki halk arasında taraflar bile birbirlerini bu şekilde tehdit etmektedir. Örneğin boşanmak istemeyen erkek boşanırsan çocuğumuzu bana verirler çünkü erkek çocuk erkekte kalır demektedir. Çoğu kişi sırf bu durumdan dolayı korkarak dava dahi açamamaktadır. Bu oldukça yanlış bir düşüncedir. Çocukların cinsiyeti ile alakalı olmaksızın kimde kalacağı yapılacak sosyal kültürel ekonomik durum araştırmaları ve de hakimin takdirindedir. Yeni doğmuş yaşı çok küçük çocuklar genelde kız ya da erkek olmasına bakılmaksızın anneye verilirken 12 yaşını doldurmuş çocuklara kiminle kalmak istedikleri sorulmaktadır.

Ankara Boşanma AvukatıTülin Babaoğlan Açıklıyor;

 

Karşı taraf boşanmak istemezse dava uzar mı?

Karşı taraf boşanmak istemezse dava uzar düşüncesi de sıklıkla bilinen yanlış düşüncelerdendir. Karşı tarafın boşanmak isteyip istememesinin davanın sürecine hiçbir etkisi yoktur. İstese de istemese de süreç aynı işleyecektir.

Her iki tarafta boşanmak istiyorsa hakim boşar mı?

Her iki taraf da boşanmak istiyorsa hakim boşar mı sorusu detaylıca incelenmelidir. Bu durumda iki tarafta boşanmak istemekte ancak boşanmanın ferileri olan nafaka, velayet ve tazminat gibi hususlarda analaşamadıklarından dava çekişmeli olarak görülmektedir. Çekişmeli boşanma davalarında sadece tarafların boşanmak istemeleri hakimin boşanmaya karar vermesi için asla yeterli değildir. İki tarafta boşanma taleplerinin haklı olduğunu ispat edemezse hakim yine de boşanmaya karar vermeyecektir.

Ankara Nafaka AvukatıTülin Babaoğlan’a danışarak nafaka hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

3 yıl ayrı kalınca otomatik boşanılıyor mu?

“3 yıl ayrı kalınca otomatik olarak boşanılıyor” düşüncesi de yine sıklıkla bilinen yanlış bilgilerdendir. Kaç yıl ayrı kalınırsa kalınsın otomatik olarak boşanma durumu söz konusu olamaz. 20 yıl da ayrı kalınsa yine bir dava açılmalı ve çekişmeli boşanma süreci geçirilmelidir.

 

 

 

BOŞANMA DAVALARINDA KUSUR DURUMU

Türk Medeni Kanunu’nun 166. Maddesinde şu hükümlere yer verilmiştir;

“Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”

Boşanma Davalarında Kusur Durumu

Boşanma Davalarında Kusur Durumu

Bu madde hükmünü tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği şekilde yorumlamamak gerekir. Hukukumuzun temel ilkesi kimsenin kendi hatalarına dayanarak hak elde edemeyeceği üzerine kurulu iken ağır kusurlu olan bir eşin de dava açarak kazanmasını beklemek bu ilkeye ters düşecektir. Başka bir yandan ise evlilik kurumu kurulduktan sonra karşı tarafın hiçbir hatası olmamasına ve hatta bazen istememesine rağmen kişiye boşanma davası açma hakkı verecektir ki bu sistemimizde kabul edilmemektedir. Bu sebeple mutlaka kanunun özünün iyi anlaşılması gerekecektir. Bu anlamda boşanma davalarını açmadan önce mutlaka kendinize göre belirleyeceğiniz en iyi boşanma avukatınızı seçmeli ve boşanma davanızı geleceğinizi bu en iyi boşanma avukatına emanet etmelisiniz. Bu anlamda tarafların avukatları ile kolay iletişime geçmeleri açısından da hangi ilde iseniz örneğin Ankara da iseniz Ankara boşanma avukatı ile Sincan ve Etimesgut’ta iseniz Sincan boşanma avukatı, Etimesgut boşanma avukatı ile çalışmanızı tavsiye ederiz.

Boşanma Davalarında Kusur Durumu Türk Medeni Kanununun 166. Maddesi 

Tüm bu söylenenlerden Türk Medeni Kanununun 166. Maddesinden çıkarılması gereken şudur, Boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu olan tarafın dahi dava hakkı vardır, vardır ancak boşanmaya karar verilebilmesi için mutlaka karşı tarafın da az da olsa kusurunun olması gerekir.  Az kusurlu eşin boşanma karşı çıkması halinde az kusurlu eşin bu itirazının kötü niyetli olması ve evliliğin menfaati açısından da bunun gerekli olması halinde boşanmaya karar verilebilir.

Boşanma Davalarında Kusur Durumu Sonuç

Yaşanan mevcut olaylara göre evlilik birliğinin devamı eşlerden beklenemeyecek şekilde temelinden sarsıldığı kuşkusuz ise ve karşı tarafa isnat edilebilen en ufak bir kusur dahi yoksa davanın reddi gerekecektir. Red halinde aynı sebeple üç yıl içerisinde yeniden dava açılamayacağından mutlaka boşanma davalarınızı başlangıcında Ankara da iseniz Boşanma Avukatlarını takip etmenizi tavsiye ederiz.

Boşanma Davası Açma Ücreti 2019 

Boşanmaya karar veren tarafların boşanma dava sürecinden sonra en çok merak ettikleri soru boşanma davasının ücreti ne kadar olacağı ve boşanma davası masrafları ne kadar tutacağıdır.Bu yazımız Boşanma Davası Açma Ücreti  2019 yılı için olacaktır. Boşanma davası açma ücreti 2018 yılında ne kadar masraf tutuyordu ,  boşanma davası açma ücreti 2019 yılında ne kadar masraf tutacak ?

Yazımızın içeriğinde Anlaşmalı boşanma ücreti ve çekişmeli boşanma ücreti de bulunmaktadır. Bilgileri sürekli güncelliyoruz, 2019 yılı yeni harç ve Avukat tarifesine göre sizlere konuyu detaylıca anlatacağız. Sonraki güncellememiz Avukatsız boşanma davası açma ücreti ve boşanma davası harç ücreti 2019 hakkında olacaktır.

Boşanma Davası Açılırken Yapılan Masraflar ve Giderler

Bir çift veya çiftlerden herhangi bir taraf boşanmaya karar verdiği zaman ister kendileri isterse avukatları aracılığı ile boşanmak için başvurabilirler. Başvurmadan önce boşanma dilekçesi hazırlanmalıdır. Boşanma dilekçesi bulunulan bölgedeki Aİle mahkemesine verilir ve bu şekilde boşanma süreci başlamış olur. Sonrasında Aile Mahkemesi Hakiminin havale ettiği dilekçe ile mahkeme veznesine, boşanma davası başvuru harcı (Boşanma davası açma ücreti 2019 yılı itibari ile boşanma davası başvuru harcı 44,40 TL’dir) ve yargılama giderleri yatırılır. Yargılama giderleri değişiklik gösterebilir. Yargılama giderlerinin değişiklik göstermesine neden olan faktörler tanık sayısı, boşanma davasının türü yani anlaşmalı ve çekişmeli olmasıdır.

Anlaşmalı Boşanma Davası Açma Ücreti 2019

Açılacak boşanma davasının anlaşmalı mı çekişmeli mi olduğu hususuna göre ücretler de değişiklik gösterecektir. Bilindiği üzere anlaşmalı boşanma dosyalarında tanık, delil bildirilmesine gerek olmadığından peşin harç olarak 44,40 TL alınmakla toplamda yaklaşık 270-300 TL civarında anlaşmalı boşanma dava ücreti, masrafı olmaktadır. Hakim tarafından talep edilmesi ve karar verilmesi halinde taraflar başkaca masrafları da dosyaya yatırmak zorunda kalacaktır.

Çekişmeli Boşanma Davası Açma Ücreti 2019

Çekişmeli boşanma dosyaları ise çok daha masraflı davalardır. Öncelikle her boşanma davasında taraflar 2018 yılı için 35.90 TL olan peşin harcı yatırmak zorundalar. Peşin harcın yatırılmasından sonra dosyada mevcut delillerin sayısına, tanıklara, bilirkişi ve keşif incelemesine göre yatırılacak gider avansı değişecek ve yargılama giderleri belirlenecektir.

Her bir tanık için, her bir delil için ayrı yargılama giderine hükmedileceğinden dava açma ücreti dava dilekçesine göre farklılık gösterecektir.

Belirlenecek keşif, bilirkişi vs gibi ücretler de toplandığından yaklaşık toplamda 750-1000 TL civarında masraf olmaktadır. Ancak bu hususlar ortalama değerlerdir. Bu değer ankara boşanma avukatı ücretleri 2019 için de istanbul boşanma avukatı ücretleri 2019 için de veya antalya, izmir, bursa gibi iller için de geçerli olabilir.

Bu masrafın çok üzerinde çıkabileceği gibi daha az da masraf yapılabilecektir. Burada önemli husus masrafların süresi içerisinde yatırılmasıdır. Aksi halde taraflar dayandıkları delillerden vazgeçmiş sayılabilecekleri gibi davanın kaybedilmesine kadar ağır sonuçlar doğurabilecektir. Çekinmeli boşanma davası açma ücreti bu şekildedir.

Boşanmak İstiyorum Ama Param Yok Ne Yapmalıyım ?

Öncelikle bütün hukuki danışmalarda ve davalarda bir avukatın neden ücret alması gerektiğine değinmeyi gerekli buluyorum. Sonrasında ise boşanma davalarında avukatın ücret alma zorunluluğuna rağmen durumu olmayan kişilerin ne yapmaları gerektiğine değinelim. Son zamanlarda Boşanmak istiyorum param yok ne yapmalıyım ?

Boşanma davası açma ücreti 2019 Boşanmak istiyorum ama Dava Açacak Param Yok ne yapabilirim ? Boşanmak istiyorum ancak Avukat tutacak param yok gibi sorular çokça sorulan sorular arasında yer alıyor. Boşanmak isteyen taraf bayan olduğunda ve çalışmadığında ekonomik şartlardan dolayı boşanma davası açma ücreti aklında soru işaret olarak kalabilir, gayet doğaldır.

Boşanma Davası Ücreti için Param Yok Ne Yapmalıyım ?

Bir avukata danışma için gittiğinizde avukatın size ücretsiz danışmanlık vermesi yahut ücret almadan dava alması disiplin cezasını gerektirir. Bu konuyla ilgili Türkiye Barolar Birliğinin birçok kararı bulunmaktadır. Zira  Boşanma davası açma ücreti 2019 ücretsiz iş almak haksız rekabet ve reklam yasağı kurallarının da ihlali niteliğinde sayılacağından birçok konuda zararlı olacaktır.

Bununla birlikte avukatların aldıkları ücretleri karşılayacak durumu olmayanlar ne yapmalıdır. Zaten boşanma evresinde olan, hayat şartlarıyla mücadele eden kişilerin gerçekten mali durumları bir avukat tutmaya yetmiyor ve kendi başlarına da davayı yürütmek istemiyorlar ise bulundukları baro adli yardım merkezlerine başvurmaları gerekmektedir.

Örneğin bir kişi Sincan da yaşıyor ise ve dava açmak için avukat tutmaya yetecek birikimi yoksa Ankara Batı Adliyesi adli yardım bürosuna başvurmaları ve gerekli evrakları toplamaları akabinde kendilerine avukat atanmasını istemeleri gerekmektedir.

Her baroya göre değişmekle birlikte muhtarlıktan alınacak fakirlik belgesi, tapudan alınacak üzerine kayıtlı gayrimenkul olmadığını gösterir bir belge, SGK dan alınacak çalışılmadığı gösterir bir belge gibi belgeleri toplayarak adli yardım bürolarına teslim ettiklerinde, adli yardım büroları evrakları inceleyecek ve şartlar oluşuyorsa kişiye ücretsiz avukat tayini yapacaktır.

Taraflar evraklarını teslim ettikten sonra kendilerine tebligat gelerek hangi avukatın görevlendirildiği detaylı bir şekilde adres ve telefon bilgileriyle yazılacaktır. Ancak kişi çalışıyor olmasına rağmen kendisini sigortasız göstermesi, evi arabası olmasına rağmen kendisini yoksul durumda göstermesi tespit edilmesi halinde taraf oldukça büyük zararlara girebilecektir.

Bu sebeple bu başvurular yapılırken evrakların doğru mahiyette düzenlettirilmesi oldukça önemlidir. Zira boşanma dava sürecinde yapılacak sosyal kültürel ekonomik durum araştırmalarıyla kişilerin gerçek durumu saklamaları oldukça zordur.

Peki dava harç ve masraflarını karşılama gücü olmayanlar ne yapacaktır? Yukarıda bahsini ettiğim evrakları dava açarken dosyaya sunmanız halinde ve adli yardım talebinde bulunmanız halinde hakim evraklarınızın doğruluğunu ve yeterliliğini inceledikten sonra adli yardımdan yararlanmanıza yani dava harç ve masraflarını ödemenize gerek olmadığına karar verebilecektir.

Boşanma Davası Açma Ücretini kim öder?

Boşanma Davası Ücretini Kim Öder | Boşanma Masraflarını Kim Öder | Boşanma Davası Masraflarını Davayı Kaybeden mi Öder ? 2019 Cevapları

Boşanma Davası Ücretini Kim Öder | Boşanma Masraflarını Kim Öder | Boşanma Davası Masraflarını Davayı Kaybeden mi Öder ? 2019 Cevapları

Boşanma dava ücreti başlangıçta davacı tarafından ödenir. Ancak dava dilekçesinde talep edilmesi halinde dosyanın kazanılması ile masraflar davalıdan talep edilebilecektir.

Vekille takip edilen dosyalarda boşanma davası açma ücreti daha da farklılaşacaktır. Öncelikle avukatın dosyaya baro pulu, vekalet harcı gibi masraflar yapması gerekeceğinden bu husus çok daha kapsamlı şekilde hesaplanacaktır.

Boşanma davasında avukat ücreti de yine müvekkiller tarafından sıklıkla merak edilen sorulardandır. Her boşanma dosyasının münderecatına göre boşanma avukatları, vekalet ücretini asgari sınırlar altında kalmamak üzere tayin edecektir.

Bu hususta Baroların tavsiye niteliğinde ücret hesaplamaları bulunmakla avukatın uzmanlık alanına, yoğunluğuna, tecrübelerine dayalı olarak boşanma fiyatları 2019 da değişiklik gösterecektir.

Müvekkillerimiz yahut danışanlarımız tarafından sıklıkla karşılaştığımız sorunlardan bazıları, boşanma davası ücretlerini kim ödeyeceği, boşanma davasında ne kadar masraf olacağı, bu ücretlerin ne zaman ödeneceği ve zamanında ödenmemesi halinde ne olacağıdır.

Bu yazımızda bu sorunlara değinecek olup, boşanma davası esnasında karşılaşılabilecek masraflar hakkında detaylı bilgilendirme yapacağız.

Boşanma davasının ilk açılış evresinde öncelikle yıldan yıla değişen oranlarla dava harcı alınmaktadır. Boşanma davası açma ücreti 2019 yılı için hesaplarken Boşanma davaları 2019 yılı başvuru harcı 44 TL dir. Ayrıca her mahkeme yapılacak tebligat giderleri ve usuli işlemlere göre çekişmeli boşanma davalarında ortalama 250 TL civarından gider avansı olarak yargılama gideri yatırılmasını istemektedir.

Bu yargılama giderleri boşanma davasının sürüncemede kalmaması ve en hızlı ilerlemesi gereğince dava açılırken peşin olarak davacıdan alınmaktadır. Bununla birlikte ödenecek diğer giderler dava dilekçesine göre değişiklik gösterebilmektedir.

Fazladan tanıklara tebligat çıkarılması, tanık masrafları, bilirkişi incelemesi, keşif incelemesi, maddi talepler ile ilgili olarak mahkeme hakimi sonradan da masraf yatırılmasına karar verebilecektir. Bir dava dilekçesinde bilirkişi, keşif, tanık gibi delillere dayanılıyorsa dava açılırken ayrıca bunlarında ücretleri yatırılabilecektir. 2019 yılı için ortalama masraflar anlamında şunlar söylenebilir.

Dava dilekçesinde bilirkişi deliline dayanılıyorsa 250 TL, Keşif deliline dayanılıyorsa 375 TL tanık deliline dayanılıyorsa her bir tanık için ortalama 35 TL masraf çıkacaktır. Bu delillere dava dilekçesinde değinmek önemlidir. Hak kaybına uğranmaması açısından dava dilekçesinde bu delillerin yazılmasını tavsiye ederiz. Bu masrafların eksik kalması halinde hakim taraflara süre vererek tamamlanmasını talep edecek, süresi içerisinde masrafı yatırılmayan delillere dayanılamayacaktır.

Tüm bu yargılama masrafları ve harçları kim öder konusunda boşanma davalarının anlaşmalı ve çekişmeli olmasına göre farklılık gösterecektir. Anlaşmalı boşanma davaları iki tarafın rızası ile bu giderler ortak ödenebileceği gibi, masrafların tamamını sadece davacı ya da sadece davalı taraf da üzerine alabilir. Ancak çekişmeli boşanma dosyalarında olay daha farklıdır.

Bu dosyalar da davayı açan taraf davacı, bu 2019 boşanma masrafları dosyaya yatırmak zorundadır. Davanın kazanılması ile yargılama giderlerinin bir kısmı karşı taraf üzerinde bırakılabilecek ve davacı ödemiş olduğu masrafların bir kısmını davalıdan alabilecektir. Bu durumunda dava dilekçesinde talep edilmiş olması gerekmektedir.

Dava sürecinin çok fazla uzaması da yapılan giderlerin artmasına sebep olacaktır. Bu sebeple tarafların davayı kendilerinin takip etmesi aslında avukata vekalet ücreti vermemesi açısından ekonomik gibi görünmüş olsa da, avukatların işleri çok daha hızlı yürüteceği düşünüldüğünden boşanma davalarında bir avukatla çalışmak çok daha faydalı olacaktır.

Ayrıca değinmek gerekir ki boşanma davaları iki tarafın da kendisine avukat tutması ile takip edilen dosyalardandır. Hatta mutlaka değinmek isteriz ki gerektirdiği hukuki bilgi birikimi sebebiyle boşanma davalarınızı mutlaka alanında uzman bir boşanma avukatıyla açmanızı tavsiye ederiz. Bu durumda tarafların aklına takılan sorulardan biri avukatımın ücretini karşı taraf öder mi sorusudur.

Avukatlık Kanunu gereğince bir avukatın ücretini almadan vekalet alıp iş yapması yasaktır. Bu sebeplerden dolayı avukatların vekalet ücreti müvekkilleri tarafından karşılanacaktır. Karşı taraftan istenemeyecektir. Boşanma davası açma ücretleri 2019 yılı için bu şekilde bildirilmiştir.

Boşanma davanızla ilgili ofisimizden alacağınız danışma ile davanızın içeriği öğrenildikten sonra boşanma davası vekalet ücretiniz size bildirilecektir.

Boşanma Davası Açma Sebepleri

Boşanma davası birçok sebepten açılabilir. Ancak genel olarak boşanma fiyatları araştırması yapan boşanma adayları belirli konular nedeniyle boşanmak için bizlere başvurmaktadırlar. Sık karşılaşılan boşanma sebepleri aşağıdakilerdir.

Zina Sebebiyle Boşanma Davası Açma

Zina sebebiyle boşanma davası

Zina sebebiyle boşanma davası

Zina, Türk Medeni Kanunu’ndaki boşanma sebeplerinden birisidir. Boşanma davalarının bir bölümünü de Zina sebebiyle boşanma davası oluşturmaktadır. Literatürde özel ve mutlak kusura dayalı boşanma sebebi olarak yer alan zina, aynı zamanda kesin boşanma sebebi olarak bilinmektedir. Boşanma davasının bu netliğe ulaşabilmesi için aldatma eyleminin ispatlanması son derece elzemdir.

Zina sebebiyle boşanma davasında deliller  davadan sorumlu mahkemeye sunulması sonucunda hâkimler, evlilik hayatının, aldatılmaya maruz kalan eş yönünden hangi konumda olduğuna bakmaksızın boşanma kararı verme imtiyazına elinde bulundurur. Geriye kalan boşanma sebeplerinden farklı olarak Zina Sebebiyle Boşanma Davası , kendine özgün bir kanun maddesinde yer almaktadır. ”

  • (1)Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.
  • (2) Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle, dava hakkı düşer.
  • (3)Affeden tarafın hakkı yoktur.”

İbareleriyle Türk Medeni Kanunu’nun 161. Maddesi olarak anayasadaki yerini almıştır.

Kanun Hükmünde Zina

Anayasal düzenlemeler temel alındığı takdirde, bir eylemin zina sayılabilmesi için eşler arasında bir evlilik olması mecburidir. Aradaki birlikteliğin muteber yahut batıl bir sebepten ötürü zarar görmüş bir evliliğin gölgesinde doğmuş olması hiçbir önem arz etmemektedir. Resmi nikâhlı eşlerin evlenmeden evvel ya da evliliğin bitişinden sonra başka bir bireyle yaşadığı cinsel ilişki, zina kategorisinde kabul edilmemektedir.

Bakış açısının öteki tarafında ise, eşlerin evli olma durumları devam ettiği müddetçe ayrı olmaları ya da boşanma davasını başlatmış olmaları gibi durumların bile tarafların birbirine olan sadakat yükümünü etkilememesi gerektiği vurgulanır. Bu sebep dolayısı ile evlilik halleri devam etmekte olan eşlerin başka bireyler ile cinsel birliktelik kurmaları zina kapsamında yer alır. Türk Medeni Kanunu’ndan münferit olarak İslam Hukuku evli olmayan bireylerin yaşadığı cinsel ilişkileri de zina kapsamına almıştır.

 Zina Sebebi ile Boşanma Davası

Medeni Kanun’a göre hususi boşanma sebeplerinden birisi de zinadır. Zina yoluyla aldatma eylemine ilişkin görülen davalar muhakkak çekişmeli boşanma davası olarak görülür. Hususi olarak eşlerin gerçek boşanma sebebi zina olsa dahi geriye kalan bütün hususlarda anlaşılması durumunda, anlaşmazlığı neden göstermek suretiyle anlaşmalı boşanma ile ayrılabilirler.

Zina davalarının mahkemelerce kabul edilebilmesi için ihanete uğradığını öğrenen eşin, ihanetten sonra süregelen 6 ay içerisinde dava açmış olması zorunludur. Evlilikte aldatılan taraf aldatıldığından haberdar olmasa dahi 5 senelik süre zarfından sonra davacı olma hakkını kaybetmiş olur.

Zinanın İspatı ve Tazminat

Aldatılan eşin zina davası tazminatı için bu durumu ispatlayabilmesi için farklı bir delile ihtiyacı yoktur.Sosyal ağlarzina davasında telefon kayıtları mesajlaşmalar, fotoğraf, tanık ya da herhangi bir rezervasyon bilgisi zinanın ispatı için kâfidir. İspat konusunun ekseninde bir durum fazlasıyla önem arz eder. Davacının ispat edebilmek için sunduğu deliller asla hukuka aykırı olmamalıdır. Hukuka aykırılık tespit edilen deliller davanın kabuk değiştirmesine sebep olabilir.

Bu tarz durumlarda davalı, eşi hakkında ceza davası açma hakkına sahip olur. Zinadan dolayı açılan boşanma davalarında tazminat konusu da son derece gündemi işgal etmektedir. Aldatılan eş açtığı davanın içinde tazminat isteğinde bulunabileceği gibi açacağı başka bir dava ile de tazminat talebinde bulunabilir.

Zina Sebebiyle Boşanma Davası  açmak istiyorsanız ilk yapmanız gereken boşanma davası avukatı ile görüşmektir.  Dava süreci ile ilgili bilgi almak için bize ulaşabilirsiniz.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarılması Nedeniyle Boşanma Davası Nedir ? Evlilik Birliğinin Temelinden Sarılması Nedeniyle Boşanma Davaları

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarılması Nedeniyle Boşanma Davası Nedir ? Evlilik Birliğinin Temelinden Sarılması Nedeniyle Boşanma Davaları

Zina, aldatma, hayata kast, pek kötü muamele, onur kırıcı davranış, akıl hastalığı, küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme gibi özel sebeplere dayanarak açılamayan çekişmeli boşanma davası, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanarak açılabilir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile açılan çekişmeli boşanma davası oldukça ayrıntılı hususları olan ve Yargıtay kararlarının yakından takibi ile açılabilecek bir davadır.

Eski Medeni Kanunumuzda şiddetli geçimsizlik olarak bilinen genel sebebimiz yeni medeni kanunumuzda evlilik birliğinin temelinden sarsılması olarak düzenlenmiştir. Birçok danışanımızda karşılaştığımız sorulardan birisi “evlilik birliğinin temelinden sarılması şartlarının neler” olduğudur. Bu zamana kadar oluşmuş içtihatlar ve kanunun açık hükümleri gereğince bu şartların sınırlı sayıda olmadığı söylenebilir.

Ancak eşine yalan söylemek, eşinin ailesinin sürekli evliliklerine karışması, kaynana ile yaşamak, eşin cimri olması, eşin kumar oynaması, eşin alkol kullanması, sürekli kavga etmek, ailesinin eşine kötü davranmasını engellememek, kadının çalışmasına izin vermemek, eş üzerinde baskı kurmak, kıskanmak, eşin arkadaşlarıyla görüşmesine izin vermemek, ailesine hakaret etmek, eşine sevmediğini söylemek, başka birisini sevdiğini söylemek gibi durumlar evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında önemli rol oynamaktadır.

Bu durumlarla karşılaşan kişiler çekişmeli boşanma davası açarak kendilerini iyi bir şekilde mahkemede ifade etmeleri, usuli tüm işlemleri süreleri kaçmadan yapabilmeleri sonrasında davayı kazanabileceklerdir.

Evlilik birliğinin temelinden sarılması nedeniyle boşanma davalarının en önemli hususu tanıklardır. Zira boşanmanın gerçekleşmesi için sadece bu durumların varlığı yeterli olmayıp bir de bu durumların evliliği diğer eş için çekilmez hale getirdiği kabul edilmelidir.

Evlilik birliğinin temelinden sarılması nedeniyle boşanma davaları usuli ayrıntıları çok olan ve uzmanlık gerektiren davalar olup mutlaka bir boşanma avukatıyla çalışılması gerekmektedir. Yargıtay kararları ile oluşturulan evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı çekişmeli boşanma dilekçesi ile istenilen sonuca ulaşmak için detaylı ve titiz bir çalışmaya ihtiyaç vardır.

Evlilik birliğinin temelinden sarılması nedeniyle boşanma davaları hususunda bir diğer husus kusur durumudur. Kimse kendi kusurundan kaynaklı olaylara dayanarak boşanma davası açamaz. Bu durum Yargıtayın birçok görüşünde de açık bir şekilde ifade edilmiştir.

Bu davalar anlaşmalı boşanma davalarına göre çok daha uzun sürmektedir.

Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası

Şiddet nedeniyle boşanma davası

Boşanma davaları ile ilgili konular arasında önemli olan konulardan biri de Şiddet Nedeniyle Boşanma Davasıdır. Şiddet nedeni ile boşanma sebepleri sadece fiziksel şiddet nedeni ile boşanma olarak değil, cinsel şiddet nedeni ile boşanma , psikolojik şiddet nedeni ile boşanma  ve aile içi şiddet nedeni ile  boşanma şeklinde de olabilir.

Psikolojik 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanunun boşanma davaları esnasında nasıl uygulanacağı yahut bu kanuna dayalı olarak taleplerin mahkeme hakiminden talep edilmesi halinde şartların ne olacağını konularak değinmek istiyoruz.

6284 Sayılı kanunun 4. Maddesinde hakim tarafından verilecek koruyucu tedbirlere değinirken 5. Maddesinden hakim tarafından verilecek önleyici tedbirlere değinilir.

4. madde de şu hükümlere yer verilmiştir:

“Bu Kanun kapsamında korunan kişilerle ilgili olarak aşağıdaki koruyucu tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir:

  1. İşyerinin değiştirilmesi.

  2. Kişinin evli olması hâlinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi.

  3. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunundaki şartların varlığı hâlinde ve korunan kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması.

  4. Korunan kişi bakımından hayatî tehlikenin bulunması ve bu tehlikenin önlenmesi için diğer tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması hâlinde ve ilgilinin aydınlatılmış rızasına dayalı olarak 27/12/2007 tarihli ve 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu hükümlerine göre kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerinin değiştirilmesi.”

Şiddete uğrayan, uğrama tehlikesi bulunan şiddet mağduru bu taleplerin gerek boşanma davası devam ederken gerekse boşanma davasından ayrıca bu tedbirlere karar verilmesini isteyebilir. Şiddet nedeniyle boşanma dava dilekçesi oluşturulurken mutlaka hangi koruma tedbirlerine karar verilmesinin istendiği açıkça dilekçeye yazılmalıdır.

Hakim uygun gördüğü talebe ya da taleplerden birkaçına aynı anda karar verebilecektir. Bu tedbirler tadadi değildir yani hakim bu tedbirlerden birine ya da birkaçına karar verebilecekken benzer tedbirler de uygulayabilecektir. Şiddet nedeniyle boşanma davası görüldüğü üzere kanunlarımız tarafından da ayrı bir öneme tabi tutulmuştur.

5. Madde de bahsedilen önleyici tedbirler ise şunlardır:

“Şiddet uygulayanlarla ilgili olarak aşağıdaki önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir:

  1. Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması.

  2. Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi.

  3.  Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması.

  4. Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması.

  5. Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması.

  6. Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi.

  7. Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi.

  8. Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi.

  9. Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi.

  10. Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil, muayene ve tedavisinin sağlanması.

  11. Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması.

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunar. Hâkim tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.

Bu Kanunda belirtilen tedbirlerle birlikte hâkim, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler ile 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkilidir.

Şiddet uygulayan, aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan yahut katkıda bulunan kişi ise 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla hâkim, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir.”

Bu hükümden de görüleceği üzere boşanma davası psikolojik şiddet, boşanma davası cinsel şiddet, boşanma davası fiziksel şiddet, boşanma davasında psikolojik şiddet hususları hakkında alınacak önlemlere tek tek değinilmiştir.

Bu önlemler boşanma davasıyla birlikte istenebileceği gibi ayrıca yapılacak bir başvuru ile de istenebilir. Anılan madde hükmü oldukça açık mahiyettedir. İstenilen koruma kararında hakim uygun gördüğü tedbirlere karar verebilir.

Burada önemli olan husus boşanma davasında kadın şiddetin ispatıdır. Hakim tarafından koruyucu tedbir kararı verilmesi için herhangi bir delil veya belge araştırması gerekmezken önleyici tedbir kararı verilebilmesi için kişinin şiddet uyguladığı ya da uygulama tehlikesinin varlığı ile ilgili olguların bulunması gerekmektedir. Aksi yöndeki uygulama kötüye kullanımlara sebebiyet verebilecektir.

Kadına Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası

Kadına Şiddet Nedeniyle boşanma Davaları kadına yönelik şiddet ve boşanma kadına şiddet nedeniyle boşanma kadına şiddet boşanma sebebi

Kadına Şiddet Nedeniyle boşanma Davaları kadına yönelik şiddet ve boşanma kadına şiddet nedeniyle boşanma kadına şiddet boşanma sebebi

AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN HAKKINDA GENEL BİLGİLER

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun, şiddete uğramış, uğrama tehlikesi olan kadınları, çocukları, aile bireylerini korumayı amaçlayan bir kanundur. Kanunda ayılan kişilere karşı şiddeti önlemeyi ve şiddetten korumayı amaçlayan bu kanunumuz Türk hukukunda çok önemli bir yere sahiptir.

Özellikle boşanma davalarında kadına şiddet konusu titizlikle değerlendirilmesi gereken bir husustur. Bu sebeplerle Boşanma davası açma ücreti 2019 yazımızda bu kanuna öncelikle kadına şiddet anlamında genel olarak sonrasında ise ayrıntılarıyla değinmek istedik.

Mülga 4230 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun 6284 sayılı kanun ile ortada kalkmış ve bu kanunla eski kanuna nazaran şiddete uğrayan, uğrama tehlikesi olan, korunması amaçlanan mağdurların kapsamı genişletilmiştir.

Önceki kanunumuzda sadece aile bireyleri olarak ifade bulan mağdurlar bu kanun ile kadın, çocuk, aile bireyleri ve ısrarlı takip mağdurları olarak değiştirilmiştir. Ayrıca eski kanunumuzda olmayan “şiddete uğrama tehlikesi bulunan” kişilerde koruma kapsamına alınmıştır. Bu durum şiddetin önlenmesi açısından atılmış çok önemli bir adımdır.

Kanun kapsamında geçen kadın, çocuk, aile bireyi ve ısrarlı takip mağdurundan ne anlaşılması gerektiğine ayrıntılarıyla değinelim:

  • Kadın: Biyolojik cinsiyeti kadın olarak ve doğan veya erkek olan cinsiyetini kadın olarak değiştiren kişidir.

  • Çocuk: Ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişidir.

  • Aile bireyi: Birbirlerine kan bağı, evlilik bağı ile bağlı olan ya da sosyal hayatın getirdiği şekilde aynı ev içerisinde yaşayan kişiler de belirli koşulların sağlanması halinde aile bireyi olarak kabul edilmiştir. Burada şiddete uğrayan erkek in de haklarına değinilmiştir. Her ne kadar günümüz koşullarında sadece kadınlar şiddete uğrar gibi düşünülse de kadınların da ekonomik hayatta varlıklarının olması ve gittikçe sosyal hayatta yer edinmeleriyle erkeklerin de şiddete maruz kaldığı olaylar olmaktadır.

  • Tek taraflı Israrlı Takip Mağduru: Bir kişiye karşı tehditkar, ısrarcı bir şekilde kişinin kendi can ve mal güvenliğinden tehlike ve korku duyacağı kadar baskı uygulanması halinde bu durumdan mağdur olan kişiyi ifade etmektedir. Bu durumda önemli olan süregelen davranışların tek taraflı ve ısrarcı bir şekilde devam etmiş olmasıdır. Israrın içeriğinin bir önemi yoktur. Fiili, sözlü veya yazılı olabilir.

6284 sayılı kanunumuz yukarıda saydığımız kişilere karşı muhtemel ve olmuş tehlikeleri ve şiddeti önlemeyi amaçlayan kanundur. Burada bahsedilen şiddet, ekonomik, fiziksel ve cinsel şiddet olabilir.

Şiddet çoğu zaman güç kullanılarak kadını dövme, vurma, kötü davranma eylemi olarak kullanılsa da genel anlamıyla huzuru bozan ve tartışmaya yol açan davranışlar anlamına gelmektedir. Bu sebeple şiddet sadece fiziksel değildir. Ekonomik, psikolojik ve cinsel şiddet de mevcuttur. 6284 sayılı kanunumuz aile ve ev içi şiddeti, fiziksel şiddeti, ekonomik şiddeti, cinsel şiddeti ve açıkca kadına yönelik şiddeti engellemeyi ve önlemeyi amaç edinmiştir.

Kadına yönelik şiddet, bir bireyin sadece kadın olduğu için maruz kaldığı şiddet türüdür. Cinsiyete dayalı bu ayrımcılıktan kaynaklı şiddet kadına ilişkin açıkça insan haklarının ihlali sayılmaktadır. Kız çocuklarının cinsel istismarı, tecavüze uğraması, dövülmesi, öldürülmesi de bu kapsamda değerlendirilmektedir.

6284 sayılı Kanunumuz şiddetin engellenmesi amacıyla birçok koruyucu ve önleyici tedbirlere yer vermiştir. Bu tedbirler idarenin mülki amiri tarafından verilebileceği gibi kişilerin Aile Mahkemelerine yaptıkları başvurular aracılığıyla da verilebilecektir. Verilecek tedbirlerin içerikleri kanunun 3. Ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Boşanma davaları sırasında 6284 sayılı kanuna dayalı olarak istenecek koruma kararlarının titizlikle değerlendirilmesi gerekmektedir. Belirli bir süre için verilen bu kararların kadına şiddet uygulanması halinde cezai yaptırımlarının olması için süresi biter bitmez uzatılmasının talep edilmesi de oldukça önemlidir. Bu sebeple boşanma davalarında kadına şiddetle ilgili olarak mutlaka alanında uzman boşanma avukatları ile çalışılmalıdır.

Boşanma davası açma ücreti 2019 bilgilendirme yazımızın sonuna gelmiş bulunmaktasınız. Çekişmeli boşanma davası açma ücreti , anlasmali boşanma davası açma ücreti,  Boşanma davası açmak için avukat ücretleri,  Boşanma davası açmak için gereken ücret, Boşanma harç ücretleri, avukat ücretleri, boşanma masrafları ve fiyatları ne kadar olur gibi çokça merak edilen sorular hakkında bilgilendirmeye çalıştık. Konu ile ilgili diğer yazılarımıza blog bölümümüzden ulaşabilirsiniz.