Yazılar

AKIL HASTALIĞI SEBEBİYLE BOŞANMAYA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI

Ankara boşanmaavukatlarından Av. Tülin Yılmaz bu yazısında akıl hastalığı nedeniyle açılacak boşanma davalarına emsal teşkil edebilecek Yargıtay kararlarından bir kaçını sizlerle paylaşmaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2016/3039 E.  2016/6752 K. 04/04/2016 tarihli kararında akıl hastalığı nedeniyle boşanma davalarına ilişkin şu hususlara yer vermiştir:

“Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, akıl hastalığı nedeniyle boşanmaya ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 165. maddesi uyarınca, eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse, hastalığın geçmesine olanarak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporu ile tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir. …Hastanesinden alınan resmi sağlık kurulu raporunda davalının hastalığının iyileşmesine olanak bulunup bulunmadığı ile ilgilidir.
Davalının akıl hastalığının diğer eş için çekilmez hale geldiğinin ayrıca kanıtlanması gerekir. Davacı vekilinin bu konuda tanık veya başka bir delil göstermemiş olması karşısında, çekilmezlik hali kanıtlanamamıştır. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

 

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanmaya İlişkin Yargıtay Kararları

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanmaya İlişkin Yargıtay Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2009/21206 E. 2010/395 K. 13/01/2010 tarihli kararında;

“Dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK. md. 166/1) hukuki nedenine dayalı boşanma isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu’nun 165. maddesine dayalı bir dava bulunmamaktadır. Davalıda <atipik psikoz> denilen akıl hastalığı bulunduğu ve vasi tayini gerektiği İnegöl Devlet Hastanesi raporu ile belirlenmiş ve davalı Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesi gereğince kısıtlanarak kendisine vasi atanmıştır. İradi davranışlar kusura dayalı boşanma sebebi olabilir. Mevcut rahatsızlığı nedeniyle davalının davranışlarının iradi olduğundan ve kusurlu bulunduğundan söz edilemez. Öyleyse Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesine dayanılarak açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”

Görüldüğü üzere özellikle bu konulan hukuki bilgi birikimi ve donanımı gerektirmektedir. Bu sebeple avukat portallarda yanlış bilgilerle bularak açtığınız davaların reddedilme olasılıkları yüksektir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2018/3075 E. 2018/7120 K. 31/5/2018 tarihli kararında ise şu hükümlere yer verilmiştir:

“Akıl hastalığı sebebiyle ( TMK m. 165) boşanmaya karar verilebilmesi için, akıl hastalığının ortak hayatı diğer eş için çekilmez hale getirmesi ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi şarttır .

Islahla, evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) hukuki sebebine dayalı olarak açtığı boşanma davası akıl hastalığı (TMK. m. 165) sebebiyle boşanma davasına dönüştürülebilir.

Davacı kadın evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) hukuki sebebine dayalı olarak açtığı boşanma davasını 28.12.2015 tarihli duruşmada ve 28.01.2016 tarihli dilekçesi ile ıslah ederek akıl hastalığı (TMK. m. 165) sebebiyle boşanmaya karar verilmesini istemiştir. Akıl hastalığı sebebiyle ( TMK m. 165) boşanmaya karar verilebilmesi için, akıl hastalığının ortak hayatı diğer eş için çekilmez hale getirmesi ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi şarttır (TMK. m. 165). Mahkemece akıl hastalığı hukuki sebebi ile boşanmaya ( TMK m. 165) karar verilmiş ise de; …Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Bilirkişi Kurulundan alınan 23.10.2014 tarihli sağlık kurulu raporunda, davalının akıl hastalığının geçmesine olanak bulunmadığı yönünde herhangi bir açıklama bulunmamaktadır Bu durumda alınan rapor Türk Medeni Kanununun 165. maddesi kapsamı karşısında yetersiz olup hüküm vermeye elverişli değildir. O halde davalı erkek hakkında tam teşekküllü devlet hastanesi veya üniversite hastanesinden Türk Medeni Kanununun 165. maddesi gereğince, davalı erkeğin akıl hastası olup olmadığı, mevcut bir hastalık varsa bu hastalığın diğer eş yönünden çekilmezlik unsuru taşıyıp taşımadığı ve hastalığın geçmesine olanak bulunup bulunmadığı konusunda sağlık kurulundan rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup; bozmayı gerektirmiştir.”

 

AKIL HASTALIĞI NEDENİYLE BOŞANMA

Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davaları Türk Medeni Kanunu’nun 165. Maddesinde düzenlenmiştir. Eşlerden birisi akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilemez hale gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir. Bu yazımızda akıl hastalığı nedeniyle açılacak boşanma davalarının ayrıntılarını Ankara boşanma avukatlarından birisi olarak sizler için derledik.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davaları

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davaları

Daha önce evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davalarında ve boşanmanın genel sebeplerinde bahsettiklerimiz den farklı olarak bu dava da karşı taraf akıl hastası olduğu ve bu sebeple de kendisine kusur yüklenemeyeceğinden genel sebeplerle boşanma davası açılamaz. Bu kişilere karşı ancak akıl hastalığı nedeniyle boşanma davaları açılabilir. Akıl hastalığına dayalı olarak boşanma kararının verilebilmesi için de  belirli şartların bulunması gerekmektedir. Bunlar şu şekildedir:

  1. Eşlerden birisinin akıl hastası olması
  2. Bu hastalığın geçmesinin mümkün olmadığını gösterir resmi sağlık kurulu raporunun olması
  3. Akıl hastası olan eş ile evlilik diğer eş açısından çekilemez hale gelmesi.

Bu şartların varlığından emin iseniz akıl hastalığı nedeniyle açacağınız dava da mahkeme davalının gerçekten akıl hastası olup olmadığını tespit etmek amacıyla rapor aldıracaktır. Alınan bu raporda da davalının akıl hastası olduğu kabul ediliyorsa her şeyden önce davalıya bir vasi tayini yapılması gerekmektedir. Zira akıl hastası bir kişinin dava ehliyeti yoktur.

Yine Ankara’daki boşanma avukatlarından biri olarak bu bölgede ve özellikle tarafımıza en çok sorulan sorulardan bir tanesi şudur:

  • Akıl hastası eşe karşı açılan boşanma davasında tazminat talep edebilir miyim?

Akıl hastası olan kişinin hareketlerinin iradı olmadığı ve hareketlerinin isteyerek yapmadığı kabul edilir. Bu nedenle de hastalığı sebebiyle kendisine boşanma da kusur yüklenemez. Maddi ve manevi tazminatın talep edilebilmesindeki önemli şartlardan olan kusur isnadı gerçekleşmeyeceği için akıl hastası olan eşten tazminat talep edilemez.

Bu tarz davalarda özellikle davanızı hangi sebeple açtığınız çok önemlidir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle akıl hastası eşe karşı açılan davalar karşı tarafa kusur isnadının mümkün olmaması sebebiyle reddedilecektir. (Bu konuda detaylı bilgi için Ankara boşanma avukatlarından ve Ankara avukatlarından Av. Tülin Yılmaz’ın kaleme aldığı boşanma sebepleri ve boşanma nedeninin ıslah yoluyla değiştirilmesi yazısını okuyabilirsiniz. )

 

ZİNAYA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI ANKARA

Bu yazımızda zina nedeniyle açılan boşanma davalarına emsal teşkil edecek Yargıtay Kararlarını sizlerle paylaşacağız. Özellikle danışanlarımız ve müvekkillerimiz tarafında sıklıkla merak edilen hususlardan olan Yargıtay’ın güncel içtihatlarını ve değişikliklerini takip etmek çok önemlidir. Ankara boşanma avukatlarından birisi olarak bu yazımızda sizler için önemli mahiyette kararlardan birkaç tanesini paylaşacağız.

Zinaya İlişkin Yargıtay Kararları

Zinaya İlişkin Yargıtay Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2014/10558 E. 2015/2590 K. 24/2/2015 tarihli kararında Münhasıran Özel Boşanma Sebebine Dayalı Olarak Açılan Bir Boşanma Davasında Genel Boşanma Sebebine Dayalı Olarak Karar Verilemeyeceği – Davalı/Karşı Davacı Erkek Eşin Delillerinin Zina Nedenine Dayalı Dava Çerçevesinde Değerlendirilmesi Gerektiği/Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedenine Dayalı Hüküm Verilemeyeceği hususlarına değinilmiş ve şu cümlelere yer verilmiştir:

“Davalı-karşı davacı erkek eşin birleştirilen davası Türk Medeni Kanununun 161. maddesinde düzenlenen zina hukuksal sebebine dayalıdır. Türk Medeni Kanununun 166. maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı bir davası bulunmamaktadır. Münhasıran özel boşanma sebebine dayalı olarak açılan bir boşanma davasında genel boşanma sebebine dayalı olarak karar verilmesi mümkün değildir. Zira hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Davalı-karşı davacı erkek eşin delillerinin zina nedenine dayalı dava çerçevesinde değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekir… Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m.186/1), geçimine (TMK m.185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m.185/2) dair geçici önlemleri kendiliğinden (re’sen) almak zorundadır (TMK m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı-davalı kadın eş yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.”  Zinaya İlişkin Yargıtay Kararları dökümanları için web sitemizin blog kategorisinden inceleyebilirsiniz.

Görüldüğü üzere Yargıtay dosyaları oldukça titizlikle incelemekte, en ufak bir ayrıntıda dosyalar bozulabilmektedir. Bu sebeple bu tarz davalarda avukat portallar üzerinde arama yaparak öğrenilen kimi zaman yanlış bilgilerle hareket etmek yerine hukuk alanında uzman boşanma avukatları ile çalışmanız tavsiye edilir. Hangi ilde iseniz o ilin kendinize göre belirleyeceğiniz size göre en iyi boşanma avukatı ile çalışmanız da fayda olacaktır.

Yine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2010/1651 E. 2011/3217 K. 3/3/2011 tarihli kararında şu hükümlere yer verilmiştir:

“Davalı-davacı koca TMK’nun 166/1-2 maddesine dayalı boşanma davası yanında zina hukuki nedenine ( TMK.md.161 ) dayalı olarak da boşanma isteminde bulunmuştur. Öncelikle özel boşanma nedeni olan zina hukuki nedenine dayalı boşanma isteği hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerekir.”

Anılan kararların davanıza uygun olması halinde davanızda tüm bu kararları kullanabilirsiniz.

TERK ETME NEDENİYE BOŞANMA DAVALARI

Terk boşanma davaları açısından oldukça öneme sahip sebeplerden bir tanesidir. Türk Medeni Kanunu’nun 164. Maddesinde düzenlenen terk sebebini anlatmaya geçmeden önce boşanma sebeplerini ayrıntılı olarak anlattığımız yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. (Ankara boşanma avukatları ‘ndan olan Avukat Tülin Babaoğlan Yılmaz’ın kaleme aldığı boşanma davaları yazısını okuyabilirsiniz. )

Terk Nedeniyle Boşanma Davaları

Terk Nedeniyle Boşanma Davaları

Kanunumuzda düzenlenen terk sebebi halkımız arasında bilinenin aksine daha çetrefilli bir yoldur. Öncelikle haklı bir sebebe dayanmadan evi terk eden kişinin evden ayrı kaldığı sürenin altı ay sürmüş olması gerekmektedir. Görüldüğü üzere burada önemli nokta terkin haklı bir sebebe dayanamaması hususudur. Haklı sebebe dayanan terklerde diğer taraf bu sebebe dayalı olarak boşanma davası açamayacaktır. Ayrıca altı ay sürmüş olan bu ayrılık devam etmekte ve hakim istem üzerine ihtar çekmiş bu da sonuçsuz kalmış ise terk edilen eş boşanma davası açabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 164/1 maddesi bu konuda çok önemli bir hususa değinmektedir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılmaktadır. Görüldüğü üzere kanunumuzun evde kalan ancak diğerini gitmeye zorlayan ve bu konuda haklı sebebi olmayan kişiyi de terk etmiş saymaktadır. Bu anlamda terkin sözlük anlamından çok farklı olarak hukuk literatüründe kullanıldığı görülmektedir.

Terk Nedeniyle Boşanma Davası Aşamaları Nelerdir?

Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hakim işin esasına girmeden evi terk eden kişiye ihtar çeker ve iki ay içerisinde ortak konuta dönmesini söyler ve dönmemesi halinde de doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar kişinin kayıtlı adresleri ile ulaşılamaması durumunda ilan yoluyla da yapılabilir.

Boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve de ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.

Yukarıda bahsi geçen ihtar çekme işlemi noterler vasıtası ile de yapılabilir. Bu ihtar içerisinde eşin eve dönmesi söylenen konut tarafların müşterek konutları olmak zorundadır. Bu sebeple tarafları davanın özünde eve dönmemenin haklı nedene dayanıp dayanmadığını, ihtarın samimi olup olmadığını, davet edilen konutun yukarıda sözü edilen konut olup olmadığını ispat etmek zorundadır.

Müvekkillerimiz ve danışanlarımız tarafından sıklıkla karşılaştığımız sorularda bir tanesi zina nedeniyle boşanma davalarıdır. Her ne kadar boşanma avukatı arayışında olan halkımız arasında zinadan açılan davaların daha kolay olduğu gibi bir algı oluşmuş ise de özellikle bu davaların mutlaka uzmanlık gerektirdiği ve hangi ilde iseniz o ilin size göre boşanma avukatlarını kısa bir araştırma ile keşfedebilirsiniz.

Zina Nedeniyle Boşanma Davaları

Zina Nedeniyle Boşanma Davaları

Evlilik Zina Suçu İşlenmesi ile birlikte boşanma süreçleri nelerdir?

Yasal olarak geçerli bir evliliği bulunan kişilerin eşinden başka karşı cinsten birisi ile cinsel ilişkiye girmesine zina denir. Zina Türk Medeni Kanunumuza göre özel boşanma sebeplerinden bir tanesidir. Zira eşlerin birbirleri ile yaşamak, birbirlerine saygı göstermek ve sadakat yükümlülüğü kanunumuzda açık bir şekilde düzenlenmiştir. Bu sebeple evlilikte gösterilmesi gereken sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak zinanın gerçekleştirilmesi boşanma sebebi sayılacaktır. Zina nedeniyle boşanma taraflar arasında haklı bir boşanma sebebidir.

Türk Medeni Kanunumuzun 161. Maddesinde zina düzenlenmiştir. Eşlerden birisi zina ederse, bu durum diğer eşe zina sebepli boşanma davası açma hakkını verir. Davaya hakkı olan eş boşanma sebebi olan zinayı öğrenmesinden itibaren altı ay her halükarda beş yıl içerisinde bu davayı açmak zorundadır. 161. Maddenin ikinci fıkrasında bu süreler net bir şekilde belirlenmiş olup, sürelerin geçirilmesi halinde dava hakkı düşecektir. Ayrıca yine aynı maddenin üçüncü fıkrası affeden tarafın dava hakkının düştüğünü açık bir şekilde belirtmiştir.

Zina olduğunda dava nasıl açılır?

Özellikle avukat portallar üzerinden tarafımıza sıklıkla sorulan sorulardan bir tanesi de zina olduğunda davanın nasıl açılacağıdır. Zinanın varlığı halinde sadece zina sebebine dayalı olarak dava açmak zorunda değilsiniz. Her ne kadar davanın sonuna bağlanan hukuki süreç ve kazançları farklı olsa da zina durumunda da davanızı evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebi ile açabilirsiniz. Türk Hukuku bu anlamda size bir nevi seçimlik bir hak tanımıştır.

Tekrar değinmek gerekir ki zina eyleminin affedilmesi halinde zina eylemine dayalı olarak boşanma davası açılamaz. Görüldüğü üzere zina sebebiyle boşanma davaların da davanın nasıl açıldığı oldukça önemli bir konudur ve hukuki bilgi birikimi ve donanımı olmadan büyük hak kayıplarına yol açabilmektedir.

Soru ve önerileriniz için online chat bölümünden Ankara Avukatlarından Tülin Babaoğlan ‘a soru ve önerilerinizi canlı olarak sorabilirsiniz.

 

 

Boşanma sebepleri ve hakkındaki bilgiler müvekkillerimiz ve danışanlarımız tarafından sıklıkla karşılaştığımız sorulardandır. Bu sebeple bu yazımızda boşanma davaları hususunda önemli noktalara değindik

Boşanma sebepleri nelerdir?

Türk Medeni Kanununda sayılan boşanma sebepleri zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.

Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır

Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır

Peki dava devam ederken boşanma sebebi değiştirilebilir mi?

Daha önceki yazılarımızda özel sebeplerle açılan boşanma davalarında mahkemenin kendiliğinden genel sebeple boşanmaya karar veremeyeceğini detaylıca anlatmıştık. Bu sebeple öncelikle ıslah yoluyla boşanma nedeninin değiştirilebileceğinden bahsetmek gerekir. Ancak bu noktadaki şunu da belirtmek gerekir ki taraflardan birinin ölümü halinde mirasçıların böyle bir hakları bulunmamaktadır.

Boşanma Sebepleri

Boşanma Sebepleri ve Boşanma Nedeninin Islah yoluyla Değiştirilmesi

Örneğin bir kişi akıl hastalığı sebebiyle dava açtıktan sonra gelen raporlarda akıl hastalığının ortak hayatı diğer eş açısından çekilemez hale getirmediğinden bahsediliyorsa bu durumda davanın ıslahı ile genel sebeplere dayanılması mantıklı olur. Zira aksi halde akıl hastalığı gibi bir sebepte ortak hayatın çekilemez hale gelmesi de aranacağından dava reddedilecektir. Bu aşamada yapılması gereken Türk Medeni Kanununun 165.maddesi gereğince akıl hastalığı sebebine dayalı olarak açılmış olan davayı yargılama aşamasında ıslah etmek ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayandırmaktır. Yargıtay kararları da boşanma davaları hususunda bu noktaya sıklıkla değinmektedir. (Bu konudaki ayrıntılı boşanma davaları ve Yargıtay Kararları için boşanma avukatı’ larından birisi olan Av. Tülin Babaoğlan Yılmaz’ın diğer yazılarını da okuyabilirsiniz).

Boşanma davalarında ıslah müessesesinden bahsederken şu noktaya da ayrıca değinmek gerekir: ıslah yoluyla boşanma davasının kısmen veya tamamen değiştirilmesi mümkün iken, mevcut davanın yanına yeni bir talep eklenmesi söz konusu değildir.

Bir kişi zina özel sebebine dayalı olarak dava açtıktan sonra ıslah dilekçesi vermek sureti ile boşanma dava dilekçesinde bahsedilen zinaya ek olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebini de eklediğini söyleyemez. Evet dava kısmen yahut tamamen değiştirilebilir ancak mevcut davanın yanına bir talep eklenemez. Bu sebeple bu şekilde bir işlem yapılması halinde talebiniz reddedilecektir.

Boşanma Avukatı

Görüldüğü üzere boşanma davalarında boşanma sebepleri ve ıslah müessesi oldukça önemli bir konudur ve hukuki bilgi birikimi ve donanımı olmadan büyük hak kayıplarına yol açabilmektedir.

Soru ve Önerileriniz İçin Online Sohbet Penceresinden Avukat Tülin Babaoğlan’a canlı olarak sorularınızı sorabilirsiniz.

Boşanma davası, boşanma süreci ve hakkındaki bilgiler müvekkillerimiz ve danışanlarımız tarafından sıklıkla olarak karşılaştığımız sorulardandır. Bu sebeple bu yazımızda boşanma davaları hususunda önemli noktalara değindik.

Boşanma Nedir?

Genel hatlarıyla bahsetmek gerekirse boşanma yasal olarak kurulmuş olan bir evliliğin yine resmi makamlar önünde sonlandırılması anlamına gelmektedir. Ancak Türk Medeni Kanunumuzun kabul ettiği boşanma sebepleri tadadi olarak sayılmıştır. Bunlar: zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. (Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma davaları için Ankara Boşanma Avukatlarından olan Av. Tülin Babaoğlan Yılmaz’ın diğer yazılarını da okuyabilirsiniz)

Ankara Boşanma Avukatı Tülin Babaoğlan Yılmaz

Terk, zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerinin gerçekleşmesi halinde ayrıca bu davranışların evliliğe etki edip etmediğinin bir önemi yoktur.Bu nedenle bu sebepler mutlak boşanma sebepleri olarak adlandırılmaktadır.

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, akıl hastalığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenleri ise nisbi boşanma sebeplerindendir ve bu konuda karar verilebilmesi için bu sebeplerin evliliğe etkisinin araştırılması gerekmektedir.

Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması

Örneğin evlilik birliğinin temelinden sarsılması halinde sadece bu sebeple yetinilemeyecek ve bu sarsılmanın eşlerin ortak hayatı sürdürmelerinin beklenmeyeceği şekilde temelinden olup olmadığı araştırılacaktır. Yahut akıl hastalığından açılan bir dava da karşı tarafta sadece akıl hastalığının varlığı boşanma için yeterli olmayacak ve bu hastalığın diğer eş açısından ortak hayatı nasıl etkilediğine bakılacaktır. Boşanma Davası Nasıl Açılır? isimli makalemizi inceleyerek daha kapsamlı bilgi sahibi olabilirsiniz.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel bir boşanma sebebi ‘dir ve özel boşanma sebebiyle açılan davalarda mahkeme genel sebepten boşanmaya karar veremez. Örneğin boşanma davanızı sadece akıl hastalığı sebebiyle açtıysanız ve bu durumu ispat edemediyseniz artık aynı dava içerisinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma kararı verilemeyecektir.  Görüldüğü üzere boşanma davaları hem hukuki hem de teknik bilgi gerektiren oldukça zor bir süreçtir. Kaybedilmesi durumunda aynı sebeple üç yıl içerisinde yeniden dava açamama gibi önemli bir durumu da olduğu düşünülerek açtığınız boşanma davasını mutlaka alanında boşanma avukatı, ile takip etmenizi tavsiye ederiz.

Soru ve Önerileriniz için Online Chat bölümünden Avukat Tülin Babaoğlan’a sorularınızı online olarak sorabilirsiniz.