Yazılar

BOŞANAN KADINLARIN NÜFUS SİSTEMİNDE KİŞİSEL DURUMLARI

Boşanan Kadının Kişisel Durumu ; Boşanma davalarının kesinleşmesi ile kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Evlenmeden önce dul idiyse hakimden bekarlık soyadını kullanmasına karara verilmesini isteyebilir.

Bu durum Türk Medeni Kanunu’nun 173. Maddesinde şu şekilde geçmektedir: “Boşanma hâlinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hâkimden bekârlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir. Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hâkim, kocasının soyadını taşımasına izin verir. Koca, koşulların değişmesi hâlinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.

Boşanan Kadının Kişisel Durumu

Boşanan Kadının Kişisel Durumu

Eşin Soyadını Taşıma Koşulların Değişmesi Durumu

Bu durumda sıkça karşılaştığımız sorulardan bir tanesi de kadının kocasının soyadını kullanmak istemesi durumudur. Bu durumda kadının menfaati var ise ki bu menfaat Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 19/03/2009 tarihli 2007/19005 E. 2009/5094 K. sayılı kararında net bir şekilde açıklanmıştır. Dolayısı ile kadınların boşandığı kocasının soyadını taşımasındaki menfaati ve bunun kocaya zarar vermeyeceği ispatlanırsa istem üzerine hakim kocanın soyadının taşınmasına izin verebilir. Koca koşulların değişmesi sonrasında her zaman bu iznin kaldırılmasını talep edebilir. Kadın da koşulların değişmesi halinde tekrar kızlık soyadına dönülmesini isteyebilir. Bu davalarda genel mahkemelerde görülmesi gerekir. Bu konuda Ankara boşanma avukatlarından, Etimesgut boşanma avukatlarından, Sincan boşanma avukatlarından birisi olarak diğer yazılarımızı okumanızı tavsiye ederiz.

Zira kadının kocasının soyadının kullanmasını istemesinde menfaatinin bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği iddiasına ilişkin açılacak davalarda 1 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu davaların önemine istinaden mutlaka alanında uzman kendinize göre belirleyeceğiniz en iyi boşanma avukatları ile çalışmanızı tavsiye ederiz.

Boşanan kadının soyadı ve döneceği hane ile ilgili Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına ilişkin Yönetmelik in 59. Maddesinde de boşanma sonrasında kadının durumuna ilişkin bilgiler düzenlenmiştir.

Boşanan kadının koca hanesindeki kaydı kapatılıp önceki soyadı verilerek, bu evlenmeden önce kayıtlı bulunduğu hanedeki nüfus kaydı açılır.

Dul olarak evlenen kadının boşanması durumunda, bekârlık soyadını taşımasına mahkemece izin verilmiş ise kadın bekârlık soyadını alarak bekârlık hanesindeki nüfus kaydı açılır.

Hâkim, boşanan kadının kocasının soyadını taşımasına izin vermiş ise kadın bu evlenmeden önce kayıtlı bulunduğu haneye, taşımasına izin verilen koca soyadı ile döner ve buradaki nüfus kaydı açılır.

Kocası ile birlikte Türk vatandaşlığına alınan ya da Türk vatandaşı ile evlenmesi nedeniyle Türk vatandaşlığını kazanıp kocasının kütüğüne kocasının soyadı ile tescil edilen kadın boşandığı takdirde; bulunduğu yere ait aile kütüğünün son aile sıra numarasından sonra, yeni bir aile sıra numarası altında, boşanma kararında belirtilen soyadıyla, boşanma kararında soyadı belirtilmemiş ya da boşanma kararı yabancı yetkili mahkemelerce verilmiş ve Türkiye’de tanınmış veya tenfiz kararına bağlanmış ise evlenmeden önceki soyadı ile tescil edilir. Ancak evlenmeden önceki soyadının tespit edilememesi ve boşanan kadının başvurusu sağlanamadığı takdirde, beşinci fıkrada belirtildiği şekilde işlem yapılır.

Nüfus kütüklerinde soyadı bulunmayanlara bulunduğu yer mülkî idare amirince soyadı verilir.

 

BOŞANMA DAVALARINDA KUSUR DURUMU

Türk Medeni Kanunu’nun 166. Maddesinde şu hükümlere yer verilmiştir;

“Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”

Boşanma Davalarında Kusur Durumu

Boşanma Davalarında Kusur Durumu

Bu madde hükmünü tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği şekilde yorumlamamak gerekir. Hukukumuzun temel ilkesi kimsenin kendi hatalarına dayanarak hak elde edemeyeceği üzerine kurulu iken ağır kusurlu olan bir eşin de dava açarak kazanmasını beklemek bu ilkeye ters düşecektir. Başka bir yandan ise evlilik kurumu kurulduktan sonra karşı tarafın hiçbir hatası olmamasına ve hatta bazen istememesine rağmen kişiye boşanma davası açma hakkı verecektir ki bu sistemimizde kabul edilmemektedir. Bu sebeple mutlaka kanunun özünün iyi anlaşılması gerekecektir. Bu anlamda boşanma davalarını açmadan önce mutlaka kendinize göre belirleyeceğiniz en iyi boşanma avukatınızı seçmeli ve boşanma davanızı geleceğinizi bu en iyi boşanma avukatına emanet etmelisiniz. Bu anlamda tarafların avukatları ile kolay iletişime geçmeleri açısından da hangi ilde iseniz örneğin Ankara da iseniz Ankara boşanma avukatı ile Sincan ve Etimesgut’ta iseniz Sincan boşanma avukatı, Etimesgut boşanma avukatı ile çalışmanızı tavsiye ederiz.

Boşanma Davalarında Kusur Durumu Türk Medeni Kanununun 166. Maddesi 

Tüm bu söylenenlerden Türk Medeni Kanununun 166. Maddesinden çıkarılması gereken şudur, Boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu olan tarafın dahi dava hakkı vardır, vardır ancak boşanmaya karar verilebilmesi için mutlaka karşı tarafın da az da olsa kusurunun olması gerekir.  Az kusurlu eşin boşanma karşı çıkması halinde az kusurlu eşin bu itirazının kötü niyetli olması ve evliliğin menfaati açısından da bunun gerekli olması halinde boşanmaya karar verilebilir.

Boşanma Davalarında Kusur Durumu Sonuç

Yaşanan mevcut olaylara göre evlilik birliğinin devamı eşlerden beklenemeyecek şekilde temelinden sarsıldığı kuşkusuz ise ve karşı tarafa isnat edilebilen en ufak bir kusur dahi yoksa davanın reddi gerekecektir. Red halinde aynı sebeple üç yıl içerisinde yeniden dava açılamayacağından mutlaka boşanma davalarınızı başlangıcında Ankara da iseniz Ankara boşanma avukatı, Sincan boşanma avukatı yahut, Etimesgut boşanma avukatı ile takip etmenizi tavsiye ederiz.

ZİNAYA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI ANKARA

Bu yazımızda zina nedeniyle açılan boşanma davalarına emsal teşkil edecek Yargıtay Kararlarını sizlerle paylaşacağız. Özellikle danışanlarımız ve müvekkillerimiz tarafında sıklıkla merak edilen hususlardan olan Yargıtay’ın güncel içtihatlarını ve değişikliklerini takip etmek çok önemlidir. Ankara boşanma avukatlarından birisi olarak bu yazımızda sizler için önemli mahiyette kararlardan birkaç tanesini paylaşacağız.

Zinaya İlişkin Yargıtay Kararları

Zinaya İlişkin Yargıtay Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2014/10558 E. 2015/2590 K. 24/2/2015 tarihli kararında Münhasıran Özel Boşanma Sebebine Dayalı Olarak Açılan Bir Boşanma Davasında Genel Boşanma Sebebine Dayalı Olarak Karar Verilemeyeceği – Davalı/Karşı Davacı Erkek Eşin Delillerinin Zina Nedenine Dayalı Dava Çerçevesinde Değerlendirilmesi Gerektiği/Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedenine Dayalı Hüküm Verilemeyeceği hususlarına değinilmiş ve şu cümlelere yer verilmiştir:

“Davalı-karşı davacı erkek eşin birleştirilen davası Türk Medeni Kanununun 161. maddesinde düzenlenen zina hukuksal sebebine dayalıdır. Türk Medeni Kanununun 166. maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı bir davası bulunmamaktadır. Münhasıran özel boşanma sebebine dayalı olarak açılan bir boşanma davasında genel boşanma sebebine dayalı olarak karar verilmesi mümkün değildir. Zira hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Davalı-karşı davacı erkek eşin delillerinin zina nedenine dayalı dava çerçevesinde değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekir… Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m.186/1), geçimine (TMK m.185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m.185/2) dair geçici önlemleri kendiliğinden (re’sen) almak zorundadır (TMK m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı-davalı kadın eş yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.”  Zinaya İlişkin Yargıtay Kararları dökümanları için web sitemizin blog kategorisinden inceleyebilirsiniz.

Görüldüğü üzere Yargıtay dosyaları oldukça titizlikle incelemekte, en ufak bir ayrıntıda dosyalar bozulabilmektedir. Bu sebeple bu tarz davalarda avukat portallar üzerinde arama yaparak öğrenilen kimi zaman yanlış bilgilerle hareket etmek yerine hukuk alanında uzman boşanma avukatları ile çalışmanız tavsiye edilir. Hangi ilde iseniz o ilin kendinize göre belirleyeceğiniz size göre en iyi boşanma avukatı ile çalışmanız da fayda olacaktır. Örneğin Ankara da iseniz Ankara avukatları, Etimesgut ve Sincan da iseniz Etimesgut boşanma avukatı ve Sincan boşanma avukatları ile çalışmanız sizin adınıza iletişim kolaylığı sağlamak açısından da faydalı olacaktır. Tabi bu durum başka ilden bir avukatla çalışamayacağınız anlamına gelmemektedir. Zira Türkiye de oldukça donanımlı ve bilgi birikimli boşanma avukatı meslektaşlarımız bulunmaktadır.

Yine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2010/1651 E. 2011/3217 K. 3/3/2011 tarihli kararında şu hükümlere yer verilmiştir:

“Davalı-davacı koca TMK’nun 166/1-2 maddesine dayalı boşanma davası yanında zina hukuki nedenine ( TMK.md.161 ) dayalı olarak da boşanma isteminde bulunmuştur. Öncelikle özel boşanma nedeni olan zina hukuki nedenine dayalı boşanma isteği hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerekir.”

Anılan kararların davanıza uygun olması halinde davanızda tüm bu kararları kullanabilirsiniz.

TERK ETME NEDENİYE BOŞANMA DAVALARI

Terk boşanma davaları açısından oldukça öneme sahip sebeplerden bir tanesidir. Türk Medeni Kanunu’nun 164. Maddesinde düzenlenen terk sebebini anlatmaya geçmeden önce boşanma sebeplerini ayrıntılı olarak anlattığımız yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. (Ankara boşanma avukatları ‘ndan olan Avukat Tülin Babaoğlan Yılmaz’ın kaleme aldığı boşanma davaları yazısını okuyabilirsiniz. )

Terk Nedeniyle Boşanma Davaları

Terk Nedeniyle Boşanma Davaları

Kanunumuzda düzenlenen terk sebebi halkımız arasında bilinenin aksine daha çetrefilli bir yoldur. Öncelikle haklı bir sebebe dayanmadan evi terk eden kişinin evden ayrı kaldığı sürenin altı ay sürmüş olması gerekmektedir. Görüldüğü üzere burada önemli nokta terkin haklı bir sebebe dayanamaması hususudur. Haklı sebebe dayanan terklerde diğer taraf bu sebebe dayalı olarak boşanma davası açamayacaktır. Ayrıca altı ay sürmüş olan bu ayrılık devam etmekte ve hakim istem üzerine ihtar çekmiş bu da sonuçsuz kalmış ise terk edilen eş boşanma davası açabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 164/1 maddesi bu konuda çok önemli bir hususa değinmektedir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılmaktadır. Görüldüğü üzere kanunumuzun evde kalan ancak diğerini gitmeye zorlayan ve bu konuda haklı sebebi olmayan kişiyi de terk etmiş saymaktadır. Bu anlamda terkin sözlük anlamından çok farklı olarak hukuk literatüründe kullanıldığı görülmektedir. (Her zaman söylediğimiz gibi bu konuların bilgi ve hukuki donanım gerektirmesi sebebiyle bu sebeple de alanında uzman bir boşanma avukatı, hangi ilde iseniz Ankara da iseniz Ankara boşanma avukatı, Etimesgut ve Sincan da iseniz Etimesgut boşanma avukatı ya da Sincan boşanma avukatı ile çalışmanızı tavsiye ederiz. Elbetteki bu tavsiyemiz başka ilden bir avukatla çalışamayacağınız anlamına gelmemektedir. Türkiye’nin her yeri alanında uzman boşanma avukatlarına sahiptir. Bu sebeple bu noktada en önemli kriter size göre belirleyeceğiniz en iyi boşanma avukatı ile çalışmanızdır. )

Terk Nedeniyle Boşanma Davası Aşamaları Nelerdir?

Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hakim işin esasına girmeden evi terk eden kişiye ihtar çeker ve iki ay içerisinde ortak konuta dönmesini söyler ve dönmemesi halinde de doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar kişinin kayıtlı adresleri ile ulaşılamaması durumunda ilan yoluyla da yapılabilir.

Boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve de ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.

Yukarıda bahsi geçen ihtar çekme işlemi noterler vasıtası ile de yapılabilir. Bu ihtar içerisinde eşin eve dönmesi söylenen konut tarafların müşterek konutları olmak zorundadır. Bu sebeple tarafları davanın özünde eve dönmemenin haklı nedene dayanıp dayanmadığını, ihtarın samimi olup olmadığını, davet edilen konutun yukarıda sözü edilen konut olup olmadığını ispat etmek zorundadır.

Müvekkillerimiz ve danışanlarımız tarafından sıklıkla karşılaştığımız sorularda bir tanesi zina nedeniyle boşanma davalarıdır. Her ne kadar Ankara boşanma avukatı arayışında olan halkımız arasında zinadan açılan davaların daha kolay olduğu gibi bir algı oluşmuş ise de özellikle bu davaların mutlaka uzmanlık gerektirdiği ve hangi ilde iseniz o ilin size göre en iyi boşanma avukatı örneğin Ankara da iseniz Ankara boşanma avukatı ile çalışmanızı tavsiye ederiz.

Zina Nedeniyle Boşanma Davaları

Zina Nedeniyle Boşanma Davaları

Evlilik Zina Suçu İşlenmesi ile birlikte boşanma süreçleri nelerdir?

Yasal olarak geçerli bir evliliği bulunan kişilerin eşinden başka karşı cinsten birisi ile cinsel ilişkiye girmesine zina denir. Zina Türk Medeni Kanunumuza göre özel boşanma sebeplerinden bir tanesidir. Zira eşlerin birbirleri ile yaşamak, birbirlerine saygı göstermek ve sadakat yükümlülüğü kanunumuzda açık bir şekilde düzenlenmiştir. Bu sebeple evlilikte gösterilmesi gereken sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak zinanın gerçekleştirilmesi boşanma sebebi sayılacaktır. Zina nedeniyle boşanma taraflar arasında haklı bir boşanma sebebidir.

Türk Medeni Kanunumuzun 161. Maddesinde zina düzenlenmiştir. Eşlerden birisi zina ederse, bu durum diğer eşe zina sebepli boşanma davası açma hakkını verir. Davaya hakkı olan eş boşanma sebebi olan zinayı öğrenmesinden itibaren altı ay her halükarda beş yıl içerisinde bu davayı açmak zorundadır. 161. Maddenin ikinci fıkrasında bu süreler net bir şekilde belirlenmiş olup, sürelerin geçirilmesi halinde dava hakkı düşecektir. Ayrıca yine aynı maddenin üçüncü fıkrası affeden tarafın dava hakkının düştüğünü açık bir şekilde belirtmiştir. (Bu konudaki ayrıntılı boşanma davaları ve Yargıtay Kararları için Etimesgut boşanma avukatlarından birisi olan Av. Tülin Babaoğlan Yılmaz’ın diğer yazılarını da okuyabilirsiniz.)

Zina olduğunda dava nasıl açılır?

Özellikle avukat portallar üzerinden tarafımıza sıklıkla sorulan sorulardan bir tanesi de zina olduğunda davanın nasıl açılacağıdır. Zinanın varlığı halinde sadece zina sebebine dayalı olarak dava açmak zorunda değilsiniz. Her ne kadar davanın sonuna bağlanan hukuki süreç ve kazançları farklı olsa da zina durumunda da davanızı evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebi ile açabilirsiniz. Türk Hukuku bu anlamda size bir nevi seçimlik bir hak tanımıştır.

Tekrar değinmek gerekir ki zina eyleminin affedilmesi halinde zina eylemine dayalı olarak boşanma davası açılamaz. Görüldüğü üzere zina sebebiyle boşanma davaların da davanın nasıl açıldığı oldukça önemli bir konudur ve hukuki bilgi birikimi ve donanımı olmadan büyük hak kayıplarına yol açabilmektedir. Bu sebeple mutlaka alanında en iyi boşanma avukatı ve Etimesgut da iseniz belirleyeceğiniz bir Etimesgut boşanma avukatı yahut Ankara boşanma avukatı olan avukatlardan birisi ile çalışmanızı tavsiye ederim.

 

 

Boşanma sebepleri ve hakkındaki bilgiler müvekkillerimiz ve danışanlarımız tarafından sıklıkla karşılaştığımız sorulardandır. Bu sebeple bu yazımızda Sincan boşanma avukatı olarak tarafımıza sıklıkla sorulan soruları derledik ve Sincan boşanma davaları hususunda önemli noktalara değindik

Boşanma sebepleri nelerdir?

Türk Medeni Kanununda sayılan boşanma sebepleri zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.

Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır

Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır

Peki dava devam ederken boşanma sebebi değiştirilebilir mi?

Daha önceki yazılarımızda özel sebeplerle açılan boşanma davalarında mahkemenin kendiliğinden genel sebeple boşanmaya karar veremeyeceğini detaylıca anlatmıştık. Bu sebeple öncelikle ıslah yoluyla boşanma nedeninin değiştirilebileceğinden bahsetmek gerekir. Ancak bu noktadaki şunu da belirtmek gerekir ki taraflardan birinin ölümü halinde mirasçıların böyle bir hakları bulunmamaktadır.

Boşanma Sebepleri

Boşanma Sebepleri ve Boşanma Nedeninin Islah yoluyla Değiştirilmesi

Örneğin bir kişi akıl hastalığı sebebiyle dava açtıktan sonra gelen raporlarda akıl hastalığının ortak hayatı diğer eş açısından çekilemez hale getirmediğinden bahsediliyorsa bu durumda davanın ıslahı ile genel sebeplere dayanılması mantıklı olur. Zira aksi halde akıl hastalığı gibi bir sebepte ortak hayatın çekilemez hale gelmesi de aranacağından dava reddedilecektir. Bu aşamada yapılması gereken Türk Medeni Kanununun 165.maddesi gereğince akıl hastalığı sebebine dayalı olarak açılmış olan davayı yargılama aşamasında ıslah etmek ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayandırmaktır. Yargıtay kararları da boşanma davaları hususunda bu noktaya sıklıkla değinmektedir. (Bu konudaki ayrıntılı boşanma davaları ve Yargıtay Kararları için Sincan boşanma avukatı larından birisi olan Av. Tülin Babaoğlan Yılmaz’ın diğer yazılarını da okuyabilirsiniz).

Boşanma davalarında ıslah müessesesinden bahsederken şu noktaya da ayrıca değinmek gerekir: ıslah yoluyla boşanma davasının kısmen veya tamamen değiştirilmesi mümkün iken, mevcut davanın yanına yeni bir talep eklenmesi söz konusu değildir.

Bir kişi zina özel sebebine dayalı olarak dava açtıktan sonra ıslah dilekçesi vermek sureti ile boşanma dava dilekçesinde bahsedilen zinaya ek olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebini de eklediğini söyleyemez. Evet dava kısmen yahut tamamen değiştirilebilir ancak mevcut davanın yanına bir talep eklenemez. Bu sebeple bu şekilde bir işlem yapılması halinde talebiniz reddedilecektir.

Boşanma Avukatı

Görüldüğü üzere boşanma davalarında boşanma sebepleri ve ıslah müessesi oldukça önemli bir konudur ve hukuki bilgi birikimi ve donanımı olmadan büyük hak kayıplarına yol açabilmektedir. Bu sebeple mutlaka alanında en iyi boşanma avukatı ve Sincan da iseniz Sincan boşanma avukatı yahut Ankara boşanma avukatı olan avukatlardan birisi ile çalışmanızı tavsiye ederim.

Boşanma davası, boşanma süreci ve hakkındaki bilgiler müvekkillerimiz ve danışanlarımız tarafından sıklıkla olarak karşılaştığımız sorulardandır. Bu sebeple bu yazımızda Ankara boşanma avukatı olarak tarafımıza sıklıkla sorulan soruları derledik ve Ankara boşanma davaları hususunda önemli noktalara değindik.

Boşanma Nedir?

Genel hatlarıyla bahsetmek gerekirse boşanma yasal olarak kurulmuş olan bir evliliğin yine resmi makamlar önünde sonlandırılması anlamına gelmektedir. Ancak Türk Medeni Kanunumuzun kabul ettiği boşanma sebepleri tadadi olarak sayılmıştır. Bunlar: zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. (Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma davaları için Ankara boşanma avukatı olan Av. Tülin Babaoğlan Yılmaz’ın diğer yazılarını da okuyabilirsiniz)

Ankara Boşanma Avukatı Tülin Babaoğlan Yılmaz

Terk, zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerinin gerçekleşmesi halinde ayrıca bu davranışların evliliğe etki edip etmediğinin bir önemi yoktur.Bu nedenle bu sebepler mutlak boşanma sebepleri olarak adlandırılmaktadır.

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, akıl hastalığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenleri ise nisbi boşanma sebeplerindendir ve bu konuda karar verilebilmesi için bu sebeplerin evliliğe etkisinin araştırılması gerekmektedir.

Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması

Örneğin evlilik birliğinin temelinden sarsılması halinde sadece bu sebeple yetinilemeyecek ve bu sarsılmanın eşlerin ortak hayatı sürdürmelerinin beklenmeyeceği şekilde temelinden olup olmadığı araştırılacaktır. Yahut akıl hastalığından açılan bir dava da karşı tarafta sadece akıl hastalığının varlığı boşanma için yeterli olmayacak ve bu hastalığın diğer eş açısından ortak hayatı nasıl etkilediğine bakılacaktır. Boşanma Davası Nasıl Açılır? isimli makalemizi inceleyerek daha kapsamlı bilgi sahibi olabilirsiniz.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel bir boşanma sebebidir ve özel boşanma sebebiyle açılan davalarda mahkeme genel sebepten boşanmaya karar veremez. Örneğin boşanma davanızı sadece akıl hastalığı sebebiyle açtıysanız ve bu durumu ispat edemediyseniz artık aynı dava içerisinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma kararı verilemeyecektir.  Görüldüğü üzere boşanma davaları hem hukuki hem de teknik bilgi gerektiren oldukça zor bir süreçtir. Kaybedilmesi durumunda aynı sebeple üç yıl içerisinde yeniden dava açamama gibi önemli bir durumu da olduğu düşünülerek açtığınız boşanma davasını mutlaka alanında en iyi boşanma avukatı, ile takip etmenizi tavsiye ederiz. Örneğin Ankara’da iseniz Ankara boşanma avukatı yahut Ankara’nın en iyi avukatı olan avukatlardan birisi ile çalışmanız sizler için faydalı olacaktır.

 

Bizi Arayın
Yol Tarifi