SUÇ İŞLEME VE HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRME NEDENİYLE BOŞANMA DAVALARINA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davalarına ilişkin olarak Yargıtay’ın verdiği birkaç emsal kararı sizlerle paylaşıyoruz:

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi         

2019/1543 E.  ,  2019/4269 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVALI (KISITLI) : …
VASİ : …
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kadın dava dilekçesinde suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m.163) ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166/1) hukuki sebeplerine dayalı olarak boşanma talep etmiş, mahkemece kısa kararda, “Davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına” karar verilmek sureti ile her iki dava kabul edildiği halde, hükmün gerekçesinde dava evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma davası olarak nitelendirilerek, Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesi uyarınca boşanma kararı verildiği belirtilerek, gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulmuştur (HMK m.297). Gerekçe ile hüküm arasında oluşan çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.04.2019

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat sürme Nedeni ile boşanma Yargıtay Kararları

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat sürme Nedeni ile boşanma Yargıtay Kararları

Ankara Nafaka Avukatı ile ilgili soru ve önerilerinizi Ankara Boşanma Avukatı Tülin Babaoğlan’a danışabilirsiniz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi         2017/4602 E.  ,  2018/14854 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; davasının yalnızca Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. hukuki sebebine dayalı olarak kabul edilmesi, Türk Medeni Kanunu’nun 161. ve 163. maddeleri hukuki nedenine dayalı boşanma taleplerinin reddi, kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden, davalı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, tedbir ve yoksulluk nafakası, kadın yararına vekalet ücreti takdiri ile kendi yararına vekalet ücreti verilmemesi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 18/12/2018 günü duruşmalı temyiz eden davacı … vekili Av. … ile karşı taraf duruşmalı temyiz eden davalı … ve vekili Av. … geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının münhasıran Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesine dayalı boşanma talebinin reddine yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın, zina (TMK m. 161), haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163) ve evlilik birliğinin sarsılması sebeplerine (TMK m. 166/1) dayalı olarak da boşanma talebinde bulunmuş mahkemece kadının zina (TMK m. 161) sebebine dayalı boşanma talebinin reddine, Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesi uyarınca açılan davasının ise kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Mahkemece; davalı erkeğin, evlilik devam ederken, Ş. isimli kadınla ilişkisinin olduğu, eşine karşı sadakatsiz davrandığı ancak halen eylemin devam ettiğine ilişkin kesin kanıtlar bulunmadığı, tanıkların beyanlarında yer ile zaman mefhumunun belirtilmediği, erkeğin ilişkisi olan kadının hamile olduğunun da ispatlanamadığı gerekçeleriyle davacı kadının zina sebebiyle açılan davasının reddine karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, gerek tanık olarak dinlenen ortak çocuk Burak’ın gerekse diğer tanık …’in anlatımları ile davacı tarafından dosyaya sunulan, davalı ile bir başka kadının farklı farklı mekanlarda ve zamanlarda çektirdiği anlaşılan ve davalının olağanın dışındaki samimi pozlarını içeren fotoğraflar hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı kadın tarafından davalı erkeğin zinasının ispatlandığının kabulü gerekir. O halde davacı kadının zinaya dayalı (TMK m. 161) boşanma talebinin de kabul edilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Sincan Boşanma AvukatıSincan ‘da boşanma davalarında Avukat Tülin Babaoğlan’a danışabilir hizmet alabilirsiniz.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre, davacı kadının Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesine dayalı boşanma talebi yönünden yeniden hüküm kurulması zorunlu hale gelmekle kadının diğer, erkeğin ise tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan davacı kadının Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesine dayalı boşanma talebine yönelik temyiz itirazlarının ise reddiyle buna ilişkin hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 1.630 TL vekalet ücretinin Mehmet’den alınarak Hanife’ye verilmesine, 1.630 TL vekalet ücretinin Hanife’den alınarak Mehmet’e verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18.12.2018(Salı)

En İyi Ceza AvukatıEğer Ankara’da iyi bir ceza avukatı arıyorsanız Avukat Tülin Babaoğlan’dan destek alabilirsiniz.

 

SUÇ İŞLEME VE HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRME NEDENİYLE BOŞANMA DAVALARI

Suç işleme ve “haysiyetsiz hayat sürme” nedeni ile boşanma davaları Türk Medeni Kanunu’nun 163. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede “Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.” Hükümlerine yer verilmiştir. Bu sebep özel boşanma sebeplerinden bir tanesidir.

Görüldüğü gibi burada kanun eşlerden birisine karşı tarafın suç işlemesi yahut haysiyetsiz hayat sürmesi hallerinde boşanma davası açma hakkı vermiştir. Ancak sadece bu şartların olması yeterli olmayıp bu durumun aynı zaman da diğer eş için evliliği devam ettiremeyeceği noktaya getirmesi şarttır. Yani bu iki olgunun varlığı yanında, boşanmak isteyen eş artık bu olgulara dayanamayacak ve evliliği devam ettiremeyecek noktaya gelmesi gerekmektedir. Bu hallerde boşanma isteyen kişi davasını süre sınırlaması olmadan her zaman açabilecektir.

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davaları

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davaları

Eski Medeni Kanunu’muzda bu madde yerine terzil edici cürüm ibareleri kullanılmaktaydı. Yeni kanunumuz ile birlikte bu yüz kızartıcı suç ibaresi daha da genişletilmiş olmaktadır. Bu boşanma sebebinde en önemli durum boşanmak isteyen eş açısından bu olguların evliliği çekilmez noktaya getirme şartıdır. Somutlaştırmak gerekirse, kendisi de hırsız olan bir kişi eşi hırsızlık yaptı diye bu sebeple boşanma davası açamayacaktır. Yahut ikisi de dolandırıcılık ile hayatlarını idame ettiriyor iseler taraflardan birisi diğer eş suç işledi diyerek boşanma davası açamayacaktır.

Haysiyetsiz hayat sürme kavramı ise daha çok yaşadığımız toplumun ahlak ve kültürel değerleri ile ilgilidir. Bu kavramın kesin ve net çizgileri yoktur. Ancak genel Türk toplumunun örf ve adetinde metres hayatı yaşayan yahut sürekli başka kadınlarla ilişkide olan kişilerin haysiyetsiz hayat sürdüğü Yargıtay kararlarımızca benimsenmiştir. Görüldüğü üzere bu davalar da uzmanlık gerektirmektedir. Bu sebeple boşanma davanızı açmadan önce boşanma sebebinizi doğru belirlediğinizden emin olmanızı tavsiye ederiz.

Haysiyetsiz Hayat sürme nedeni ile boşanma davalarının Yargıtay Karar örneklerini incelemek için buraya tıklayarak Haysiyetsiz Hayat Sürme Yargıtay Kararını inceleyebilirsiniz.

BOŞANMA DAVALARINDA MAL PAYLAŞIMI

Boşanma davalarında mal paylaşımı sıklıkla karşılaştığımız sorunlardan birtanesidir. Bu konuya özet hali ile değinmek istiyoruz.

Boşanma davalarında malların paylaşımı nasıl olur?

01.01.2002 tarihinden itibaren Türk Medeni Kanunu’muz eşler arasındaki yasal mal rejimini edinilmiş mallara katılma rejimi olarak kabul etmiştir. Medeni kanun’un 218 ile 241. Maddeleri arasında düzenlenen hükümlere göre taraflar aralarında başkaca mal rejimlerinden birisini kabul etmemiş ise edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olacaklardır.

Sincan Boşanma Avukatı olarak Etimesgut, Sincan bölgelerinde avukat ihtiyaçlarınızda Ankara Boşanma Avukatı Tülin Babaoğlan ‘a danışabilir destek alabilirsiniz.
Boşanma Davalarında Mal Paylaşımı

Boşanma Davalarında Mal Paylaşımı

Edinilmiş Mal rejiminde edinilmiş mal ve kişisel mal olmak üzere iki tür mal vardır. Bu iki tür mal dışında eşler arasında paylı mülkiyette söz konusu olabilir. Ancak burada en önemli husus belirli bir malın sadece kendisine ait olduğunu iddia eden kimse onu ispat etmekle yükümlüdür.

Çalışmayan eş mallar üzerinde hak iddia edebilir mi?

Edinilmiş mallara katılma rejiminin en belirgin özelliklerinden bir tanesi malların paylaşımı esnasında tarafların çalışıp çalışmadığına bakılmamasıdır. Yani çalışmayan eş de mallar üzerinde hak sahibidir.

Mal Rejimi ne zaman sona erer?

Edinilmiş mallara katılma rejimi aşağıdaki hallerde sona erer:

  • Eşlerden birinin ölmesi halinde
  • Eşlerin benimsedikleri mal rejimini değiştirmeleri halinde
  • Mal ayrılığına geçilmesi halinde
  • Boşanma ve evliliğin iptali davalarının açılması halinde

 

Mal Rejiminin sona ermesinin sonuçları nelerdir?

Mal rejiminin sona ermesi ile birlikte eşler birbirlerinde bulunan mallarını geri alırlar.Eşler arasında paylı mülkiyet söz konusu ise Medeni Kanun hükümlerince bu durum çözümlenir. Karşılıklı borçlar düzenlenir. Eşlerin diğer eşin üzerine kayıtlı malların düzenlenmesine, iyileştirilmesine, korunmasına yönelik olarak yaptıkları katkıyı geri alırlar. Bununla beraber kişisel mallar ile edinilmiş mallar arasında denkleştirme yapılır. Ekleme ve denkleştirmeden sonra artık değere katılma alacaklarını alırlar. Bu şekilde mal rejiminin tasfiyesi sonucunda tarafların katılma alacakları hesaplanacaktır.

Görüldüğü üzere bu konular fazlaca uzmanlık gerektirmektedir. Bu hakların talep edilmesi için de mutlaka dava açılması gerekmektedir. Boşanma davası ile talep edilen mal rejimine ilişkin haklar dosyadan tefrik edilecek ve ayrı bir esasa kaydedilecektir.

Ankara Nafaka AvukatıEğer ki nafaka, Tazminat ile ilgili soru ve önerileriniz var ise online chat bölümünden Ankara Boşanma Avukatı Tülin Babaoğlan’a soru ve önerilerinizi danışabilirsiniz.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASINDA HAKİM NELER SORAR?

Çekişmeli boşanma davasında hakim neler sorar sorusu davalarını kendileri açan bu evreden boşanmak için bir avukattan yardım almayan kişilerin sıklıkla sorduğu sorulardan bir tanesidir.

Öncelikle taraflar çekişmeli boşanma davalarını açtıklarında dilekçelerini özenle hazırlamalıdırlar. Dilekçelerde bulunan bir eksiklik yahut hata davanın tüm evrelerini etkileyebilecektir. Bu nedenle dilekçelerde bir sıkıntısı olmayan yahut usulen reddi gerektirmeyen hallerde hakim davanın esasına girecektir. Ön inceleme evresinde yapılacak usulü işlemler tamamlandıktan sonra tahkikat evresinde hakim boşanmanın sebepleri ve tanıklar gibi hususlarda taraflardan beyan isteyecektir. Bu evrede başarılı bir boşanma avukatı ile çalışıyorsanız süreç sizin için çok dava avantajlı olacaktır. Zira boşanma avukatı dava esnasında karşılaşacağı muhtemel soruları bildiği için sizi ve davasını ona yönelik yönlendirebilecektir.

Çekişmeli Boşanma Davasında Hakim Neler Sorar

Çekişmeli Boşanma Davasında Hakim Neler Sorar

Çekişmeli boşanma davalarında hakim özellikle taraflar arasında yaşanan olaylara, psikolojilerinin nasıl etkilendiğine, çocuklar var ise çocuklara kimin baktığına ve nasıl bir yaşam sunulduğuna, şuan tarafların mali durumuna, nasıl geçindiklerine, tanıklarına, tanıkların beyanlarına ilişkin sorular sorabilecektir. Her davanın içeriği kendi içerisinde değerlendirildiğinde sorulacak sorularda davanıza göre farklılık arz edebilecektir.

Anlaşmalı boşanma davalarında hakim neler sorar?

Anlaşmalı boşanma davaları çekişmeli boşanma davaları gibi değildir. Hakim bu davalarda boşanmanın konularına, evliliğin problemlerine ilişkin sorular sormayacaktır. Eğer anlaşmalı boşanmanın olması için gereken şartlar taşınıyorsa davanın içeriğinde daha çok protokole yönelik sorular sorulacaktır. Anlaşmalı boşanma davalarının şartları için ilgili yazımızı okuyabilirsiniz.

Bu davalarda protokol düzenlenip mahkemeye sunulduğu için hakim protokolü tekrar edecek ve taraflara imzaların kendilerine ait olup olmadığını ve de protokolü kabul edip etmediklerini soracaktır. Protokol de hukuka aykırı düzenlemeler var ise bunları düzeltmek adına da gerekli soruları yöneltebilecektir. Ayrıca anlaşmalı boşanma davalarında hakim müşterek çocuk var ise onun geleceğine yönelik düzenlemeleri de araştıracak ve bu konuda taraflardan bilgi alabilecektir. Zira her ne kadar taraflar protokol hükümlerinde anlaşmış iseler de hakim duruşma esnasında hakkaniyete uygun bir paylaşım yapılıp yapılmadığını ve tarafların kaybettikleri haklardan haberdar olup olmadığını öğrenmeye çalışacaktır. Bazen de şartlar taşınıyorsa hakim sadece taraflara protokolü kabul edip etmedikleri sorduktan sonra duruşmayı biterebilecek ve boşanmaya karar verebilecektir. Bu durum da yine davanız da protokolünüzün ne kadar doğru hazırlandığına bağlıdır. Protokollerde tarafların sıklıkla hak kaybına ugradıklarına şahit olduğumuzdan protokolünüzün düzenlenme evresinde boşanma avukatından yardım almanızı tavsiye ederiz.

DAVA DİLEKÇESİ NASIL YAZILIR?

Dava dilekçesinin hazırlanması oldukça dikkatle yapılması gereken bir iştir. Her mahkemeye ve her davaya sunulacak dilekçeler birbirinden farklıdır. Bu anlamda genel bir dilekçe örneği bulmak davanız açısından çok da doğru olmayacaktır. Zira her olan kendi içerisinde ayrıca değerlendirilmeli ve ona yönelik olarak dilekçe hazırlanmalıdır. Bu sebeplerle hangi alanda olursa olsun mutlaka alanında uzman avukatlar tarafından dava dilekçelerinin hazırlanması anında yardım alınmasını tavsiye etmekteyiz.

Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Dava dilekçesi nasıl yazılır? Boşanma dava dilekçesi nasıl yazılır?

Dava dilekçelerinizi hazırlarken öncelikle neleri talep edeceğinize göre yetkili ve görevli mahkemeyi iyi belirlemek gerekmektedir. Bu anlamda yapılacak bir yanlış taraflara aylar kaybettirebilecektir. Bu sebeplerle de dava dilekçesi yazılırken ilk karar verilmesi gereken husus budur. Sonrasında hazırlanan dilekçe ceza davaları için mi yoksa hukuk ve idari davalar ile mi ilgili ise ona göre konu araştırılması yapılmalıdır.

Öncelikle şekli şartların sağlanması gerekmektedir. Sonrasında ise olayın açıklanma kısmında çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Hakkınızı korumak için yahut almak için dava açarken hak kaybına uğramamak adına açıklamalarınızı ve taleplerinizi doğru şekilde sunmanız sizler için oldukça faydalı olacaktır. Dava dilekçeniz hazırlanırken olaylar belirli bir kronoloji ile anlatılmalıdır. Sizin hayatınızı hiç bilmeyen hakime konunun direk anlatılması doğru olmayabilir. Bu sebeple fazla ayrıntıya girmeden genel hatları ile tüm olayın detaylıca anlatılmasında fayda vardır.

Dava dilekçesinde bulunması gerekenler nelerdir?

 

  1. Mahkemenin adı
  2. Ad, soyad, TC kimlik no
  3. Karşı tarafın ad soyad ve tc kimlik no
  4. Davanın konusu
  5. Davayı açma nedeniniz
  6. Talebiniz
  7. Yasa dayanaklarınız
  8. Delilleriniz
  9. Varsa konu ile ilgili emsal kararlar
  10. Ve diğer hususların tamamı

 

Dava dilekçesi hazırlanırken dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Dava dilekçesi hazırlanırken öncelikle yukarıda bulunan şartların varlığı önemlidir. Sonrasında ise dikkat edilecek pek çok husus davanın konusuna ve mahiyetine göre değişmektedir.

Karşı dava dilekçesi nasıl hazırlanır?

Karşı dava, size karşı açılmış olan boşanma davasında cevap süresi içerisinde sunacağız cevap dilekçesi ile yahut ayrıca başka bir mahkemede açacağınız dava ile açılabilir. Karşı dava dilekçesinde hangi davaya karşılık olarak dava açtığınızın açıkça belirtilmesi ve birleştirme talebinizin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Dava dilekçesi örneklerine nasıl ulaşabilirim?

Öncelikle internet ortamında yaptığınız aramalarla bulduğunuz dava dilekçeleri genel hatlarıyla sunulmaktadır. Olayınız ile ilgili bulduğunuz hazır kalıplar sizler için uygun olmayabilir. Bu sebeplerle dava dilekçeniz hazırlanırken hak kaybına uğramamanız adına mutlaka alanında uzman avukatlardan yardım almanızı tavsiye ederiz.

BOŞANMA DAVASI İLE İLGİLİ HALK ARASINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Boşanma davasını kadın açarsa ne olacağı ile ilgili doğru bilinen birçok yanlış mevcuttur. Bu konulara detaylıca değinmek istiyoruz.

Boşanma davasını kadın açarsa ne olur?

Boşanma davasını kadın açarsa ne olur erkek açarsa ne olur sorusu ile sıklıkla karşılaşmaktayız. Boşanma davasını öncelikle kimin açtığının önemi yoktur. Sadece davanın sizin bulunduğunuz yerde görünmesini istiyorsanız özellikle farklı illerde yaşayan taraflar mevcutsa bu durumda davayı ilk sizin açmanız sadece sizin bulunduğunuz yerde davanızın görülmesine sebebiyet verir. Onun dışında başkaca avantaj ve dezavantajı vardır diyemeyiz. Zira boşanma davalarında siz davanızı açsanız dahi karşı taraf da size karşı dava açabilme hakkına sahiptir. Bu durumda yasal olarak davayı kimin açtığının bir önemi yoktur.

Boşanma Davası İle İlgili Halk Arasında Doğru Bilinen Yanlışlar

Boşanma Davası İle İlgili Halk Arasında Doğru Bilinen Yanlışlar

Boşanma davasını kadın açarsa nafaka alabilir mi?

Boşanma davasını kadın açarsa nafaka alamaz şeklinde halk arasında çok yaygın olan yanlış düşünce hakimdir. Bu düşüncenin yasal bir zemini asla yoktur. Nafaka alabilmek için davayı kimin açtığının önemi yoktur. Boşanma avukatları ile çalıştığınız da da sizi bu konuda bilgilendireceklerdir. Boşanma davasını kadının açması nafaka alabilmesi ile ilgili değildir. Nafaka ile ilgili yazılarımız da da belirttiğimiz üzere nafaka bağlamak hakimin takdirindedir. Şartlar oluşmuş ise davayı kimin açtığının bir önemi olmadan nafaka bağlanacaktır.

 

Boşanma Davası İle İlgili Halk Arasında Doğru Bilinen Yanlışlar

Boşanma Davası İle İlgili Halk Arasında Doğru Bilinen Yanlışlar

Boşanma davasında kız çocuk anneye erkek çocuk babaya mı verilir?

Kız çocuk anneye erkek çocuk babaya verilir düşüncesi de yine çokça bilinen yanlış düşüncelerden bir tanesidir. Hatta bu düşünce de öyle yaygınlaşmıştır ki halk arasında taraflar bile birbirlerini bu şekilde tehdit etmektedir. Örneğin boşanmak istemeyen erkek boşanırsan çocuğumuzu bana verirler çünkü erkek çocuk erkekte kalır demektedir. Çoğu kişi sırf bu durumdan dolayı korkarak dava dahi açamamaktadır. Bu oldukça yanlış bir düşüncedir. Çocukların cinsiyeti ile alakalı olmaksızın kimde kalacağı yapılacak sosyal kültürel ekonomik durum araştırmaları ve de hakimin takdirindedir. Yeni doğmuş yaşı çok küçük çocuklar genelde kız ya da erkek olmasına bakılmaksızın anneye verilirken 12 yaşını doldurmuş çocuklara kiminle kalmak istedikleri sorulmaktadır.

Ankara Boşanma AvukatıTülin Babaoğlan Açıklıyor;

 

Karşı taraf boşanmak istemezse dava uzar mı?

Karşı taraf boşanmak istemezse dava uzar düşüncesi de sıklıkla bilinen yanlış düşüncelerdendir. Karşı tarafın boşanmak isteyip istememesinin davanın sürecine hiçbir etkisi yoktur. İstese de istemese de süreç aynı işleyecektir.

Her iki tarafta boşanmak istiyorsa hakim boşar mı?

Her iki taraf da boşanmak istiyorsa hakim boşar mı sorusu detaylıca incelenmelidir. Bu durumda iki tarafta boşanmak istemekte ancak boşanmanın ferileri olan nafaka, velayet ve tazminat gibi hususlarda analaşamadıklarından dava çekişmeli olarak görülmektedir. Çekişmeli boşanma davalarında sadece tarafların boşanmak istemeleri hakimin boşanmaya karar vermesi için asla yeterli değildir. İki tarafta boşanma taleplerinin haklı olduğunu ispat edemezse hakim yine de boşanmaya karar vermeyecektir.

Ankara Nafaka AvukatıTülin Babaoğlan’a danışarak nafaka hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

3 yıl ayrı kalınca otomatik boşanılıyor mu?

“3 yıl ayrı kalınca otomatik olarak boşanılıyor” düşüncesi de yine sıklıkla bilinen yanlış bilgilerdendir. Kaç yıl ayrı kalınırsa kalınsın otomatik olarak boşanma durumu söz konusu olamaz. 20 yıl da ayrı kalınsa yine bir dava açılmalı ve çekişmeli boşanma süreci geçirilmelidir.

 

 

 

HABERLEŞMENİN GİZLİLİĞİNİ İHLAL SUÇU

Türk Ceza Kanunu’nun 132. Maddesinde haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu 3 halde düzenlenmiştir. Bunlar; başkasının haberleşmesini öğrenme, haberleşme içeriğini açıklama, haberleşmenin içeriğini karşı tarafın rızası olmadan açıklama halidir.

Türk Ceza Kanunu 132. Maddesine göre;

“ Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat arttırılır.

Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.”

Görüldüğü üzere suçun cezası oldukça ağırdır ve hapis cezasıdır. Suçun cezasının ağırlığı da düşünüldüğünde bu tarz dosyalarda tarafınızca belirleyeceğiniz en iyi ceza avukatları ile çalışmanızı tavsiye ederiz. Ulaşımınızın kolaylığı ve olası bir tutuklanma durumunda hemen erişebilmeniz adına Ankara’da iseniz Ankara ceza avukatları, Ankara avukatları yahut Sincan avukatı arıyor iseniz Sincan ceza avukatlarından, Etimesgut avukatı arıyorsanız Etimesgut ceza avukatlarından birisi ile çalışmanızı öneririz.

Haberleşme kişilerin özel bir kişiyle paylaştığı alış veriş işlemidir. Başka kişilerin bu haberleşmenin içeriğine bir şekilde vakıf olmaları kişileri rahatsız edeceğinden bu suç ve cezası kanunda öngörülmüştür.

Haberleşmenin Gizliğini İhlal Suçu

Haberleşmenin Gizliğini İhlal Suçu

Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarında maddi unsur nedir?

Bu suçun maddi unsuru haberleşmenin dinlenmesi, okunması veya izlenmesidir. Haberleşmenin gizliliği her türlü araç ile ihlal edilebilir. Bu bir ses kaydı alan cihaz olabileceği gibi, kamera vs. de olabilir.

Bu suç sadece haberleşmenin tarafı olmayan kişiler tarafından işlenebilir.

Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarında hukuka uygunluk sebepleri nelerdir?

Birinci hukuka uygunluk sebebi dinlemenin yahut ihlal yapılan soruşturma sebebiyle olması ve bir suçun ortaya çıkmasına yönelik olarak yapılmasıdır. Yeter ki bu dinlemem anayasa ve kanunlarımıza uygun usullerde yapılmış olsun. Bu durumda hukuka uygunluk hali olduğundan eylem suç teşkil etmeyecektir.

İkinci hukuka uygunluk nedeni dinlenen kişinin rızasıdır.

Bu suçun işlenmesinde ceza alınması için fail tarafından bu kaydın bilerek ve istenerek yapılmasıdır. İstemeden yapılan dinlemeler suç teşkil etmeyecektir.

Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun cezası nedir?

Bu suçun cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır. Haberleşme içeriklerinin kayda alınması halinde failin cezası bir kat arttırılacaktır. Görüldüğü üzere ağırlatıcı sebeplerin cezaları çok daha ağırdır. Bu suçlarda mutlaka alanında uzman ve kendinize göre belirleyeceğiniz en iyi ceza avukatları, Ankara da iseniz Ankaranın en iyi ceza avukatları ile çalışmanızı tavsiye ederiz. Zira cezanın ağırlığı itibari ile seçimlik cezalara da çevrilmeme olasılığının oluşu geri dönüşü imkansız zararlara yol açabilecektir.

Diğer suçlar ve cezaları ile ilgili Ankara ceza avukatlarından, Etimesgut ceza avukatlarından, Sincan ceza avukatlarından birisi olan Av. Tülin Yılmaz’ın diğer yazılarına da göz atabilirsiniz.

 

BOŞANMA DAVALARINDA YARGILAMA USULÜ

Boşanma davasında tatbik edilecek özel yargılama usulü Türk Medeni kanunumuzun 184. maddesinde açıklanmıştır. Evlenmenin geçersizlik davalarında da 160. Maddenin yollaması nedeniyle maddede düzenlenmiş bulunnan yargılama usulü uygulanacaktır. Maddenin düzenlemesine göre;

Boşanmada yargılama Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanuna tabidir. Bu kuraların başlıcaları şunlardır;

1.Hakim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlamış sayamaz.

2.Hakim, bu olgular hakkında gerek re’sen, gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez.

3.Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hakimi  bağlamaz.

4.Hakim, kanıtları serbestçe takdir eder.

5.Boşanma veya ayrılığın fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hakim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.

6.Hakim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.

Boşanma Davalarında Yargılama Usulü

Boşanma Davalarında Yargılama Usulü

 

Maddenin düzenlendiği bu duruma göre; hakim, boşanma veya ayrılık davasında olguların mevcudiyet durumuna göre vicdanen kanaat getirmelidir, boşanma veya ayrılık davasının sağlandığı olgular hususunda gerek re’sen, gerek istem üzerine her iki tarafa da yemin öneremez, tarafların bu konuda hiç bir şekildeki ikrarları hakimi ilgilendirmez, hakim, kanıtları bulguları serbestçe takdir eder. Bu düzenlemelerin olağan sonuçlarından birisi kabul beyanının 166/3 maddesi dışında sonuç çıkarmamasıdır.

Görüldüğü üzere boşanma davalarında yargılama usulü teknik hususlara da bağlıdır. Bu sebeplerle de boşanma davalarınızda mutlaka alanında uzman avukatlar ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Feragatin boşanma davalarında işlenmesine de değinmek gerekirse; Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m.307). Feragat ve kabul beyanı dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır ( HMK m.309/I). Temyiz ve hüküm düzeltme süresi içinde de feragat olunabilir. Bu vaziyette yerel mahkemenin dosyayı tekrar göze alıp feragat yönünden karar vermesi mümkün olmadığından dosya üst mahkemeye gönderilir. Yüksek mahkeme feragat istikametinde karar çıkarabilmesi için hükmü bozarak dava dosyasını  yerel mahkemeye gönderir. Feragatin açıkça ve hangi hususlarla ilgili olduğunun bildirilmesi gerekir. Feragat üstü kapalı yapılamaz.

Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur(HMK m.311). Feragatin maddi manada kesin hüküm teşkil etmemesinin neticesi, feragat nedeniyle geri çevrilen davanın aynı taraflar arasında aynı dava nedenine dayanılarak yeniden açılamamasıdır. Bu durumda feragatin ciddi bir şekilde hak kaybı olduğu unutulmamalıdır. Zira feragat ederek takip etmediğiniz dosya ile ilgili bundan sonrasında aynı sebeplerle dava açamayacağınızı bilmeniz de gerekmektedir. Yalnız feragat sonrasında yeni yaşanan olaylar var ise onlarla alakalı davalar açılabilecektir.

 BOŞANMA DAVALARINDA DURUŞMALAR

Boşanma davalarında duruşmalar nasıl geçer? Nasıl olmalıdır?

Bu sorular müvekkillerimiz tarafından sıklıkla sorulmaktadır. Boşanma davalarında genel kural duruşmaların açık olmasıdır. Bu husustan anlaşılması gereken ilgili kanun maddelerinde düzenlenmiştir.

Bu makalemizde daha çok duruşma esnasında yapılması ve dikkat edilmesi gereken hukuki hususlardan bahsetmek istiyoruz.

Boşanma Davalarında Duruşmalar

Boşanma Davalarında Duruşmalar

2709 sayılı T.C. ANAYASASI

Madde 141- Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir.

  •  Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur.
  • Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.
  • Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.

6100 sayılı HMK’nin aşağıya alınan 27.maddesi hükmünce mahkeme kararı gerekçeli değilse ‘’Hukuki dinlenilme hakkı’’ ihlal edilmiş sayılır

Peki Hukuki dinlenilme hakkı nedir?

Hukuki dinlenilme hakkı kanunda şu şekilde düzenlenmiştir.

Madde 27-(1)  Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.

(2) Bu hak;

  1. a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
  2. b) Açıklama ve ispat hakkını,
  3. c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.

Bu konu ile ilgili örnek bir Yargıtay Kararını sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Özü: Boşanma veya evliliğin iptaline ilişkin kararlarda;tarafların Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,adı,soyadı,doğum yeri ve tarihi,baba ve ana adları ile kadının evlenmeden önceki soyadı ve aile kütüğünde kayıtlı olduğu yer bilgileri ile evlilik içinde doğmuş çocuklar ve bunların kimlik bilgilerine yer verilmesi zorunludur(5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27.HMK m.297/1-b).

‘’…Boşanma veya evliliğin iptaline ilişkin kararlarda;tarafların Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,adı,soyadı,doğum yeri ve tarihi, baba ve ana adları ile kadının evlenmeden önceki soyadı ve aile kütüğünde kayıtlı olduğu yer bilgileri ile evlilik içinde doğmuş çocuklar ve bunların kimlik bilgilerine yer verilmesi zorunludur (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27.HMK m.297/1-b). Mahkemece;hükümde tarafların boşanmalarına karar verilmiş ve fakat taraflara ait açık kimlik bilgisine yer verilmemiş, doğum tarihi ve yeri, baba ve ana adları, kadının evlenmeden önceki soyadı ve aile kütüğünde kayıtlı olduğu yer bilgileri yazılmamıştır.

Bu husular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ne var ki,bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 13.03.2017 tarih 2015/23628 esas,2017/2694 karar sayılı kısmen onama ve kısmen bozma ilamının kaldırılmasına,hükmün yukarıda açıklanan sebeple bozulmasına ,bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir…’’(2.  HD,07.12.2017,2017/3988-2017/14133)

Anılan Yargıtay kararlarından da görüleceği üzere boşanma davalarındaki duruşmalar esnasında dikkat edilmesi gereken çokca teknik husus vardır. Bu konularda mutlaka avukatlardan boşanma hususunda yardım almanızı tavsiye ederiz. Yine bu konuda bir Yargıtay kararında şu hükümlere yer verilmiştir:

Özü: Anayasanın 141/3. Maddesi ‘’bütün mahkemelerin her türlü kararlan gerekçeli olarak yazılır’’ buyurucu hükmünü içermektedir.

‘’1-Anayasanın 141/3.maddesi ‘’bütün mahkemelerin her türlü kararlan gerekçeli olarak yazılır’’ buyurucu hükmünü içermektedir. Hukuk Mahkemeleri Kanununun 297. Maddesinde de kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup,bu maddenin 3.bendine göre, mahkeme kararlarında iki tarafın sav ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller,delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri,sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Yerel mahkemenin hangi delillere sonuca ulaştığını değil,dayanılan delillerde yer alan hangi vakıanın kabul edildiğini Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak açıklaması zorunludur. Mahkemece; ‘’evliliklerinin başlarında anlaşan tarafların zamanla aralarında geçimsizlikler başladığı,bu geçimsizliğin meydana gelmesinde tarafların eşit olarak kusurlu oldukları görülmüş,bu aşamada taraftar arasında artık evlilik birliğinin gerekli kıldığı karşılıklı sevgi,saygı ve hoşgörünün kalmadığı,yaşananlar sebebiyle ,taraflar açısından evlilik birliğinin ortak hayatı kendilerinden sürdürmeleri beklenemeyecek derecede temelinden sarsıldığını anlaşılmış, bu nedenlerle dava ve karşı davanın kabulü ile tarafların TMK’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına ‘’şeklinde yetersiz gerekçe ile hüküm kurulmuştur. Denetime olanak verecek şekilde deliller tartışılarak ret ve üstün tutma sebepleri gösterilmemiş, vakıalarla ilgili herhangi bir tespitte de bulunulmamıştır. Hükmün hangi delillere dayanılarak verildiğini, hangi olayların sabit olduğu ve tarafların kusur durumu ilişkin vakıalar kararda belirtilmemiştir.Açıklanan nedenlerle tarafların karşılıklı boşanma davalarına ilişkin gerekçesiz şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.

2-Davacı-karşı davalı kadın dava dilekçesinde ayrı ayrı saydığı ziynet eşyalarının düğünde kendisine takıldığını, bu ziynetlerin 2009 yılında kayın validesi adına kayıtlı olan oturdukları evin alımı sırasında bozdurularak harcandığım ve geri ödenmediğini iddia ederek ziynetlerinin aynen olmadığı taktirde bedelin iadesini talep etmiştir. Mahkemece dava konusu altınların miktarı, niteliği ve neden erkekte kaldığı hususunun tam olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle ziynet alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden düğüne ait cd ve fotoğraflardan ve yine tanık beyanlarından kadının talep ettiği ziynetlerin varlığı ve niteliği sabit olup,yine dinlenen tanık beyanlarına göre kayın valide üzerine kayıtlı olup tarafların oturdukları evin alımı sırasında 2009 yılında bozdurularak harcandığı da ispatlanmıştır. Öyleyse kadının ziynet alacağı davasının kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile ziynetlere ilişkin talebin redid doğru olmayıp,bozmayı gerektirmiştir…’’(2. HD,  02.11.2017, 2017/4655-2017/12133).

 

 

BOŞANMA DAVA KARARLARINDA BULUNMASI GEREKENLER

 Boşanma mahkemesinin kararında gereken maddeler 6100 sayılı HMK’nın 297. Maddesinde bulunmaktadır.

HMK’nın 297. Maddesinde sayılanlara ilave olarak 5490 sayılı nufüs hizmetleri kanunu’nun

27/I maddesinde boşanma kararında buluması gerekenler açıklanmıştır.

Boşanma Dava Kararlarında Bulunması Gerekenler

Boşanma Dava Kararlarında Bulunması Gerekenler

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Hükmün kapsamı

MADDE 297-(1)

(1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:

a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.

b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.

c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.

ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.

d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.

e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.

(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

5490 sayılı NÜFUS HİZMETLERİ KANUNU

Evliliğin iptali veya boşanma kararlarında bulunması gereken hususlar

MADDE 27-(1) Boşanma veya evliliğin iptaline ilişkin kararlarda aşağıdaki bilgilere yer verilmesi zorunludur:

a) Tarafların Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, baba ve    ana adları ile kadının evlenmeden önceki soyadı ve aile kütüğünde kayıtlı olduğu yer bilgileri.

b) Evlilik içinde doğmuş çocuklar ve bunların kimlik bilgileri.

c) Karara ait usûl mevzuatının öngördüğü diğer esas ve usûle ait hükümler.

 

Boşanmaya ilişkin mahkeme kararları gerekçeli olmalıdır diğer bütün mahkeme kararlarının gerekçeli olduğu gibi. Bu sebeple boşanma davalarına ilişkin kararlara yapılacak itirazlar hakkında avukatlardan detaylı bilgi almanızı tavsiye ederiz. Soru ve Önerilerinizi

Online Chat bölümünden bizlere iletebilirsiniz.