Türk hukuk sisteminde kişiler bütün davaları avukatları olmadan, kendileri açıp takip edebileceklerdir. Ancak davaların büyük çoğunda olduğu gibi boşanma davalarında da ciddi hukuki bilgi birikimi gerekmektedir. Gerek dilekçeler teaitisi evresinde, gerekse delillerin bildirilmesi, tanıkların dinlenmesi evresinde boşanma davalarında uzmanlık gerekmektedir. Tanıkların dava dilekçelerini destekler hangi ifadeleri vermeleri gerektiği, diğer tarafın tanıklarındaki çelişkiler, dosyaya delillerin sunulması ve ilgili yerlere yazılan müzekkerelerin takibi gibi konularda tarafların hak kaybına uğramaması açısından mutlaka alanında uzman boşanma avukatları ile çalışmalarını tavsiye etmekteyiz. Bu yazımız Avukatsız Boşanma Davası Nasıl Açılır konulu olacak.

Buna rağmen bu yazımızda avukatın vekalet ücreti karşılayamayacak kişilerin tek başlarına usulen davaları nasıl açacakları hususuna kısaca değineceğiz.

Avukatsız Boşanma Davası Nasıl Açılır ?

Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları boşanma hususuna karar vermiş tarafın ilgili adliyede görevli ve yetkili mahkemeye başvurması ile dava açılır. Görevli ve yetkili mahkemeler hakkında detaylı bilgi almak için diğer yazılarımıza bakabilirsiniz. Bu mahkemeler TMK 168. De düzendiği üzere, eşlerden birinin yerleşim yeri yahut son altı aydan beri beraber oturdukları yer Aile, Aile mahkemesinin olmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Yetkili ve görevli mahkeme belirlendikten sonra usulüne uygun yazılmış 3 nüsha dava dilekçesi mahkemeye sunulmakta, gerekli harçlar tamamlandıktan sonra dava açılmaktadır. Özellikle çekişmeli boşanmalarda dava dilekçesi çok büyük önem taşımaktadır. Dava dilekçesinde yapılacak yanlışlık geri dönüşü imkansız zararlara yol açacağından bu konuda mutlaka alanında uzman avukatlardan yardım almanızı tavsiye ederiz. Bu anlamda kişiler de en çok karşılaştığımız problem hukuki bilgiden yoksun şekilde düzenlenen kimi zaman hukuki hiçbir bilgi birikimi olmayan kişilere, arzuhalcilere yazdırılan dava dilekçeleriyle açılan boşanma davalarının reddidir. Boşanma davasının reddedilmesi hem maddi hem manevi olarak tarafları yıpratmaktadır. Kaldı ki reddedilen boşanma davalarının üstüne aynı sebeple 3 yıl içerisinde dava açılamayacağı düşünüldüğünde oluşturulacak dava dilekçesinin ne derece önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır.

Avukatsız Boşanma Davası açacak kişinin bir nüshası kendisinde bir nüshası mahkemede bir nüshası ise karşı tarafa gönderilmek üzere düzenlenen 3 nüsha dilekçe ile mahkemeye yapılan başvurular sonrasında bildirilen delillere, tanıklara, toplanması istenilen evraklara göre hesaplanacak başvuru ve peşin harçların yatırılması ile dava açılmış sayılacaktır. 2019 boşanma dava harçları, tebligat giderleri yaklaşık 360 TL civarında tutmaktadır. Ayrıca gider avansının, bilirkişi ücretlerinin hesaplanması halinde mu miktar 600 TL ye kadar çıkabilmektedir.

Harçların ve gerekli ödemelerin yapılması ile boşanma davanız açılmış olacaktır.

Çekişmeli boşanma dava dilekçesinde davacının kimlik bilgileri, davalının kimlik bilgileri, evliliğin bitmesine sebep olacak olayların Yargıtay kararları ışığında açıklanması, dayanılan deliller açık bir şekilde belirtilmelidir.

Avukatsız Boşanma Davası Nasıl Açılır yazımızın burada sonuna geldik. Eğer Avukatsız Boşanma Davası Nasıl Açılır yazımızı faydalı bulduysanız, sosyal medyada kaynak göstererek paylaşabilirsiniz. Diğer yazılarımızı okumak için sayfanın alt kısmını inceleyebilirsiniz.

Evlilik birliğinin bitmesi evresinde boşanmaya karar veren tarafların ilk karşılaştıkları problemlerden birisi davayı nerede açacaklarıdır. Boşanma Davası Nerede Açılır sorusu sıkça sorulan sorulardandır Boşanmaya karar veren eş, genelde kadınlar da bu sıkça görülmektedir ki, kararını verdikten sonra gerek maddi gerekse manevi desteklerini almak açısından ailesinin yanına başka bir şehre yahut ilçeye gidebilmektedir. Bu durumda davanın nerede açılacağı merak konusu olmaktadır. Hatta anlaşmalı boşanma davası nerede açılır veya çekişmeli boşanma davası nerede açılır tarzında sorular almaktayız.

Boşanma Davası Nerede Açılır

Türk Medeni Kanunu’muz boşanma da yetki kuralını 168. Maddesinde düzenlemiş, boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkemenin eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinin olduğunu belirtmiştir. Buna göre eşler son altı aydan beri beraber oturdukları yer mahkemesinde dava açabilecekleri gibi, yukarıda verdiğimiz örnekte de görüldüğü üzere taraflar boşanma kararını aldıktan sonra ayrı yaşadıkları yer mahkemesinde de dava açabileceklerdir.

Boşanma ve ayrılık davalarında görevli mahkeme 4787 sayılı Kanuna göre Aile Mahkemeleridir. Aile Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri boşanma davalarına aile mahkemesi sıfatıyla bakmaktadır.

Bu kural olmakla birlikte müvekkillerimizde sıklıkla karşılaştığımız sorulardan birisi ise, zina, aldatma, akıl hastalığı gibi sebeplerle boşanma davalarının nerede açılacağıdır. Bilindiği üzere boşanmanın evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebi olduğu gibi, zina, hayata kast, onur kırıcı ve pek kötü muamele, akıl hastalığı gibi özel sebepleri de bulunmaktadır. Yukarıda bahsini ettiğimiz yetki ve görev konularında boşanmanın hangi sebeple açıldığının bir önemi yoktur. Hangi sebeple açarsanız açın boşanma davaların da yetki ve görev hususu aynıdır.

Belirtmek gerekir ki boşanma davalarında yetki kamu düzenine ilişkin olmadığından karşı taraf yetki ilk itirazında bulunmadığı sürece dava yetkisiz mahkemede de açılmış olsa yargılamaya devam edilecektir. Mahkeme kendiliğinden yetki hususunu dikkate alamayacaktır. Görev ve yetki hususunda itirazın birlikte yapılması halinde ise öncelikle görev hususu çözümlenecektir. Mahkeme görevli olduğuna karar verirse yetki hususunu araştıracaktır.

Boşanma davalarında yetkili mahkemeye ilişkin Yargıtay Kararı:

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2002/4239 E. 2002/5088 K. 11/4/2002 tarihli kararında boşanma davalarında yetki hususu karara bağlanmıştır. Anılan karara göre;

“Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan evvel son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Nüfus kayıtları ikametgaha karine teşkil eder. Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan evvel son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir ( TMK.M.168 ).Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir ( TMK.m.19. ). Nüfus kayıtları ikametgaha karine teşkil eder ( 1587 sayılı Nüfus Kanunu m. 4/1 ). Taraflar 26.5.2000 tarihinde evlenmişler dava dilekçesi ve cevap layihasındaki açıklamalara göre 17.11.2000 tarihinde fiilen ayrılmışlardır. Evlendikleri tarihten fiilen ayrıldıkları tarihe kadar Çiğli’de oturdukları tartışmasızdır. Dava, 28.8.2001 tarihinde Karşıyaka’da açılmıştır. Taraflar Banaz’da nüfusa kayıtlıdırlar. Davalı, itirazında yetkili mahkeme olarak Uşak’ı göstermiştir. Davalının yerleşim yerinin Uşak olduğuna dair delil yoktur. Davalı yetki itirazında yetkili mahkemeyi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 23. maddesinde açıklandığı üzere doğru göstermediğinden bu itiraz dinlenemez. İşin esasının incelenmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

” Hükümlerine yer verilmiştir.

Boşanma Davası Nerede Açılır makalemizin sonuna geldik.

EN İYİ BOŞANMA AVUKATI KAVRAMI NE İFADE EDER?

Önce değinmek gerekir ki en iyi boşanma avukatı yahut sadece boşanma avukatı kavramları müvekkillerimizin çalışılma alanını anlaması yahut bir avukatın en çok hangi konuda dosyalarının olduğunun, kendini en iyi hangi konuda ifade ettiğinin bir göstergesi olarak kullanılmaktadır. Zira bir avukatın, avukatlık ruhsatnamesini aldıktan sonra her davaya bakmakla yetkili olduğu, boşanma avukatı, en iyi boşanma avukatı ankara gibi alanların olmadığı, bu kelimelerin sadece belirttiğimiz sebeplerle kullanıldığı bilinen bir gerçektir.

Her ne kadar nice umutlarla evlenilse de kişiler evlilikten beklediklerini bulamadıklarında, mutsuz olduklarında çok düşünerek boşanmaya karar vermektedirler. Hayatlarının evlilik kadar önemli bir dönüm noktası olan boşanma sürecinde de kişilerin davalarını takip edecek kendilerine göre belirledikleri en iyi boşanma avukatıyla çalışmaları oldukça önemlidir. Elbette ki bir avukatın müvekkilleri tarafından en iyi boşanma avukatı olması için sağlaması gereken, her müvekkilin birbirinden ayrı ayrı beklediği hususlar vardır. Kimi müvekkil boşanma süresinde avukatından en hızlı adımları atmasını beklerken kimisi her aradığında ulaşmayı bekler. Bu nedenlerle de kişilerin belirleyecekleri en iyi boşanma avukatı tabiri kişiden kişiye değişmektedir. Bu anlamda hukuk büromuzun ve kurucu avukatımızın temel hedefi müvekkilleri gözünde en iyi boşanma avukatı Av. Tülin Babaoğlan Yılmaz olabilmektir. Bu tabiri hak etmek için profesyonel, disiplinli bir çalışma gerektiği kadar müvekkillerimizle aramızda samimiyetin ve güvenin de farkında olarak çalışmaktayız.

En iyi boşanma avukatı ne yapar sorularıyla sıklıkla karşılaşmakta olup kişilerin kendilerine göre belirledikleri en iyi avukat, müvekkilin tüm beklentilerine cevap veren avukattır. Boşanma dava sürecindeki tüm karmaşayı ve stresi en aza indirmeyi amaçlayan avukatlar, işlerini doğru ve ahlaki olarak da sorumluluk içerisinde yapmakla yükümlüdürler. Bu anlamda müvekkillerin en doğru seçimi yapması için en iyi boşanma avukatları müvekkillerine doğru adımlar da attırabilecektir. Aile ilişkisi arada çocuk varsa boşanma olsa bile sürekli görüşmeyi ve iletişim halinde olmayı gerektiren bir ilişkidir. Bu sebeple özellikle müşterek çocuk olması halinde boşandıktan sonra her şey bitmemektedir. Bu anlamda boşanma sürecinde boşanma avukatının atacağı adımlar çok önemlidir.

Velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat hususları, edinilmiş mallara katılma rejiminden yahut seçilmiş diğer rejimlerden kaynaklı mal paylaşımları, ziynet alacakları çok tabii ki daha önceden sıklıkla boşanma davası almış avukat tarafından takip edilmesi önemli, oldukça ayrıntılı hususlardır. Bu sebeplerle mutlaka kişilere boşanma davalarını açmadan önce bir boşanma avukatıyla görüşmelerini tavsiye ederiz. Görüştükleri avukatlar arasından en iyi boşanma avukatına karar verip, davalarını avukatla beraber yürütmeleri davadan en karlı şekilde çıkmalarını sağlayacaktır.

Ayrıca boşanma davaları baştan sona kişisel konuları içerdiğinden oldukça gerginlik ve stres içeren davalardır. Avukatlar sizin duruşmaya dahi katılmanıza gerek olmadan bu stres ve yorgunluğu üzerinizden alacaklardır. Zira tecrübeli boşanma avukatı boşanma davası esnasında karşılaşacağı her şeye hazırlıklıdır ve sizi en iyi şekilde savunur.

AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN HAKKINDA GENEL BİLGİLER

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun, şiddete uğramış, uğrama tehlikesi olan kadınları, çocukları, aile bireylerini korumayı amaçlayan bir kanundur. Kanunda ayılan kişilere karşı şiddeti önlemeyi ve şiddetten korumayı amaçlayan bu kanunumuz Türk hukukunda çok önemli bir yere sahiptir. Özellikle boşanma davalarında kadına şiddet konusu titizlikle değerlendirilmesi gereken bir husustur. Bu sebeplerle bu kanuna öncelikle kadına şiddet anlamında genel olarak sonrasında ise ayrıntılarıyla değinmek istedik.

Mülga 4230 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun 6284 sayılı kanun ile ortada kalkmış ve bu kanunla eski kanuna nazaran şiddete uğrayan, uğrama tehlikesi olan, korunması amaçlanan mağdurların kapsamı genişletilmiştir. Önceki kanunumuzda sadece aile bireyleri olarak ifade bulan mağdurlar bu kanun ile kadın, çocuk, aile bireyleri ve ısrarlı takip mağdurları olarak değiştirilmiştir. Ayrıca eski kanunumuzda olmayan “şiddete uğrama tehlikesi bulunan” kişilerde koruma kapsamına alınmıştır. Bu durum şiddetin önlenmesi açısından atılmış çok önemli bir adımdır.

Kanun kapsamında geçen kadın, çocuk, aile bireyi ve ısrarlı takip mağdurundan ne anlaşılması gerektiğine ayrıntılarıyla değinelim:

  • Kadın: Biyolojik cinsiyeti kadın olarak ve doğan veya erkek olan cinsiyetini kadın olarak değiştiren kişidir.

  • Çocuk: Ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişidir.

  • Aile bireyi: Birbirlerine kan bağı, evlilik bağı ile bağlı olan ya da sosyal hayatın getirdiği şekilde aynı ev içerisinde yaşayan kişiler de belirli koşulların sağlanması halinde aile bireyi olarak kabul edilmiştir. Burada şiddete uğrayan erkek in de haklarına değinilmiştir. Her ne kadar günümüz koşullarında sadece kadınlar şiddete uğrar gibi düşünülse de kadınların da ekonomik hayatta varlıklarının olması ve gittikçe sosyal hayatta yer edinmeleriyle erkeklerin de şiddete maruz kaldığı olaylar olmaktadır.

  • Tek taraflı Israrlı Takip magduru: Bir kişiye karşı tehditkar, ısrarcı bir şekilde kişinin kendi can ve mal güvenliğinden tehlike ve korku duyacağı kadar baskı uygulanması halinde bu durumdan mağdur olan kişiyi ifade etmektedir. Bu durumda önemli olan süregelen davranışların tek taraflı ve ısrarcı bir şekilde devam etmiş olmasıdır. Israrın içeriğinin bir önemi yoktur. Fiili, sözlü veya yazılı olabilir.

6284 sayılı kanunumuz yukarıda saydığımız kişilere karşı muhtemel ve olmuş tehlikeleri ve şiddeti önlemeyi amaçlayan kanundur. Burada bahsedilen şiddet, ekonomik, fiziksel ve cinsel şiddet olabilir. Şiddet çoğu zaman güç kullanılarak kadını dövme, vurma, kötü davranma eylemi olarak kullanılsa da genel anlamıyla huzuru bozan ve tartışmaya yol açan davranışlar anlamına gelmektedir. Bu sebeple şiddet sadece fiziksel değildir. Ekonomik, psikolojik ve cinsel şiddet de mevcuttur. 6284 sayılı kanunumuz aile ve ev içi şiddeti, fiziksel şiddeti, ekonomik şiddeti, cinsel şiddeti ve açıkca kadına yönelik şiddeti engellemeyi ve önlemeyi amaç edinmiştir. Kadına yönelik şiddet, bir bireyin sadece kadın olduğu için maruz kaldığı şiddet türüdür. Cinsiyete dayalı bu ayrımcılıktan kaynaklı şiddet kadına ilişkin açıkça insan haklarının ihlali sayılmaktadır. Kız çocuklarının cinsel istismarı, tecavüze uğraması, dövülmesi, öldürülmesi de bu kapsamda değerlendirilmektedir.

6284 sayılı Kanunumuz şiddetin engellenmesi amacıyla birçok koruyucu ve önleyici tedbirlere yer vermiştir. Bu tedbirler idarenin mülki amiri tarafından verilebileceği gibi kişilerin Aile Mahkemelerine yaptıkları başvurular aracılığıyla da verilebilecektir. Verilecek tedbirlerin içerikleri kanunun 3. Ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Boşanma davaları sırasında 6284 sayılı kanuna dayalı olarak istenecek koruma kararlarının titizlikle değerlendirilmesi gerekmektedir. Belirli bir süre için verilen bu kararların kadına şiddet uygulanması halinde cezai yaptırımlarının olması için süresi biter bitmez uzatılmasının talep edilmesi de oldukça önemlidir. Bu sebeple boşanma davalarında kadına şiddetle ilgili olarak mutlaka alanında uzman boşanma avukatları ile çalışılmalıdır.

Boşanmaya karar veren tarafların boşanma dava sürecinden sonra en çok merak ettikleri soru boşanma davasının ücreti ne kadar olacağı ve boşanma davası masrafları ne kadar tutacağıdır.Bu yazımız Boşanma Davası Ücreti Masrafları ve Fiyatları 2019 yılı için olacaktır. Boşanma davası açma ücreti 2018 yılında ne kadar masraf tutuyordu ,  boşanma davası açma ücreti 2019 yılında ne kadar masraf tutacak ? Yazımızın içeriğinde Anlaşmalı boşanma ücreti ve çekişmeli boşanma ücreti de bulunmaktadır.

Anlaşmalı Boşanma Davası Ücreti

Açılacak boşanma davasının anlaşmalı mı çekişmeli mi olduğu hususuna göre ücretler de değişiklik gösterecektir. Bilindiği üzere anlaşmalı boşanma dosyalarında tanık, delil bildirilmesine gerek olmadığından peşin harç olarak 35,90 TL alınmakla toplamda yaklaşık 270-300 TL civarında anlaşmalı boşanma dava ücreti, masrafı olmaktadır. Hakim tarafından talep edilmesi ve karar verilmesi halinde taraflar başkaca masrafları da dosyaya yatırmak zorunda kalacaktır.

Çekişmeli Boşanma Davası Ücreti

Çekişmeli boşanma dosyaları ise çok daha masraflı davalardır. Öncelikle her boşanma davasında taraflar 2018 yılı için 35.90 TL olan peşin harcı yatırmak zorundalar. Peşin harcın yatırılmasından sonra dosyada mevcut delillerin sayısına, tanıklara, bilirkişi ve keşif incelemesine göre yatırılacak gider avansı değişecek ve yargılama giderleri belirlenecektir. Her bir tanık için, her bir delil için ayrı yargılama giderine hükmedileceğinden dava açma ücreti dava dilekçesine göre farklılık gösterecektir. Belirlenecek keşif, bilirkişi vs gibi ücretler de toplandığından yaklaşık toplamda 750-1000 TL civarında masraf olmaktadır. Ancak bu hususlar ortalama değerlerdir. Bu masrafın çok üzerinde çıkabileceği gibi daha az da masraf yapılabilecektir. Burada önemli husus masrafların süresi içerisinde yatırılmasıdır. Aksi halde taraflar dayandıkları delillerden vazgeçmiş sayılabilecekleri gibi davanın kaybedilmesine kadar ağır sonuçlar doğurabilecektir. Çekinmeli boşanma davası ücreti bu şekildedir.

Boşanma dava ücretini kim öder?

Boşanma dava ücreti başlangıçta davacı tarafından ödenir. Ancak dava dilekçesinde talep edilmesi halinde dosyanın kazanılması ile masraflar davalıdan talep edilebilecektir.

Vekille takip edilen dosyalarda boşanma davası açma ücreti daha da farklılaşacaktır. Öncelikle avukatın dosyaya baro pulu, vekalet harcı gibi masraflar yapması gerekeceğinden bu husus çok daha kapsamlı şekilde hesaplanacaktır.

Boşanma davasında avukat ücreti de yine müvekkiller tarafından sıklıkla merak edilen sorulardandır. Her boşanma dosyasının münderecatına göre boşanma avukatı, vekalet ücretini asgari sınırlar altında kalmamak üzere tayin edecektir. Bu hususta Baroların tavsiye niteliğinde ücret hesaplamaları bulunmakla avukatın uzmanlık alanına, yoğunluğuna, tecrübelerine dayalı olarak fiyatlar da değişiklik gösterecektir.

Boşanma davanızla ilgili ofisimizden alacağınız danışma ile davanızın içeriği öğrenildikten sonra boşanma davası vekalet ücretiniz size bildirilecektir.

Boşanma Davası Ücreti Masrafları ve Fiyatları 2019 yazımız ilginizi çektiyse, bu yazılarımızı da tavsiye ederiz :

 

Aşağıda anlaşmalı boşanma davalarına sunulmak üzere tanzim edilmiş örnek bir anlaşmalı boşanma protokolü örneği bulunmaktadır. Her davanın konusu farklı olup anılan protokollerin düzenlenmesi evresinde mutlaka bir avukatla görüşülmesini tavsiye ederiz. Ayrıca yazının en altındaki bağlantılardan anlaşmalı boşanma protokolünü pdf ve word olarak indirebilirsiniz. Ankara Boşanma Avukatı Tülin Babaoğlan Yılmaz olarak sizlere boşanma avukatlığı danışmanlığı sunmaktayız. Bu yazımızdaki anlaşmalı boşanma protokolü örneği 2018 yılı içinde hazırlanmış ancak anlaşmalı boşanma protokolü örneği 2019 yılında da geçerlidir.


ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ

1.TARAF :

2.TARAF :

HÜKÜMLER :

İşbu protokol protokolün imzalanması ile açılacak boşanma davasının anlaşmalı olarak karara bağlanmasını talep etme gereği hasıl olmuştur.

  1. BOŞANMA HUSUSU

Her iki taraf da karşılıklı olarak boşanmayı kabul etmişlerdir. Evlilik birliğinin sona erdirilmesi hususunda her iki taraf da mutabıktırlar.

Tarafların müşterek çocukları bulunmamaktadır.

  1. NAFAKA HUSUSU

Taraflar dan … diğer taraftan aylık… miktarında yoksulluk ve tedbir nafakası istemektedirler. Nafaka her ayın.. gününde bildirilen hesaba yatırılacaktır.

  1. TAZMİNAT HUSUSU

Taraflardan… diğerine … tutarında tazminat ödemeyi kabul ve tahhüt etmektedir. İşbu tazminat bedelinin içerisinde ziynet eşyalarından kaynaklı alacaklarda mevcuttur.

  1. GAYRİMENKULLER HUSUSU

Tarafların evlilik birliği içerisinde ortak emek ve çabalarıyla elde ettikleri malvarlığı ve paylaşımı şu şekildedir. ..

Taraflar gayrimenkullerin paylaşımı hususunda şu şekilde anlaşmıştır…

  1. MAL PAYLAŞIMI

Ortak Konut içerisinde taraflar kendilerine ait olan ve anlaşmalı boşanma protokolünde detayına girilmeyen tüm kişisel ve ev eşyası olarak kabul edilebilecek tüm maddi varlıkları; şimdi ve gelecekte ortak konut içerisinden almışlardır

  1. YARGILAMA GİDERLERİ

İşbu dava masrafları … üzerinde bırakılacaktır. Avukatlar karşı taraftan vekalet ücreti talep etmeyecek olup; vekalet ücretleri kendi müvekkilleri olan taraflarca karşılanacaktır.

SONUÇ :

Yukarıda açıklanan tüm hususlar üzerinde taraflar mutabakata varmış olup işbu protokol sayın mahkemeye sunulmak üzere karşılıklı teati sonucu tanzim ve imza olunmuştur.


Anlaşmalı boşanma protokolü word : İNDİR

Anlaşmalı boşanma protokolü pdf : İNDİR

Boşanma Davası Ücreti Masrafları ve Fiyatları 2019 yazımız ilginizi çektiyse, bu yazılarımızı da tavsiye ederiz :

Sayfa İçeriği :

anlaşmalı boşanma protokolü
anlaşmalı boşanma protokolü örneği indir
anlaşmalı boşanma protokol ihlali
anlaşmalı boşanma protokol örneği word
anlaşmalı boşanma protokolü örneği avukatsız
anlaşmalı boşanma protokolü dilekçe örneği
anlaşmalı boşanma protokolü doc
anlaşmalı boşanma protokolü 2018 word

Boşanma davaları ile ilgili konular arasında önemli olan konulardan biri de Şiddet Nedeniyle Boşanma Davasıdır. Şiddet nedeni ile boşanma sebepleri sadece fiziksel şiddet nedeni ile boşanma olarak değil, cinsel şiddet nedeni ile boşanma , psikolojik şiddet nedeni ile boşanma  ve aile içi şiddet nedeni ile  boşanma şeklinde de olabilir.

Psikolojik 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanunun boşanma davaları esnasında nasıl uygulanacağı yahut bu kanuna dayalı olarak taleplerin mahkeme hakiminden talep edilmesi halinde şartların ne olacağını konularak değinmek istiyoruz.

6284 Sayılı kanunun 4. Maddesinde hakim tarafından verilecek koruyucu tedbirlere değinirken 5. Maddesinden hakim tarafından verilecek önleyici tedbirlere değinilir.

4. madde de şu hükümlere yer verilmiştir:

“Bu Kanun kapsamında korunan kişilerle ilgili olarak aşağıdaki koruyucu tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir:

  1. İşyerinin değiştirilmesi.

  2. Kişinin evli olması hâlinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi.

  3. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunundaki şartların varlığı hâlinde ve korunan kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması.

  4. Korunan kişi bakımından hayatî tehlikenin bulunması ve bu tehlikenin önlenmesi için diğer tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması hâlinde ve ilgilinin aydınlatılmış rızasına dayalı olarak 27/12/2007 tarihli ve 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu hükümlerine göre kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerinin değiştirilmesi.”

Şiddete uğrayan, uğrama tehlikesi bulunan şiddet mağduru bu taleplerin gerek boşanma davası devam ederken gerekse boşanma davasından ayrıca bu tedbirlere karar verilmesini isteyebilir. Şiddet nedeniyle boşanma dava dilekçesi oluşturulurken mutlaka hangi koruma tedbirlerine karar verilmesinin istendiği açıkça dilekçeye yazılmalıdır. Hakim uygun gördüğü talebe ya da taleplerden birkaçına aynı anda karar verebilecektir. Bu tedbirler tadadi değildir yani hakim bu tedbirlerden birine ya da birkaçına karar verebilecekken benzer tedbirler de uygulayabilecektir. Şiddet nedeniyle boşanma davası görüldüğü üzere kanunlarımız tarafından da ayrı bir öneme tabi tutulmuştur.

5. Madde de bahsedilen önleyici tedbirler ise şunlardır:

“Şiddet uygulayanlarla ilgili olarak aşağıdaki önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir:

  1. Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması.

  2. Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi.

  3.  Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması.

  4. Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması.

  5. Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması.

  6. Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi.

  7. Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi.

  8. Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi.

  9. Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi.

  10. Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil, muayene ve tedavisinin sağlanması.

  11. Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması.

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunar. Hâkim tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.

Bu Kanunda belirtilen tedbirlerle birlikte hâkim, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler ile 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkilidir.

Şiddet uygulayan, aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan yahut katkıda bulunan kişi ise 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla hâkim, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir.”

Bu hükümden de görüleceği üzere boşanma davası psikolojik şiddet, boşanma davası cinsel şiddet, boşanma davası fiziksel şiddet, boşanma davasında psikolojik şiddet hususları hakkında alınacak önlemlere tek tek değinilmiştir. Bu önlemler boşanma davasıyla birlikte istenebileceği gibi ayrıca yapılacak bir başvuru ile de istenebilir. Anılan madde hükmü oldukça açık mahiyettedir. İstenilen koruma kararında hakim uygun gördüğü tedbirlere karar verebilir.

Burada önemli olan husus boşanma davasında kadın şiddetin ispatıdır. Hakim tarafından koruyucu tedbir kararı verilmesi için herhangi bir delil veya belge araştırması gerekmezken önleyici tedbir kararı verilebilmesi için kişinin şiddet uyguladığı ya da uygulama tehlikesinin varlığı ile ilgili olguların bulunması gerekmektedir. Aksi yöndeki uygulama kötüye kullanımlara sebebiyet verebilecektir.

Çekişmeli Boşanma Davasında Maddi Durum İncelemesi

Çekişmeli boşanma davalarında maddi konular boşanmak isteyen tarafların akıllarını en fazla kurcalayan konulardandır. Çekişmeli Boşanma Davasında Maddi Durum İncelemesi de bu konulardan biridir. Çünkü taraflardan hangisi nafaka verecek, hangisi tazminat ödeyecek veya bu yükümlülüklere tabii mi değil mi bilmek istenmektedir. Ankara Boşanma Avuakatı Tülin Babaoğlan Yılmaz olarak bu sorulara cevap verdik.

Boşanma davası ile taraflar birbirinden maddi taleplerde bulunabilmektedirler. Şartların oluşması halinde maddi taleplerin miktarının tayininde hakimin dikkate alacağı en önemli ölçüt tarafların sosyal, kültürel, ekonomik durum araştırmasıdır. Davanın açılmasıyla birlikte hakim tarafların maddi durumlarının da belirlenmesi amacıyla isteyeceği araştırma için kolluk kuvvetlerine müzekkere yazılmasına karar verir. Tarafların ikametgahlarına en yakın kolluk görevlileri tarafından sosyal, kültürel, ekonomik durum araştırması için tarafları arayarak, ya evlerine gidecek ya da kendilerini karakola çağıracaktır. Taraflara bu araştırma kapsamında sorulacak soruların birkaç örneği şu şekildedir:

  1. Tarafların maddi geliri

  2. Hangi işte çalıştıkları, çalışma şartları

  3. Ne kadar maaş aldıkları

  4. Maaş dışında gelirlerinin olup olmadıkları

  5. Kiminle birlikte yaşadıkları

  6. Beraber yaşadıkları kişilerin maddi durumları, çalışma şartları

  7. Oturduğu evin durumu, kira olup olmadığı

  8. Gayrimenkullerinin listesi

  9. Tarafların öğrenim durumları

  10. Tarafların iş yapmaya engel fiziksel engellerinin olup olmadığı

Çekişmeli boşanma dosyalarında yapılacak bu inceleme tarafların her ikisi içinde yapılacaktır. Dava sonunda talep edilen maddi manevi tazminat, nafakai velayet gibi hususlara karar verilirlen göz önünde bulundurulacak en önemli ölçütlerden birisi budur. Örneğin; tarafın sosyal kültürel ekonomik durumu ne kadar iyi ise velayet hakkının alınmasına o kadar yakın olacaktır. Örneğin 10 yaşında bir çocuğun annesi Sincan da ev hanımı, babası Etimesgutta aylık 10.000 TL gelirle çalışan bir kişi ise, baba da velayet hakkına sahip olabilecektir. Bu durumda velayet ile ilgili diğer koşulların sağlanması hakinde müşterek çocuğa babanın da iyi bakabileceği varsayılır.

İstenilen maddi ve manevi tazminatın miktarının tayininde de yapılan bu araştırmanın önemi çok büyüktür. Zira tazminat ödeyecek kişinin yüksek miktarda gelirinin olması, gayrimenkullerinin bulunması halinde boşanan diğer tarafın boşanmayla uğrayacağı menfaatlerin kaybının da çoğalacağı kabul edildiğinden tazminat miktarı yükselecektir. Ancak kişi asgari ücretle çalışıyor ise verilecek tazminat miktarı da buna göre belirlenecektir.

Evliliklerin bitme noktasına gelmesinden sonra özellikle boşanmanın sebebi aldatma ise müvekkillerimiz tarafından sıkça karşılaştığımız soru; “boşanma davasında telefon kayıtları ve sms içerikleri istenebilir mi?” sorusudur.

Boşanma davası esnasında karşı tarafın kendisini aldattığından şüphelenen yahut emin olan kişi karşı tarafın telefon kayıtlarının istenmesini talep etmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki telefon kayıtlarının içeriği ancak ceza hukuku alanında özellikle örgüt kapsamındaki suçlar, uyuşturucu ticaretine ilişkin vs. suçlarda istenebilmektedir. Aile Mahkemesi hakimlerinin telefon kayıtlarının tutulmasını isteme hakkı ve yetkisi bulunmamaktadır. Kaldı ki GSM operatörlerinin cezai anlamda talep edilmeyen kayıtları tutmaları ve saklamaları da operatörler açısından ayrıca suç teşkil edebilecektir. Kişilerin özel hayatlarının gizliliği gereğince sırf boşanma nedeniyle telefon kayıtlarının içeriğinin dosyaya sunulması alenen suç teşkil edecektir. Ancak bu anlamda yapılacak şey telefon kayıtlarının dökümünün istenmesidir. İstenilen dökümle araştırılması talep edilen telefon numarasının hangi tarih ve saatte kiminle ne kadar görüştüğü görülebilmektedir. Aynı şekilde anılan telefon numarasının kiminle hangi tarih ve saatte mesajlaştığı da görülebilmektedir. Ancak dediğimiz gibi ne telefon konuşmalarının içeriği ne de mesaj yazışmaları görülememektedir.

Şahıs istemesi halinde telefonunu incelenmek üzere sunduğunda telefonunda bulunan mesajların içeriği ancak tespit edilebilecektir. Yahut mesajların içeriğini gören, telefon konuşmalarını dinleyen kişiler dosyada tanık olarak dinlenebilecektir.

Boşanmada telefon konuşması delil olur mu?

Hukuk Muhakemeleri Kanunumuza göre hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller bir vakıanın ispatında dikkate alınmaz denmektedir. Anılan sebeplerle haberleşmenin gizliliğini ihlal ederek elde edilen deliller mahkeme tarafından dikkate alınmayacaktır. Bu anlamda tarafların ellerinde tuttukları delillerin mutlaka hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekmektedir.

Boşanmada whatsapp görüşme kayıtları istenebilir mi?

Bununla birlikte bir diğer sıklıkla karşılaştığımız soru “Whatsapp görüşmelerinin kayıtlarının istenip istenmeyeceğidir.” Whatsapp internet üzerinden yapılan mesajla ve görüşme şeklidir. İnternet üzerinden yapılan bu görüşmeler uçtan uca şifrelerle korunmakta olup kayıtlarının tutulması mümkün değildir. Anılan sebeple internet üzerinden yapılan görüşmelerin hiçbir içeriği dosyaya sunulması istenemeyecektir. Ancak şahıslar bu görüşmeleri kaydettiler ve karşı taraflar bir örneğini aldılarsa bu mesajlaşmaların dosyaya sunulması hakkında mutlaka bir avukatla görüşmeleri gerekmektedir. Zira bilinçsizce sunulan içerikler haklı iken kişiyi haksız yere düşürebilecek, hatta haklarında suç duyurusunda bulunulmasına dahi neden olabileceklerdir. Zira 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre bu durum haberleşmenin gizliliği hakkını ihlal olarak sayılacaktır. Ancak bu durumun istisnaları bulunmakta olup mutlaka alanında uzman avukatlarla görüşülmesi gerekmektedir.

TEK TARAFLI BOŞANMA DAVASI NE KADAR SÜRER?

Tek taraflı boşanma davaları evlilik birliğini sonlandırmak isteyen tarafların bu hususta anlaşamamaları ve taraflardan birinin boşanmak istemesine rağmen diğerinin istememesini yahut şartlarda anlaşılamamasını ifade etmektedir. Bu durumda mevcut tek taraflı boşanma davalarına çekişmeli boşanma davaları da denilmektedir.

Resmi olarak evlilik birliğini sonlandırmak isteyen bir taraf diğeri ile anlaşamaması halinde boşanma davasını kendisi yahut vekalet vereceği iyi boşanma avukatıyla açabilir.

Tek taraflı boşanma davası yani çekişmeli boşanma dosyaları için öncelikle geçerli bir boşanma sebebi olmalı, doğru bir boşanma dava dilekçesi oluşturulmalı ve mahkemeye başvuru yapılmalıdır. Boşanma davasının aşamaları hakkında detaylı bilgi edinmek için genel hatlarıyla boşanma yazılarımıza bakınız. Örneğin aldatma nedeniyle boşanma davası yahut şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası (Yeni Medeni Kanunumuzda evlilik birliğinin temelinden sarılması nedeniyle boşanma davası) açılması için dava dilekçesinin bu hususlar gözetilerek yazılması büyük önem taşımaktadır. Zira bu hususların ispat edilememesi halinde dava reddedilecek ve kişi aynı nedenle 3 yıl içerisinde yeni dava açamayacaktır.

Tek taraflı boşanma davaları ne kadar sürer

Tek taraflı boşanma davaları ne kadar sürer” sorusunun tek bir cevabı yoktur. Bu konudaki en önemli husus davanın süreler kaçırılmadan, doğru hukuki bilgilerle titizlikle takip edilmesidir. Delil ve tanıkların bildirilmesi, bilirkişi incelemesi, mal rejimine ilişkin araştırmalar, keşif gibi süreçlerin doğru zamanda talep edilmesi dava süresinin kısalmasında büyük rol oynayacaktır. Ayrıca bu davalarda anlaşma olmadığı kabul edildiği için anlaşmalı boşanma davalarına göre çok daha uzun sürecektir.

Her ne kadar tek taraflı boşanma davalarından kastedilen çekişmeli boşanma davaları olsa da bazı durumlarda müvekkillerimiz bu ibareyi davalı tarafın bulunamaması amacıyla da kullanmaktadır. Bu anlamda davayı sadece bir taraf yürütmektedir. Örneğin erkek evi terk etmiş başka bir kadınla yaşıyor olabilir. Yahut evi terk ettikten sonra nerede olduğu bilinmiyor, eviyle, karısıyla ilgilenmiyor olabilir. Böyle bir durumda erkek tarafın kayıtlı ikametgah adresi var ise çekişmeli yani tek taraflı boşanma dosyalarınız sorunsuz bir şekilde devam edecektir. Karşı tarafın adresini almamış, onun eline tebligat ulaşmamış olmasına hakim bakmayacak, ilk tebligat yapılamadıysa hakim kanunlarda usulüne uygun düzenlenmiş tekrar tebligat yapacak ve muhtarlığa bırakılan tebligat sanki tarafa yapılmış gibi kabul edilerek davaya devam edilecektir. Ancak tarafın kayıtlı bir adresi de yok ise bu durumda boşanma karanın ilanen açıklanması gerekecektir. Bu durum da sürecin biraz daha uzamasına neden olacaktır.

Ayrıca tek taraflı boşanma dosyalarında karşı tarafın beyanda bulunmaması, davalının duruşmaya gelmemesi, boşanma davası açısından aleyhe bir durum oluşturmaz. Cevap dilekçesi vermeyen, kendisini savunmayan kişin dava dilekçesinde yazan her türlü iddiaya itiraz ettiği kabul edilir. Yeni bir iddia ileri sürmemiştir ancak dava dilekçesinde yazan hususların doğru olmadığını ileri sürdüğü kabul edilmektedir.

Yukarıda detaylıca açıklanan tüm bu sebeplerle tek taraflı boşanma davalarının süreleri her dosyaya göre farklılık gösterecektir. Boşanma davanızın kısa sürede sonuçlanması ve hukuki anlamda hak kaybına uğramamanız açısından mutlaka tercih edeceğiniz en iyisi boşanma avukatından yardım alınız.

ankarada seo
Otomatik Kepenk
Otomatik Çelik Kepenk Fiyatları
Otomatik Çelik Kepenk
Otomatik Çelik Kepenk Ankara
arapça kursu ankara
almanca kursu ankara
rusça kursu ankara
ingilizce kursu ankara
toefl kursu ankara
Birebir ingilizce kursu ankara