Boşanma sebepleri ve hakkındaki bilgiler müvekkillerimiz ve danışanlarımız tarafından sıklıkla karşılaştığımız sorulardandır. Bu sebeple bu yazımızda Sincan boşanma avukatı olarak tarafımıza sıklıkla sorulan soruları derledik ve Sincan boşanma davaları hususunda önemli noktalara değindik

Boşanma sebepleri nelerdir?

Türk Medeni Kanununda sayılan boşanma sebepleri zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.

Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır

Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır

Peki dava devam ederken boşanma sebebi değiştirilebilir mi?

Daha önceki yazılarımızda özel sebeplerle açılan boşanma davalarında mahkemenin kendiliğinden genel sebeple boşanmaya karar veremeyeceğini detaylıca anlatmıştık. Bu sebeple öncelikle ıslah yoluyla boşanma nedeninin değiştirilebileceğinden bahsetmek gerekir. Ancak bu noktadaki şunu da belirtmek gerekir ki taraflardan birinin ölümü halinde mirasçıların böyle bir hakları bulunmamaktadır.

Boşanma Sebepleri

Boşanma Sebepleri ve Boşanma Nedeninin Islah yoluyla Değiştirilmesi

Örneğin bir kişi akıl hastalığı sebebiyle dava açtıktan sonra gelen raporlarda akıl hastalığının ortak hayatı diğer eş açısından çekilemez hale getirmediğinden bahsediliyorsa bu durumda davanın ıslahı ile genel sebeplere dayanılması mantıklı olur. Zira aksi halde akıl hastalığı gibi bir sebepte ortak hayatın çekilemez hale gelmesi de aranacağından dava reddedilecektir. Bu aşamada yapılması gereken Türk Medeni Kanununun 165.maddesi gereğince akıl hastalığı sebebine dayalı olarak açılmış olan davayı yargılama aşamasında ıslah etmek ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayandırmaktır. Yargıtay kararları da boşanma davaları hususunda bu noktaya sıklıkla değinmektedir. (Bu konudaki ayrıntılı boşanma davaları ve Yargıtay Kararları için Sincan boşanma avukatı larından birisi olan Av. Tülin Babaoğlan Yılmaz’ın diğer yazılarını da okuyabilirsiniz).

Boşanma davalarında ıslah müessesesinden bahsederken şu noktaya da ayrıca değinmek gerekir: ıslah yoluyla boşanma davasının kısmen veya tamamen değiştirilmesi mümkün iken, mevcut davanın yanına yeni bir talep eklenmesi söz konusu değildir.

Bir kişi zina özel sebebine dayalı olarak dava açtıktan sonra ıslah dilekçesi vermek sureti ile boşanma dava dilekçesinde bahsedilen zinaya ek olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebini de eklediğini söyleyemez. Evet dava kısmen yahut tamamen değiştirilebilir ancak mevcut davanın yanına bir talep eklenemez. Bu sebeple bu şekilde bir işlem yapılması halinde talebiniz reddedilecektir.

Boşanma Avukatı

Görüldüğü üzere boşanma davalarında boşanma sebepleri ve ıslah müessesi oldukça önemli bir konudur ve hukuki bilgi birikimi ve donanımı olmadan büyük hak kayıplarına yol açabilmektedir. Bu sebeple mutlaka alanında en iyi boşanma avukatı ve Sincan da iseniz Sincan boşanma avukatı yahut Ankara boşanma avukatı olan avukatlardan birisi ile çalışmanızı tavsiye ederim.

Boşanma davası, boşanma süreci ve hakkındaki bilgiler müvekkillerimiz ve danışanlarımız tarafından sıklıkla olarak karşılaştığımız sorulardandır. Bu sebeple bu yazımızda Ankara boşanma avukatı olarak tarafımıza sıklıkla sorulan soruları derledik ve Ankara boşanma davaları hususunda önemli noktalara değindik.

Boşanma Nedir?

Genel hatlarıyla bahsetmek gerekirse boşanma yasal olarak kurulmuş olan bir evliliğin yine resmi makamlar önünde sonlandırılması anlamına gelmektedir. Ancak Türk Medeni Kanunumuzun kabul ettiği boşanma sebepleri tadadi olarak sayılmıştır. Bunlar: zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. (Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma davaları için Ankara boşanma avukatı olan Av. Tülin Babaoğlan Yılmaz’ın diğer yazılarını da okuyabilirsiniz)

Ankara Boşanma Avukatı Tülin Babaoğlan Yılmaz

Terk, zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerinin gerçekleşmesi halinde ayrıca bu davranışların evliliğe etki edip etmediğinin bir önemi yoktur.Bu nedenle bu sebepler mutlak boşanma sebepleri olarak adlandırılmaktadır.

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, akıl hastalığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenleri ise nisbi boşanma sebeplerindendir ve bu konuda karar verilebilmesi için bu sebeplerin evliliğe etkisinin araştırılması gerekmektedir.

Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması

Örneğin evlilik birliğinin temelinden sarsılması halinde sadece bu sebeple yetinilemeyecek ve bu sarsılmanın eşlerin ortak hayatı sürdürmelerinin beklenmeyeceği şekilde temelinden olup olmadığı araştırılacaktır. Yahut akıl hastalığından açılan bir dava da karşı tarafta sadece akıl hastalığının varlığı boşanma için yeterli olmayacak ve bu hastalığın diğer eş açısından ortak hayatı nasıl etkilediğine bakılacaktır. Boşanma Davası Nasıl Açılır? isimli makalemizi inceleyerek daha kapsamlı bilgi sahibi olabilirsiniz.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel bir boşanma sebebidir ve özel boşanma sebebiyle açılan davalarda mahkeme genel sebepten boşanmaya karar veremez. Örneğin boşanma davanızı sadece akıl hastalığı sebebiyle açtıysanız ve bu durumu ispat edemediyseniz artık aynı dava içerisinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma kararı verilemeyecektir.  Görüldüğü üzere boşanma davaları hem hukuki hem de teknik bilgi gerektiren oldukça zor bir süreçtir. Kaybedilmesi durumunda aynı sebeple üç yıl içerisinde yeniden dava açamama gibi önemli bir durumu da olduğu düşünülerek açtığınız boşanma davasını mutlaka alanında en iyi boşanma avukatı, ile takip etmenizi tavsiye ederiz. Örneğin Ankara’da iseniz Ankara boşanma avukatı yahut Ankara’nın en iyi avukatı olan avukatlardan birisi ile çalışmanız sizler için faydalı olacaktır.

 

Boşanma Dilekçesi Örneği – Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Dilekçe Örnekleri

 

Boşanma davalarında ilk dikkat edilmesi gereken hususlardan biri boşanma dilekçesi mevzusudur. Boşanma dilekçesini kişiler avukatsız olarak kendileri de doldurabilir. Veya daha iyi alternatif olarak bir boşanma avukatı ile birlikte doldurabilir. Boşanma Dilekçesi Örneği 2019 yazımızda içerik olarak,  Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi Örneği , Çekişmeli Boşanma Dilekçesi Örneği ve  Şiddetli Geçimsizlik , tek taraflı boşanma , avukatsız boşanma gibi farklı durumlar için boşanma davası dilekçesi örnekleri paylaşacağız. Ayrıca boşanma dilekçesi nasıl yazılır birlikte inceleyeceğiz.

 

Boşanma Dilekçesi Örneği 2019

Boşanma dilekçesi örneği 2019

Aşağıda sizlerle örnek bir boşanma dilekçesi örneği paylaştık. Ancak bu şablon boşanma dilekçesinin olması gereken unsurlarını taşıması için sizlere yardım amaçlı hazırlanmış bir şablondur. Boşanmanıza karar verilebilmesi için yeterli değildir. İçeriğinin mutlaka hukuki bilgiye sahip, Yargıtay Kararları ışığında boşanma davalarını takip eden kişilerce doldurulmasını ve izahatlerde bulunulmasını tavsiye ederiz.

Boşanma dilekçesi hazırlamak boşanma davalarının önemli adımlarındandır. Boşanma davası açmak istiyorsanız, burada paylaştığımız boşanma dilekçesi örneği size fikir verebilir. Boşanma dilekçesi nasıl yazılır sorusu bize sıkça gelen sorulardan olması nedeniyle böyle bir paylaşım yapmaktayız. Boşanma dilekçesi örneği word dosyası olarak sitemize yüklenmiştir ve ilgili butonlara tıklayarak düzenlemeye hazır bir şekilde indirebilirsiniz.


ANKARA (Hangi şehir yetkili ise) NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

DAVACI : İsim, TC Kimlik No, Adres

DAVALI : İsim, TC Kimlik No, Adres

KONU : Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma talebimize ilişkindir. (Velayet, nafaka, tazminat gibi talepler var ise ayrıca yazılmalıdır.)

AÇIKLAMALAR :

Evliliğin geçmişi, sorunlar ve boşanma sebepleri, çocuklar, çocukların durumu, velayet hususu, nafaka talepleri, tazminat talepleri, mal rejimine ilişkin talepler hukuki gerekçelerle yazılmalıdır.

HUKUKİ SSEBEPLER : TMK, BK vesair

HUKUKİ DELİLLER : Tanık, yemin, bilirkişi, nüfus kayıtları, telefon kayıtları ve sunacağınız diğer tüm hukuki deliller detaylı bir şekilde yazılmalıdır.

TALEP VE SONUÇ : Yukarıda arz ve izah edilen ve de resen açıklanan sebeplerle haklı davamın kabulü ile boşanmamıza karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

Davacı

Tülin YILMAZ


Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi Örneği 2019

Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi Örneği 2019

Aşağıda sizlerle örnek bir anlaşmalı boşanma dilekçesi örneği paylaşacağız. Ancak bu şablon anlaşmalı boşanma dilekçesinin olması gereken unsurlarını taşıması için sizlere yardım amaçlı hazırlanmış bir şablondur. Boşanmanıza karar verilebilmesi için tek başına yeterli değildir. İçeriğinin mutlaka hukuki bilgiye sahip, Yargıtay Kararları ışığında boşanma davalarını takip eden boşanma avukatları yardımı ile doldurulmasını ve izahatlerde bulunulmasını tavsiye ederiz.

Anlaşmalı boşanma dava dilekçesi ve protokol örneği , anlaşmalı boşanma davalarında çok sayıda araştırılan dilekçelerden biridir. Anlaşmalı olarak boşanmaya karar veren çiftlerin doldurarak mahkemeye verdiği dilekçelerdir. Aşağıda açık örneğini gördüğünüz anlaşmalı boşanma davası dilekçesinin alt kısmında, dilekçenin word, doc ve pdf olarak indirmeye hazır halleri bulunmaktadır. Dilekçeler örnek teşkil etmesi amaçlanarak hazırlanmıştır. İndirdikten sonra kendinize göre düzenleyiniz ve kullanırken bir uzman ile birlikte kullanınız.


ANKARA (Hangi şehir yetkili ise) NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

DAVACI : İsim, TC Kimlik No, Adres

DAVALI : İsim, TC Kimlik No, Adres

KONU : Anlaşmalı olarak boşanma talebimize ilişkindir.

AÇIKLAMALAR :

Evliliğin başlangıç tarihi ve boşanma talebi hukuki gerekçelerle yazılmalıdır.

Örneğin; Davalı tarafla… tarihinde evlendik. Anılan evlilikten … kimlik numaralı … müşterek çocuğumuz bulunmaktadır. Müşterek çocuklarımızı velayeti, nafakası ve kişisel ilişki tesisi hususunda anlaşmaya varılmış olup bu hususlar ekte sunulan protokolde detaylı bir şekilde düzenlenmiştir.

HUKUKİ SEBEPLER : TMK, BK vesair

HUKUKİ DELİLLER : Tanık, yemin, bilirkişi, nüfus kayıtları, telefon kayıtları ve sunacağınız diğer tüm hukuki deliller detaylı bir şekilde yazılmalıdır.

Davacı

Tülin YILMAZ

Anlaşmalı boşanma dilekçe örneği word : 

İndirmek İçin Tıklayınız

Anlaşmalı boşanma dilekçe örneği pdf :   

İndirmek İçin Tıklayınız

Anlaşmalı boşanma dilekçe örneği doc :

İndirmek İçin Tıklayınız

Çekişmeli Boşanma Dilekçesi Örneği 2019

Çekişmeli Boşanma Dilekçesi Örneği 2019

Çekişmeli boşanma dilekçesi örneği 2019 yılı için güncel olarak sizlerin faydasına olması adına hazırladık. Çekişmeli boşanma dilekçesi nasıl yazılır sorusunu çok aldığımız için, Çekişmeli boşanma dilekçesi hazırlama sürecinde aşağıdaki dilekçenin word, pdf ve doc formatlarının sizin için faydalı olacağını düşünüyoruz. Çekişmeli boşanma dilekçesi örneği size sadece örnek teşkil etmesi amaçlanarak hazırlanmıştır. İndirdikten sonra kendinize göre düzenleyiniz ve kullanırken bir uzman ile birlikte kullanınız.

Boşanma Dilekçesi Nereye Verilir?

Boşanma dilekçesi nereye verilir

Daha önceki yazılarımızda da bahsedildiği üzere boşanma dilekçelerinin nereye verileceği davanın başlangıcında kişilerin hak kaybına uğramaması açısından en önemli evrelerden birisidir. Doğru adliye de boşanma davasının açılması hem usul ekonomisi açısından hakimlerin iş yükünü azaltacak hem de tarafların gereksiz zaman kayıplarının önüne geçecektir.

Zira aile mahkemesi hakimlerinin iş yükü oldukça fazladır. Yetkisiz ve görevsiz bir mahkemede davanın açılmasında dahi dosyanın incelenip, doğru mahkemeye gönderilmesi bile aylar sürecektir.

Boşanma davalarına bakmakla yükümlü mahkemeler Aile Mahkemeleridir. Kişiler son altı aydan beri beraber oturdukları yer, yahut taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesindeki aile mahkemesinde dava açma hakları vardır. Görüldüğü üzere kanun koyucu boşanma davalarının açılması açısından üç yetkili mahkeme olduğuna hükmetmiştir.

Birincisi davacının yerleşim yeri, ikincisi davalının yerleşim yeri, üçüncüsü ise tarafların son altı aydan beri birlikte oturduğu yer mahkemesidir. Yetkili mahkemelerde aile mahkemesinin olmaması halinde boşanma ve ayrılık davalarına asliye hukuk mahkemeleri bakmaktadır.

Örneğin Ankara Sincan, Etimesgut bölgesinde oturan bir kişi açısından yetkili adliye Ankara Batı Adliyesidir. Kişiler Ankara Batı Adliyesi Aile Mahkemelerine yapacakları başvuru ile boşanma davalarını açabileceklerdir.

Boşanma davası açmak isteyen kişi dava dilekçesini tüm ayrıntılarıyla hazırladıktan sonra üç nüsha halinde düzenlediği dilekçeyi yetkili mahkeme kalemine yahut bu mahkemelerin evraklarını almakla görevli ön bürosuna vermek ve harçları yatırmakla mükelleftir. Harçların yatırılması ve gerekli evrakların dosyaya sunulması ile boşanma davası açılmış olacaktır.

Boşanma dava dilekçeleri birinin mahkemede, birinin kendilerinde, birinin ise karşı tarafa tebliğ edilmesi gerektiğinden üç nüsha halinde düzenlenmesi gerekmektedir.

Buradaki en önemli husus dava dilekçesinin nasıl hazırlandığıdır. Bilinmelidir ki dava dilekçesi boşanma davasının temel taşıdır. Burada yapılacak herhangi eksiklik, hata geri dönüşü imkânsız zararlara yol açabilecektir. Hem zaman, hem para hem de hak kaybına uğratacak kadar önemli olan dava dilekçeleri hususunda mutlaka alanında uzman bir boşanma avukatından yardım almanızı öneririz.

Bu anlamda karşılaştığımız sıklıkla sorunlardan birisi tarafların adliyelerin önünde buldukları arzuhalcilere dilekçeyi yazdırmaları, sonrasında dava içinden çıkılamaz hale geldiğinde yahut reddedildiğinde tarafımızdan yardım istemeleridir.

Bilinmelidir ki bir boşanma davası reddedilirse aynı sebepten dolayı 3 yıl içerisinde yeni bir dava açılamaz. Bu sebeple taraflar açısından en önemli husus eğer boşanma davalarını kendileri takip edeceklerse mutlaka öncesinde alanında uzman bir avukata danışmalarıdır. Dava dilekçesinin oluşturulması evresi ile ilgili diğer yazılarımız da bu anlamda sizlere yol gösterici olacaktır.

 

Boşanma dilekçesi örneği makalemizde, karşılıklı olarak anlaşarak , tek taraflı , avukat ile birlikte veya avukatsız olarak boşanma davası açmayı düşünen bireyler veya çiftler için boşanma dilekçesi örnekleri paylaştık.

Anlaşmalı Boşanma Davası

Evlilik müessesini oluşturan bireylerin ortak bir paydada buluştuğu ve iki tarafın da isteği doğrultusunda yaşanan ayrılıklara anlaşmalı boşanma denir. Anlaşmalı boşanma davası mahkeme nezdinde anlaşmalı boşanma olarak kabul edilebilmesi için eşlerin boşanma düşüncesinde mutabık olması gerekir. Boşanma sürecinde ve sonrasında ortaya çıkan maddi, manevi ve hukuki yükümlülükler hususunda eşlerin uzlaşması ile davanın anlaşmalı boşanma olduğu mahkeme tarafından onaylanır. Dava sürecini ankara anlaşmalı boşanma avukatı yürütebilir.

Bu makalemizin konusu bu konuda çok gelen sorulardan Anlaşmalı Boşanma süreci ile alakalı olacak. Anlaşmalı boşanma nedir , Anlaşmalı boşanma süreci nasıl işler , anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır ve anlaşmalı boşanma protokolü ile ilgili sorularınıza yanıt bulacaksınız.

Anlaşmalı Boşanma Nedir ?

Anlaşmalı boşanma, evli olan tarafların boşanmanın asli ve maddi, manevi, kişisel, çocukların durumuna ilişkin olarak her türlü hususta anlaşarak boşanmaya karar verilmesini istemesidir. Anlaşmalı boşanma davaları için tarafların mutlaka davanın açıldığı tarihte en az 1 yıl evli olmaları gerekmektedir. Kanun koyucu bu şartı koyarak tarafların hem bir anlık sinirle daha birbirlerini tanımadan boşanmaya karar verilmesinin önüne geçmiş, hem de tarafların evliliklerinin korunmasını amaçlamıştır. Henüz evliliğin ortak bilincine varamadan kişilerin anlaşmalı olarak boşanmaları engellenmiştir.

Boşanmanın bütün hususlarında anlaşan taraflar öncelikle anlaşmalı boşanma protokolü düzenlemelidir. Anılan protokolde mahkeme hakiminin, evlilik birliğinin bitiminde karar vereceği tüm hususların mutlaka bulunması şarttır. Örneğin velayet, velayet kendisinde olmayan tarafın çocuklarla kişisel ilişkisi, maddi ve manevi tazminat, nafaka, mal rejiminden kaynaklı bütün alacakların protokolde ayrıntılı bir şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Bu hususlardan bir tanesinde dahi tarafların anlaşamaması halinde hakim anlaşmalı olarak boşanmaya karar veremeyecek ve dava çekişmeli boşanmaya dönecektir. Anılan sebeple tarafların mutlaka bunun bilincinde olarak davayı açmaları gerekmektedir.

Anlaşmalı boşanma davası açıldıktan sonra mahkeme tensip zaptı düzenleyerek dava dilekçesini davalıya tebliğ edecek ve duruşma gününü tayin edecektir. Tarafların duruşmada mutlaka bizzat bulunmaları ve protokolü kabul ettiklerini beyan etmeleri gerekmektedir. Aksi halde duruşmaya gidilmez ise hakim bir celse daha taraflara süre verebilecektir. Davacının duruşmaya gitmemesi halinde dosya işlemden kaldırılacak, davalının gitmemesi davacının gitmesi ve dosyayı takip edeceğini beyan etmesi halinde dava çekişmeli boşanmaya dönecektir.

Anlaşmalı boşanma protokolü oldukça detaylıca düzenlenmesi ve düzenlenirken ileride tekrar dava açılamayacak şekilde imzalanması gereken bir protokoldür. Aksi halde tarafların alel acele kendi aralarında protokol düzenlemeleri ve alanında uzman bir boşanma avukatından yardım almadan imzalamaları ve mahkemede karara çıkarmaları halinde çok kısa bir sürede yeni bir davayla karşı karşıya kalabileceklerdir. Usulünce düzenlenmemiş bir protokol mahkeme önünde imzalansa ve taraflar o evrede birbirilerinden maddi manevi tazminat nafaka talep etmemelerine rağmen, protokolün Yargıtay kararları gözetilmeden düzenlenmesi halinde boşanmaya karar verilse dahi kendilerine yeniden dava açılabilecektir. Bu anlamda tarafların mağdur olmaması için protokolün düzenlenmesi ve anlaşmalı boşanma davasının açılması evresinde mutlaka bir boşanma avukatından yardım alınmasını tavsiye ederiz.

Medeni Kanunda Anlaşmalı Boşanma Davası

Anlaşmalı boşanma davası ile ilgili mevzuatlar ve yükümlülükler Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi kapsamında düzenlenmiştir ve “(1) Evliliğin anlaşmalı boşanma yolu ile sonlandırılmak istenmesi durumunda eşlerin öncelikle en az bir yıl evli kalmış olmaları gerekir. Bir yıldan daha kısa süren evliliklerde anlaşmalı boşanma davası açılamamaktadır. (2) Anlaşmalı boşanmak için eşler, maddi ve manevi tüm hukuki sonuçlar üzerinde uzlaşma içerisinde olduklarını hazırlanacak olan anlaşmalı boşanma protokolü içerisinde beyan etmelidirler. Boşanma protokolü anlaşmalı boşanmaların omurgasını oluşturur. (3) Anlaşmalı boşanmalarda tarafların davaya katılmaları zorunludur. Bu zorunluluğun sebebi eşlerin, anlaşmalı boşanma protokolü içerisinde verdikleri beyanları hakimin teyit etmesidir.” şeklinde üç fıkraya ayrılmıştır.

Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır

Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır

Evliliğin sonlandırılması konusunda eşlerin hemfikir olması anlaşmalı boşanma davasının ilk adımıdır. Boşanma konusunda mutabakata varan eşlerin mahkeme sürecini ve boşanma sonrasında yaşanacak süreci son derece titizlikle planlamaları gerekmektedir. Çocuk sahibi olan çiftler vekalet konusunu konuşurken kendi aralarındaki sorunları gündem dışında tutmalıdırlar.

Böylelikle, çocukların geleceği ile ilgili planlama sağlıklı bir zeminde yapılır. Eşlerin maddi konular üzerinde de detaylı şekilde konuşup sorunlarını bir çözüme bağlamaları, davanın anlaşmalı olarak açılabilmesini sağlayacaktır. Nafaka, tazminat, ziynet eşyaları gibi dava sonuçlandıktan sonra başlayacak süreçlerin yanında avukat ve mahkeme masrafları gibi konularda da mutabakat sağlanmalıdır. Bütün yükümlülüklerde mutabık hale gelen eşlerin, anlaşmalı boşanma protokolü hazırlaması ve bu belgeyi mahkemeye sunması gerekmektedir.

Bahsi geçen protokol ne derece titiz ve ciddi hazırlanmış ise dava süreci de bu durumla ters orantılı olarak kısalacaktır. Filhakika hazırlanan protokolde nafaka, tazminat, mal beyanı, ziynet eşyalarının durumu, varsa çocukların velayeti gibi konuların tümü anlaşmalı boşa davasının belirleyici konularıdır. Yetkili olarak atanan mahkemelere hazırlanan protokol ile birlikte başvuru yapılması gerekir.

Boşanma davalarında Aile Mahkemeleri yetkili kılınmıştır, mamafih Aile Mahkemesinin olmadığı yerleşkelerde Asliye Hukuk Mahkemesi sorumludur. Eşlerin hazırladıkları anlaşmalı boşanma protokolünü mahkemeye yazılı olarak sunma zorunlulukları yoktur. Duruşmanın görüldüğü sırada protokolün tutanağa geçirilmesi de boşanma davasını anlaşmalı statüsüne dahil eder.

Anlaşmalı boşanma dava şartlarını taşıyan taraflar boşanmanın asli ve feri olmak üzere tüm hususlarıyla ilgili bir protokol düzenlemek zorundalar. Protokolde boşanma, velayet, velayet kendisinde olmayan tarafın çocukla kişisel ilişkisi, nafaka, maddi ve manevi tazminat, mal rejimine ilişkin alacaklar ayrıntılı bir şekilde düzenlenmelidir. Anılan protokol, mutlaka hukuki bilgisi yeterli bir avukat tarafından hazırlanmalı yahut avukata incelettirilmelidir. Zira protokolde mevcut eksiklikler ve yanlışlar kişilerin sonradan yeni davalara maruz kalmasına neden olabilecektir.

Bir nüshası kendisinde, bir nüshası mahkemede bir nüshası ise davalıda kalmak üzere üç nüsha olarak düzenlenen protokol, hazırlanan anlaşmalı boşanma dava dilekçesi ile birlikte mahkemeye sunulmalıdır. Hazırlanan dava dilekçesi örneği için sitemizde yer alan detaylı yazılara bakınız. Hukuken eksikliği olmayan anlaşmalı boşanma dava dilekçesi ve protokol örnekleri ile birlikte mahkemeye başvuran taraf gerekli harçları yatırması ile boşanma davasını açmış olacaktır. Boşanma davasının açılması ile birlikte mahkeme de tensip zaptı düzenlenecek, duruşma günü tayin edilip iki tarafa tebliğ edilecektir. Duruşma tarihinde mahkemede hazır olan tarafların protokolü kabul ettiklerini beyan etmeleri ve hala boşanma isteğinde olmaları halinde mahkeme tarafından boşanma kararı verilecektir.

Anlaşmalı boşanma davaları her ne kadar basit ve çabuk bitirilen davalar gibi görünse de sürekli bahsettiğimiz üzere protokolde meydana gelen eksiklik sonradan karşı tarafın size dava açmasına neden olabilecektir. Anılan sebeple açılacak maddi talepli yeni davaların önüne geçilebilmesi için protokolünüzün bir avukat aracılığıyla hazırlanmasını ve davanızı bir boşanma avukatının açmasını tavsiye ederiz. Avukatla takip edilen anlaşmalı boşanma davalarında iki fotoğrafınız ve nüfus cüzdanınızla notere giderek çalışmak istediğiniz avukata boşanmak için vekalet çıkartmanız gerekmektedir. Sonrasında tüm işlemler avukat tarafından halledilecektir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Süreci

Boşanma davaları anlaşmalı boşanma davası ve çekişmeli boşanma davası olmak üzere ikiye ayrılırlar. Dava türleri hüküm süresi açısından karşılaştırıldığında anlaşmalı boşanma davası son derece hızlı sonuçlanmaktadır. Eşlerin sunduğu protokolün eksiksiz olması ve kararlarında dava süreci başladıktan sonra bir değişiklik olmaması durumunda 90 gün içerisinde sonuç alındığı bilinmektedir. Protokolün kusursuzluğu ve dava sürecinde hatasız gidebilmek adına dalında uzman bir boşanma avukatına başvurmak olası zaman kayıplarının önüne geçilmesini sağlar. Dava sürecinde sağlanan mutabakat sonucu sürecin sorunsuz geçmesi ve kısa sürmesi anlaşmalı boşanma davasını, Türk Medeni Kanunu’nun en fazla uygulanan hükmü olmasını sağlamıştır. Türkiye’de 1 yılda 130.000 civarında boşanma davası açılmaktadır. Açılan davaların ise

Boşanma Davası Açma Ücreti 2019 

Boşanmaya karar veren tarafların boşanma dava sürecinden sonra en çok merak ettikleri soru boşanma davasının ücreti ne kadar olacağı ve boşanma davası masrafları ne kadar tutacağıdır.Bu yazımız Boşanma Davası Açma Ücreti  2019 yılı için olacaktır. Boşanma davası açma ücreti 2018 yılında ne kadar masraf tutuyordu ,  boşanma davası açma ücreti 2019 yılında ne kadar masraf tutacak ?

Yazımızın içeriğinde Anlaşmalı boşanma ücreti ve çekişmeli boşanma ücreti de bulunmaktadır. Bilgileri sürekli güncelliyoruz, 2019 yılı yeni harç ve Avukat tarifesine göre sizlere konuyu detaylıca anlatacağız. Sonraki güncellememiz Avukatsız boşanma davası açma ücreti ve boşanma davası harç ücreti 2019 hakkında olacaktır.

Boşanma Davası Açılırken Yapılan Masraflar ve Giderler

Bir çift veya çiftlerden herhangi bir taraf boşanmaya karar verdiği zaman ister kendileri isterse avukatları aracılığı ile boşanmak için başvurabilirler. Başvurmadan önce boşanma dilekçesi hazırlanmalıdır. Boşanma dilekçesi bulunulan bölgedeki Aİle mahkemesine verilir ve bu şekilde boşanma süreci başlamış olur. Sonrasında Aile Mahkemesi Hakiminin havale ettiği dilekçe ile mahkeme veznesine, boşanma davası başvuru harcı (Boşanma davası açma ücreti 2019 yılı itibari ile boşanma davası başvuru harcı 44,40 TL’dir) ve yargılama giderleri yatırılır. Yargılama giderleri değişiklik gösterebilir. Yargılama giderlerinin değişiklik göstermesine neden olan faktörler tanık sayısı, boşanma davasının türü yani anlaşmalı ve çekişmeli olmasıdır.

Anlaşmalı Boşanma Davası Açma Ücreti 2019

Açılacak boşanma davasının anlaşmalı mı çekişmeli mi olduğu hususuna göre ücretler de değişiklik gösterecektir. Bilindiği üzere anlaşmalı boşanma dosyalarında tanık, delil bildirilmesine gerek olmadığından peşin harç olarak 44,40 TL alınmakla toplamda yaklaşık 270-300 TL civarında anlaşmalı boşanma dava ücreti, masrafı olmaktadır. Hakim tarafından talep edilmesi ve karar verilmesi halinde taraflar başkaca masrafları da dosyaya yatırmak zorunda kalacaktır.

Çekişmeli Boşanma Davası Açma Ücreti 2019

Çekişmeli boşanma dosyaları ise çok daha masraflı davalardır. Öncelikle her boşanma davasında taraflar 2018 yılı için 35.90 TL olan peşin harcı yatırmak zorundalar. Peşin harcın yatırılmasından sonra dosyada mevcut delillerin sayısına, tanıklara, bilirkişi ve keşif incelemesine göre yatırılacak gider avansı değişecek ve yargılama giderleri belirlenecektir.

Her bir tanık için, her bir delil için ayrı yargılama giderine hükmedileceğinden dava açma ücreti dava dilekçesine göre farklılık gösterecektir.

Belirlenecek keşif, bilirkişi vs gibi ücretler de toplandığından yaklaşık toplamda 750-1000 TL civarında masraf olmaktadır. Ancak bu hususlar ortalama değerlerdir. Bu değer ankara boşanma avukatı ücretleri 2019 için de istanbul boşanma avukatı ücretleri 2019 için de veya antalya, izmir, bursa gibi iller için de geçerli olabilir.

Bu masrafın çok üzerinde çıkabileceği gibi daha az da masraf yapılabilecektir. Burada önemli husus masrafların süresi içerisinde yatırılmasıdır. Aksi halde taraflar dayandıkları delillerden vazgeçmiş sayılabilecekleri gibi davanın kaybedilmesine kadar ağır sonuçlar doğurabilecektir. Çekinmeli boşanma davası açma ücreti bu şekildedir.

Boşanmak İstiyorum Ama Param Yok Ne Yapmalıyım ?

Öncelikle bütün hukuki danışmalarda ve davalarda bir avukatın neden ücret alması gerektiğine değinmeyi gerekli buluyorum. Sonrasında ise boşanma davalarında avukatın ücret alma zorunluluğuna rağmen durumu olmayan kişilerin ne yapmaları gerektiğine değinelim. Son zamanlarda Boşanmak istiyorum param yok ne yapmalıyım ?

Boşanma davası açma ücreti 2019 Boşanmak istiyorum ama Dava Açacak Param Yok ne yapabilirim ? Boşanmak istiyorum ancak Avukat tutacak param yok gibi sorular çokça sorulan sorular arasında yer alıyor. Boşanmak isteyen taraf bayan olduğunda ve çalışmadığında ekonomik şartlardan dolayı boşanma davası açma ücreti aklında soru işaret olarak kalabilir, gayet doğaldır.

Boşanma Davası Ücreti için Param Yok Ne Yapmalıyım ?

Bir avukata danışma için gittiğinizde avukatın size ücretsiz danışmanlık vermesi yahut ücret almadan dava alması disiplin cezasını gerektirir. Bu konuyla ilgili Türkiye Barolar Birliğinin birçok kararı bulunmaktadır. Zira  Boşanma davası açma ücreti 2019 ücretsiz iş almak haksız rekabet ve reklam yasağı kurallarının da ihlali niteliğinde sayılacağından birçok konuda zararlı olacaktır.

Bununla birlikte avukatların aldıkları ücretleri karşılayacak durumu olmayanlar ne yapmalıdır. Zaten boşanma evresinde olan, hayat şartlarıyla mücadele eden kişilerin gerçekten mali durumları bir avukat tutmaya yetmiyor ve kendi başlarına da davayı yürütmek istemiyorlar ise bulundukları baro adli yardım merkezlerine başvurmaları gerekmektedir.

Örneğin bir kişi Sincan da yaşıyor ise ve dava açmak için avukat tutmaya yetecek birikimi yoksa Ankara Batı Adliyesi adli yardım bürosuna başvurmaları ve gerekli evrakları toplamaları akabinde kendilerine avukat atanmasını istemeleri gerekmektedir.

Her baroya göre değişmekle birlikte muhtarlıktan alınacak fakirlik belgesi, tapudan alınacak üzerine kayıtlı gayrimenkul olmadığını gösterir bir belge, SGK dan alınacak çalışılmadığı gösterir bir belge gibi belgeleri toplayarak adli yardım bürolarına teslim ettiklerinde, adli yardım büroları evrakları inceleyecek ve şartlar oluşuyorsa kişiye ücretsiz avukat tayini yapacaktır.

Taraflar evraklarını teslim ettikten sonra kendilerine tebligat gelerek hangi avukatın görevlendirildiği detaylı bir şekilde adres ve telefon bilgileriyle yazılacaktır. Ancak kişi çalışıyor olmasına rağmen kendisini sigortasız göstermesi, evi arabası olmasına rağmen kendisini yoksul durumda göstermesi tespit edilmesi halinde taraf oldukça büyük zararlara girebilecektir.

Bu sebeple bu başvurular yapılırken evrakların doğru mahiyette düzenlettirilmesi oldukça önemlidir. Zira boşanma dava sürecinde yapılacak sosyal kültürel ekonomik durum araştırmalarıyla kişilerin gerçek durumu saklamaları oldukça zordur.

Peki dava harç ve masraflarını karşılama gücü olmayanlar ne yapacaktır? Yukarıda bahsini ettiğim evrakları dava açarken dosyaya sunmanız halinde ve adli yardım talebinde bulunmanız halinde hakim evraklarınızın doğruluğunu ve yeterliliğini inceledikten sonra adli yardımdan yararlanmanıza yani dava harç ve masraflarını ödemenize gerek olmadığına karar verebilecektir.

Boşanma Davası Açma Ücretini kim öder?

Boşanma Davası Ücretini Kim Öder | Boşanma Masraflarını Kim Öder | Boşanma Davası Masraflarını Davayı Kaybeden mi Öder ? 2019 Cevapları

Boşanma Davası Ücretini Kim Öder | Boşanma Masraflarını Kim Öder | Boşanma Davası Masraflarını Davayı Kaybeden mi Öder ? 2019 Cevapları

Boşanma dava ücreti başlangıçta davacı tarafından ödenir. Ancak dava dilekçesinde talep edilmesi halinde dosyanın kazanılması ile masraflar davalıdan talep edilebilecektir.

Vekille takip edilen dosyalarda boşanma davası açma ücreti daha da farklılaşacaktır. Öncelikle avukatın dosyaya baro pulu, vekalet harcı gibi masraflar yapması gerekeceğinden bu husus çok daha kapsamlı şekilde hesaplanacaktır.

Boşanma davasında avukat ücreti de yine müvekkiller tarafından sıklıkla merak edilen sorulardandır. Her boşanma dosyasının münderecatına göre boşanma avukatları, vekalet ücretini asgari sınırlar altında kalmamak üzere tayin edecektir.

Bu hususta Baroların tavsiye niteliğinde ücret hesaplamaları bulunmakla avukatın uzmanlık alanına, yoğunluğuna, tecrübelerine dayalı olarak boşanma fiyatları 2019 da değişiklik gösterecektir.

Müvekkillerimiz yahut danışanlarımız tarafından sıklıkla karşılaştığımız sorunlardan bazıları, boşanma davası ücretlerini kim ödeyeceği, boşanma davasında ne kadar masraf olacağı, bu ücretlerin ne zaman ödeneceği ve zamanında ödenmemesi halinde ne olacağıdır.

Bu yazımızda bu sorunlara değinecek olup, boşanma davası esnasında karşılaşılabilecek masraflar hakkında detaylı bilgilendirme yapacağız.

Boşanma davasının ilk açılış evresinde öncelikle yıldan yıla değişen oranlarla dava harcı alınmaktadır. Boşanma davası açma ücreti 2019 yılı için hesaplarken Boşanma davaları 2019 yılı başvuru harcı 44 TL dir. Ayrıca her mahkeme yapılacak tebligat giderleri ve usuli işlemlere göre çekişmeli boşanma davalarında ortalama 250 TL civarından gider avansı olarak yargılama gideri yatırılmasını istemektedir.

Bu yargılama giderleri boşanma davasının sürüncemede kalmaması ve en hızlı ilerlemesi gereğince dava açılırken peşin olarak davacıdan alınmaktadır. Bununla birlikte ödenecek diğer giderler dava dilekçesine göre değişiklik gösterebilmektedir.

Fazladan tanıklara tebligat çıkarılması, tanık masrafları, bilirkişi incelemesi, keşif incelemesi, maddi talepler ile ilgili olarak mahkeme hakimi sonradan da masraf yatırılmasına karar verebilecektir. Bir dava dilekçesinde bilirkişi, keşif, tanık gibi delillere dayanılıyorsa dava açılırken ayrıca bunlarında ücretleri yatırılabilecektir. 2019 yılı için ortalama masraflar anlamında şunlar söylenebilir.

Dava dilekçesinde bilirkişi deliline dayanılıyorsa 250 TL, Keşif deliline dayanılıyorsa 375 TL tanık deliline dayanılıyorsa her bir tanık için ortalama 35 TL masraf çıkacaktır. Bu delillere dava dilekçesinde değinmek önemlidir. Hak kaybına uğranmaması açısından dava dilekçesinde bu delillerin yazılmasını tavsiye ederiz. Bu masrafların eksik kalması halinde hakim taraflara süre vererek tamamlanmasını talep edecek, süresi içerisinde masrafı yatırılmayan delillere dayanılamayacaktır.

Tüm bu yargılama masrafları ve harçları kim öder konusunda boşanma davalarının anlaşmalı ve çekişmeli olmasına göre farklılık gösterecektir. Anlaşmalı boşanma davaları iki tarafın rızası ile bu giderler ortak ödenebileceği gibi, masrafların tamamını sadece davacı ya da sadece davalı taraf da üzerine alabilir. Ancak çekişmeli boşanma dosyalarında olay daha farklıdır.

Bu dosyalar da davayı açan taraf davacı, bu 2019 boşanma masrafları dosyaya yatırmak zorundadır. Davanın kazanılması ile yargılama giderlerinin bir kısmı karşı taraf üzerinde bırakılabilecek ve davacı ödemiş olduğu masrafların bir kısmını davalıdan alabilecektir. Bu durumunda dava dilekçesinde talep edilmiş olması gerekmektedir.

Dava sürecinin çok fazla uzaması da yapılan giderlerin artmasına sebep olacaktır. Bu sebeple tarafların davayı kendilerinin takip etmesi aslında avukata vekalet ücreti vermemesi açısından ekonomik gibi görünmüş olsa da, avukatların işleri çok daha hızlı yürüteceği düşünüldüğünden boşanma davalarında bir avukatla çalışmak çok daha faydalı olacaktır.

Ayrıca değinmek gerekir ki boşanma davaları iki tarafın da kendisine avukat tutması ile takip edilen dosyalardandır. Hatta mutlaka değinmek isteriz ki gerektirdiği hukuki bilgi birikimi sebebiyle boşanma davalarınızı mutlaka alanında uzman bir boşanma avukatıyla açmanızı tavsiye ederiz. Bu durumda tarafların aklına takılan sorulardan biri avukatımın ücretini karşı taraf öder mi sorusudur.

Avukatlık Kanunu gereğince bir avukatın ücretini almadan vekalet alıp iş yapması yasaktır. Bu sebeplerden dolayı avukatların vekalet ücreti müvekkilleri tarafından karşılanacaktır. Karşı taraftan istenemeyecektir. Boşanma davası açma ücretleri 2019 yılı için bu şekilde bildirilmiştir.

Boşanma davanızla ilgili ofisimizden alacağınız danışma ile davanızın içeriği öğrenildikten sonra boşanma davası vekalet ücretiniz size bildirilecektir.

Boşanma Davası Açma Sebepleri

Boşanma davası birçok sebepten açılabilir. Ancak genel olarak boşanma fiyatları araştırması yapan boşanma adayları belirli konular nedeniyle boşanmak için bizlere başvurmaktadırlar. Sık karşılaşılan boşanma sebepleri aşağıdakilerdir.

Zina Sebebiyle Boşanma Davası Açma

Zina sebebiyle boşanma davası

Zina sebebiyle boşanma davası

Zina, Türk Medeni Kanunu’ndaki boşanma sebeplerinden birisidir. Boşanma davalarının bir bölümünü de Zina sebebiyle boşanma davası oluşturmaktadır. Literatürde özel ve mutlak kusura dayalı boşanma sebebi olarak yer alan zina, aynı zamanda kesin boşanma sebebi olarak bilinmektedir. Boşanma davasının bu netliğe ulaşabilmesi için aldatma eyleminin ispatlanması son derece elzemdir.

Zina sebebiyle boşanma davasında deliller  davadan sorumlu mahkemeye sunulması sonucunda hâkimler, evlilik hayatının, aldatılmaya maruz kalan eş yönünden hangi konumda olduğuna bakmaksızın boşanma kararı verme imtiyazına elinde bulundurur. Geriye kalan boşanma sebeplerinden farklı olarak Zina Sebebiyle Boşanma Davası , kendine özgün bir kanun maddesinde yer almaktadır. ”

  • (1)Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.
  • (2) Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle, dava hakkı düşer.
  • (3)Affeden tarafın hakkı yoktur.”

İbareleriyle Türk Medeni Kanunu’nun 161. Maddesi olarak anayasadaki yerini almıştır.

Kanun Hükmünde Zina

Anayasal düzenlemeler temel alındığı takdirde, bir eylemin zina sayılabilmesi için eşler arasında bir evlilik olması mecburidir. Aradaki birlikteliğin muteber yahut batıl bir sebepten ötürü zarar görmüş bir evliliğin gölgesinde doğmuş olması hiçbir önem arz etmemektedir. Resmi nikâhlı eşlerin evlenmeden evvel ya da evliliğin bitişinden sonra başka bir bireyle yaşadığı cinsel ilişki, zina kategorisinde kabul edilmemektedir.

Bakış açısının öteki tarafında ise, eşlerin evli olma durumları devam ettiği müddetçe ayrı olmaları ya da boşanma davasını başlatmış olmaları gibi durumların bile tarafların birbirine olan sadakat yükümünü etkilememesi gerektiği vurgulanır. Bu sebep dolayısı ile evlilik halleri devam etmekte olan eşlerin başka bireyler ile cinsel birliktelik kurmaları zina kapsamında yer alır. Türk Medeni Kanunu’ndan münferit olarak İslam Hukuku evli olmayan bireylerin yaşadığı cinsel ilişkileri de zina kapsamına almıştır.

 Zina Sebebi ile Boşanma Davası

Medeni Kanun’a göre hususi boşanma sebeplerinden birisi de zinadır. Zina yoluyla aldatma eylemine ilişkin görülen davalar muhakkak çekişmeli boşanma davası olarak görülür. Hususi olarak eşlerin gerçek boşanma sebebi zina olsa dahi geriye kalan bütün hususlarda anlaşılması durumunda, anlaşmazlığı neden göstermek suretiyle anlaşmalı boşanma ile ayrılabilirler.

Zina davalarının mahkemelerce kabul edilebilmesi için ihanete uğradığını öğrenen eşin, ihanetten sonra süregelen 6 ay içerisinde dava açmış olması zorunludur. Evlilikte aldatılan taraf aldatıldığından haberdar olmasa dahi 5 senelik süre zarfından sonra davacı olma hakkını kaybetmiş olur.

Zinanın İspatı ve Tazminat

Aldatılan eşin zina davası tazminatı için bu durumu ispatlayabilmesi için farklı bir delile ihtiyacı yoktur.Sosyal ağlarzina davasında telefon kayıtları mesajlaşmalar, fotoğraf, tanık ya da herhangi bir rezervasyon bilgisi zinanın ispatı için kâfidir. İspat konusunun ekseninde bir durum fazlasıyla önem arz eder. Davacının ispat edebilmek için sunduğu deliller asla hukuka aykırı olmamalıdır. Hukuka aykırılık tespit edilen deliller davanın kabuk değiştirmesine sebep olabilir.

Bu tarz durumlarda davalı, eşi hakkında ceza davası açma hakkına sahip olur. Zinadan dolayı açılan boşanma davalarında tazminat konusu da son derece gündemi işgal etmektedir. Aldatılan eş açtığı davanın içinde tazminat isteğinde bulunabileceği gibi açacağı başka bir dava ile de tazminat talebinde bulunabilir.

Zina Sebebiyle Boşanma Davası  açmak istiyorsanız ilk yapmanız gereken boşanma davası avukatı ile görüşmektir.  Dava süreci ile ilgili bilgi almak için bize ulaşabilirsiniz.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarılması Nedeniyle Boşanma Davası Nedir ? Evlilik Birliğinin Temelinden Sarılması Nedeniyle Boşanma Davaları

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarılması Nedeniyle Boşanma Davası Nedir ? Evlilik Birliğinin Temelinden Sarılması Nedeniyle Boşanma Davaları

Zina, aldatma, hayata kast, pek kötü muamele, onur kırıcı davranış, akıl hastalığı, küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme gibi özel sebeplere dayanarak açılamayan çekişmeli boşanma davası, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanarak açılabilir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile açılan çekişmeli boşanma davası oldukça ayrıntılı hususları olan ve Yargıtay kararlarının yakından takibi ile açılabilecek bir davadır.

Eski Medeni Kanunumuzda şiddetli geçimsizlik olarak bilinen genel sebebimiz yeni medeni kanunumuzda evlilik birliğinin temelinden sarsılması olarak düzenlenmiştir. Birçok danışanımızda karşılaştığımız sorulardan birisi “evlilik birliğinin temelinden sarılması şartlarının neler” olduğudur. Bu zamana kadar oluşmuş içtihatlar ve kanunun açık hükümleri gereğince bu şartların sınırlı sayıda olmadığı söylenebilir.

Ancak eşine yalan söylemek, eşinin ailesinin sürekli evliliklerine karışması, kaynana ile yaşamak, eşin cimri olması, eşin kumar oynaması, eşin alkol kullanması, sürekli kavga etmek, ailesinin eşine kötü davranmasını engellememek, kadının çalışmasına izin vermemek, eş üzerinde baskı kurmak, kıskanmak, eşin arkadaşlarıyla görüşmesine izin vermemek, ailesine hakaret etmek, eşine sevmediğini söylemek, başka birisini sevdiğini söylemek gibi durumlar evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında önemli rol oynamaktadır.

Bu durumlarla karşılaşan kişiler çekişmeli boşanma davası açarak kendilerini iyi bir şekilde mahkemede ifade etmeleri, usuli tüm işlemleri süreleri kaçmadan yapabilmeleri sonrasında davayı kazanabileceklerdir.

Evlilik birliğinin temelinden sarılması nedeniyle boşanma davalarının en önemli hususu tanıklardır. Zira boşanmanın gerçekleşmesi için sadece bu durumların varlığı yeterli olmayıp bir de bu durumların evliliği diğer eş için çekilmez hale getirdiği kabul edilmelidir.

Evlilik birliğinin temelinden sarılması nedeniyle boşanma davaları usuli ayrıntıları çok olan ve uzmanlık gerektiren davalar olup mutlaka bir boşanma avukatıyla çalışılması gerekmektedir. Yargıtay kararları ile oluşturulan evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı çekişmeli boşanma dilekçesi ile istenilen sonuca ulaşmak için detaylı ve titiz bir çalışmaya ihtiyaç vardır.

Evlilik birliğinin temelinden sarılması nedeniyle boşanma davaları hususunda bir diğer husus kusur durumudur. Kimse kendi kusurundan kaynaklı olaylara dayanarak boşanma davası açamaz. Bu durum Yargıtayın birçok görüşünde de açık bir şekilde ifade edilmiştir.

Bu davalar anlaşmalı boşanma davalarına göre çok daha uzun sürmektedir.

Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası

Şiddet nedeniyle boşanma davası

Boşanma davaları ile ilgili konular arasında önemli olan konulardan biri de Şiddet Nedeniyle Boşanma Davasıdır. Şiddet nedeni ile boşanma sebepleri sadece fiziksel şiddet nedeni ile boşanma olarak değil, cinsel şiddet nedeni ile boşanma , psikolojik şiddet nedeni ile boşanma  ve aile içi şiddet nedeni ile  boşanma şeklinde de olabilir.

Psikolojik 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanunun boşanma davaları esnasında nasıl uygulanacağı yahut bu kanuna dayalı olarak taleplerin mahkeme hakiminden talep edilmesi halinde şartların ne olacağını konularak değinmek istiyoruz.

6284 Sayılı kanunun 4. Maddesinde hakim tarafından verilecek koruyucu tedbirlere değinirken 5. Maddesinden hakim tarafından verilecek önleyici tedbirlere değinilir.

4. madde de şu hükümlere yer verilmiştir:

“Bu Kanun kapsamında korunan kişilerle ilgili olarak aşağıdaki koruyucu tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir:

  1. İşyerinin değiştirilmesi.

  2. Kişinin evli olması hâlinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi.

  3. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunundaki şartların varlığı hâlinde ve korunan kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması.

  4. Korunan kişi bakımından hayatî tehlikenin bulunması ve bu tehlikenin önlenmesi için diğer tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması hâlinde ve ilgilinin aydınlatılmış rızasına dayalı olarak 27/12/2007 tarihli ve 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu hükümlerine göre kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerinin değiştirilmesi.”

Şiddete uğrayan, uğrama tehlikesi bulunan şiddet mağduru bu taleplerin gerek boşanma davası devam ederken gerekse boşanma davasından ayrıca bu tedbirlere karar verilmesini isteyebilir. Şiddet nedeniyle boşanma dava dilekçesi oluşturulurken mutlaka hangi koruma tedbirlerine karar verilmesinin istendiği açıkça dilekçeye yazılmalıdır.

Hakim uygun gördüğü talebe ya da taleplerden birkaçına aynı anda karar verebilecektir. Bu tedbirler tadadi değildir yani hakim bu tedbirlerden birine ya da birkaçına karar verebilecekken benzer tedbirler de uygulayabilecektir. Şiddet nedeniyle boşanma davası görüldüğü üzere kanunlarımız tarafından da ayrı bir öneme tabi tutulmuştur.

5. Madde de bahsedilen önleyici tedbirler ise şunlardır:

“Şiddet uygulayanlarla ilgili olarak aşağıdaki önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir:

  1. Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması.

  2. Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi.

  3.  Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması.

  4. Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması.

  5. Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması.

  6. Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi.

  7. Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi.

  8. Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi.

  9. Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi.

  10. Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil, muayene ve tedavisinin sağlanması.

  11. Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması.

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunar. Hâkim tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.

Bu Kanunda belirtilen tedbirlerle birlikte hâkim, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler ile 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkilidir.

Şiddet uygulayan, aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan yahut katkıda bulunan kişi ise 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla hâkim, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir.”

Bu hükümden de görüleceği üzere boşanma davası psikolojik şiddet, boşanma davası cinsel şiddet, boşanma davası fiziksel şiddet, boşanma davasında psikolojik şiddet hususları hakkında alınacak önlemlere tek tek değinilmiştir.

Bu önlemler boşanma davasıyla birlikte istenebileceği gibi ayrıca yapılacak bir başvuru ile de istenebilir. Anılan madde hükmü oldukça açık mahiyettedir. İstenilen koruma kararında hakim uygun gördüğü tedbirlere karar verebilir.

Burada önemli olan husus boşanma davasında kadın şiddetin ispatıdır. Hakim tarafından koruyucu tedbir kararı verilmesi için herhangi bir delil veya belge araştırması gerekmezken önleyici tedbir kararı verilebilmesi için kişinin şiddet uyguladığı ya da uygulama tehlikesinin varlığı ile ilgili olguların bulunması gerekmektedir. Aksi yöndeki uygulama kötüye kullanımlara sebebiyet verebilecektir.

Kadına Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası

Kadına Şiddet Nedeniyle boşanma Davaları kadına yönelik şiddet ve boşanma kadına şiddet nedeniyle boşanma kadına şiddet boşanma sebebi

Kadına Şiddet Nedeniyle boşanma Davaları kadına yönelik şiddet ve boşanma kadına şiddet nedeniyle boşanma kadına şiddet boşanma sebebi

AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN HAKKINDA GENEL BİLGİLER

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun, şiddete uğramış, uğrama tehlikesi olan kadınları, çocukları, aile bireylerini korumayı amaçlayan bir kanundur. Kanunda ayılan kişilere karşı şiddeti önlemeyi ve şiddetten korumayı amaçlayan bu kanunumuz Türk hukukunda çok önemli bir yere sahiptir.

Özellikle boşanma davalarında kadına şiddet konusu titizlikle değerlendirilmesi gereken bir husustur. Bu sebeplerle Boşanma davası açma ücreti 2019 yazımızda bu kanuna öncelikle kadına şiddet anlamında genel olarak sonrasında ise ayrıntılarıyla değinmek istedik.

Mülga 4230 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun 6284 sayılı kanun ile ortada kalkmış ve bu kanunla eski kanuna nazaran şiddete uğrayan, uğrama tehlikesi olan, korunması amaçlanan mağdurların kapsamı genişletilmiştir.

Önceki kanunumuzda sadece aile bireyleri olarak ifade bulan mağdurlar bu kanun ile kadın, çocuk, aile bireyleri ve ısrarlı takip mağdurları olarak değiştirilmiştir. Ayrıca eski kanunumuzda olmayan “şiddete uğrama tehlikesi bulunan” kişilerde koruma kapsamına alınmıştır. Bu durum şiddetin önlenmesi açısından atılmış çok önemli bir adımdır.

Kanun kapsamında geçen kadın, çocuk, aile bireyi ve ısrarlı takip mağdurundan ne anlaşılması gerektiğine ayrıntılarıyla değinelim:

  • Kadın: Biyolojik cinsiyeti kadın olarak ve doğan veya erkek olan cinsiyetini kadın olarak değiştiren kişidir.

  • Çocuk: Ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişidir.

  • Aile bireyi: Birbirlerine kan bağı, evlilik bağı ile bağlı olan ya da sosyal hayatın getirdiği şekilde aynı ev içerisinde yaşayan kişiler de belirli koşulların sağlanması halinde aile bireyi olarak kabul edilmiştir. Burada şiddete uğrayan erkek in de haklarına değinilmiştir. Her ne kadar günümüz koşullarında sadece kadınlar şiddete uğrar gibi düşünülse de kadınların da ekonomik hayatta varlıklarının olması ve gittikçe sosyal hayatta yer edinmeleriyle erkeklerin de şiddete maruz kaldığı olaylar olmaktadır.

  • Tek taraflı Israrlı Takip Mağduru: Bir kişiye karşı tehditkar, ısrarcı bir şekilde kişinin kendi can ve mal güvenliğinden tehlike ve korku duyacağı kadar baskı uygulanması halinde bu durumdan mağdur olan kişiyi ifade etmektedir. Bu durumda önemli olan süregelen davranışların tek taraflı ve ısrarcı bir şekilde devam etmiş olmasıdır. Israrın içeriğinin bir önemi yoktur. Fiili, sözlü veya yazılı olabilir.

6284 sayılı kanunumuz yukarıda saydığımız kişilere karşı muhtemel ve olmuş tehlikeleri ve şiddeti önlemeyi amaçlayan kanundur. Burada bahsedilen şiddet, ekonomik, fiziksel ve cinsel şiddet olabilir.

Şiddet çoğu zaman güç kullanılarak kadını dövme, vurma, kötü davranma eylemi olarak kullanılsa da genel anlamıyla huzuru bozan ve tartışmaya yol açan davranışlar anlamına gelmektedir. Bu sebeple şiddet sadece fiziksel değildir. Ekonomik, psikolojik ve cinsel şiddet de mevcuttur. 6284 sayılı kanunumuz aile ve ev içi şiddeti, fiziksel şiddeti, ekonomik şiddeti, cinsel şiddeti ve açıkca kadına yönelik şiddeti engellemeyi ve önlemeyi amaç edinmiştir.

Kadına yönelik şiddet, bir bireyin sadece kadın olduğu için maruz kaldığı şiddet türüdür. Cinsiyete dayalı bu ayrımcılıktan kaynaklı şiddet kadına ilişkin açıkça insan haklarının ihlali sayılmaktadır. Kız çocuklarının cinsel istismarı, tecavüze uğraması, dövülmesi, öldürülmesi de bu kapsamda değerlendirilmektedir.

6284 sayılı Kanunumuz şiddetin engellenmesi amacıyla birçok koruyucu ve önleyici tedbirlere yer vermiştir. Bu tedbirler idarenin mülki amiri tarafından verilebileceği gibi kişilerin Aile Mahkemelerine yaptıkları başvurular aracılığıyla da verilebilecektir. Verilecek tedbirlerin içerikleri kanunun 3. Ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Boşanma davaları sırasında 6284 sayılı kanuna dayalı olarak istenecek koruma kararlarının titizlikle değerlendirilmesi gerekmektedir. Belirli bir süre için verilen bu kararların kadına şiddet uygulanması halinde cezai yaptırımlarının olması için süresi biter bitmez uzatılmasının talep edilmesi de oldukça önemlidir. Bu sebeple boşanma davalarında kadına şiddetle ilgili olarak mutlaka alanında uzman boşanma avukatları ile çalışılmalıdır.

Boşanma davası açma ücreti 2019 bilgilendirme yazımızın sonuna gelmiş bulunmaktasınız. Çekişmeli boşanma davası açma ücreti , anlasmali boşanma davası açma ücreti,  Boşanma davası açmak için avukat ücretleri,  Boşanma davası açmak için gereken ücret, Boşanma harç ücretleri, avukat ücretleri, boşanma masrafları ve fiyatları ne kadar olur gibi çokça merak edilen sorular hakkında bilgilendirmeye çalıştık. Konu ile ilgili diğer yazılarımıza blog bölümümüzden ulaşabilirsiniz.

Anlaşmalı boşanma protokolü örneği 2019

Aşağıda anlaşmalı boşanma davalarına sunulmak üzere tanzim edilmiş örnek bir anlaşmalı boşanma protokolü örneği bulunmaktadır. Her davanın konusu farklı olup anılan protokollerin düzenlenmesi evresinde mutlaka bir avukatla görüşülmesini tavsiye ederiz. Ayrıca yazının en altındaki bağlantılardan anlaşmalı boşanma protokolünü pdf ve word olarak indirebilirsiniz. Ankara Boşanma Avukatı Tülin Babaoğlan Yılmaz olarak sizlere boşanma avukatlığı danışmanlığı sunmaktayız. Bu yazımızdaki anlaşmalı boşanma protokolü örneği 2018 yılı içinde hazırlanmış ancak anlaşmalı boşanma protokolü örneği 2019 yılında da geçerlidir.

Anlaşmalı boşanma protokolü örneği

1.TARAF :

2.TARAF :

HÜKÜMLER :

İşbu protokol protokolün imzalanması ile açılacak boşanma davasının anlaşmalı olarak karara bağlanmasını talep etme gereği hasıl olmuştur.

  1. BOŞANMA HUSUSU

Her iki taraf da karşılıklı olarak boşanmayı kabul etmişlerdir. Evlilik birliğinin sona erdirilmesi hususunda her iki taraf da mutabıktırlar.

Tarafların müşterek çocukları bulunmamaktadır.

  1. NAFAKA HUSUSU

Taraflar dan … diğer taraftan aylık… miktarında yoksulluk ve tedbir nafakası istemektedirler. Nafaka her ayın.. gününde bildirilen hesaba yatırılacaktır.

  1. TAZMİNAT HUSUSU

Taraflardan… diğerine … tutarında tazminat ödemeyi kabul ve tahhüt etmektedir. İşbu tazminat bedelinin içerisinde ziynet eşyalarından kaynaklı alacaklarda mevcuttur.

  1. GAYRİMENKULLER HUSUSU

Tarafların evlilik birliği içerisinde ortak emek ve çabalarıyla elde ettikleri malvarlığı ve paylaşımı şu şekildedir. ..

Taraflar gayrimenkullerin paylaşımı hususunda şu şekilde anlaşmıştır…

  1. MAL PAYLAŞIMI

Ortak Konut içerisinde taraflar kendilerine ait olan ve anlaşmalı boşanma protokolünde detayına girilmeyen tüm kişisel ve ev eşyası olarak kabul edilebilecek tüm maddi varlıkları; şimdi ve gelecekte ortak konut içerisinden almışlardır

  1. YARGILAMA GİDERLERİ

İşbu dava masrafları … üzerinde bırakılacaktır. Avukatlar karşı taraftan vekalet ücreti talep etmeyecek olup; vekalet ücretleri kendi müvekkilleri olan taraflarca karşılanacaktır.

SONUÇ :

Yukarıda açıklanan tüm hususlar üzerinde taraflar mutabakata varmış olup işbu protokol sayın mahkemeye sunulmak üzere karşılıklı teati sonucu tanzim ve imza olunmuştur.

Anlaşmalı boşanma protokolü örneği word : İNDİR

Anlaşmalı boşanma protokolü örneği pdf : İNDİR

Sayfa İçeriği :

anlaşmalı boşanma protokolü
anlaşmalı boşanma protokolü örneği indir
anlaşmalı boşanma protokol ihlali
anlaşmalı boşanma protokol örneği word
anlaşmalı boşanma protokolü örneği avukatsız
anlaşmalı boşanma protokolü dilekçe örneği
anlaşmalı boşanma protokolü doc
anlaşmalı boşanma protokolü 2019 word

Evliliğin iptali davası

Evliliğin iptali Davası hakkında bilgilendirme yazımızdır. İptal edilebilecek olan evlenmelerden kasıt şeklen meydana gelmiş, ancak bazı nedenlerle sonradan ortadan kaldırılabilecek olan evlenmelerdir. Bu evlenmeler hakim kararıyla iptal edilene kadar geçerli bir evliliğin tüm sonuçlarını doğururlar. Bu nedenle mutlak yahut nispi butlanla olsun fark etmez, evliliğin iptali halinde iptal kararları geçmişe etkili değildir. Yani iptal kararının kesinleşmesi ile evlilik kurulduğu günden itibaren değil, iptal kararının kesinleştiği tarihten itibaren ortadan kalkar.

Evliliğin iptali davası iptal sebepleri

Evliliğin iptalini gerektirecek sebepler mutlak butlan ve nispi butlanla batıl olması hali olarak ikiye ayrılır.

  • Evliliğin İptalinde Mutlak Butlan Nedeniyle Dava Hakkı

Bu haller Türk Medeni Kanunu’nun 145. Maddesinde sayılmıştır:

  1. Eşlerden biri evlenme sırasında zaten evli ise

  2. Eşlerden biri evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun ise

  3. Eşlerden birinin evlenmeye engel olacak akıl hastalığı var ise,

  4. Eşler arasında evlenmeye engel olacak hısımlık var ise

Evlilik mutlak butlanla batıl kabul edilir. Bu hallerin varlığı halinde ilgili olan herkes ve cumhuriyet savcısı resen dava açabilir. Bu kişilerin açacağı davalarda her iki eş de davalı olarak gösterilir. Bir eşin açacağı davalarda diğer eş davalı olacaktır.

Evliliğin iptali davası | Evliliğin İptali Davasında İptal Sebepleri Nelerdir | Evliliğin iptali sebepleri ve evlilik iptali davasının özellikleri, unsurları

Eşlerden birinin ölümü halinde cumhuriyet savcısının dava açma hakkı kalkacak, ancak ilgisi olan herkes ölen eş ya da eşlerin mirasçılarına karşı açılacaktır.

Eğer evlilik sona ermiş ise, cumhuriyet savcısı tarafından iptal davası açılamaz.Fakat bu halde de her ilgili mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir.

Akıl hastalığının sonradan geçmesi yahut ayırt etme gücünün sonradan kazanılması halinde sadece iyileşen eş dava açabilir.

Evliyken yeniden evlenen kimsenin evliliği, mutlak butlan kararı verilmeden önce sona ermiş ise ve ikinci evlilikteki eş iyiniyetli ise bu evlenmenin butlanına karar verilemez.

  • Evliliğin İptalinde Nispi Butlan Nedeniyle Dava Hakkı

Bu halde evlenmenin iptali davası sadece eşler ve yasal temsilciler tarafından açılabilir. Başkaca hiç kimse nispi butlan sebebiyle evlililiğin iptalini talep edemez.

Eşler tarafından nisbi butlan sebebiyle evliliğin iptali ancak aşağıdaki sebeplerle açılabilir:

  1. Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk

  2. Yanılma

  3. Aldatma

  4. Korkutma

Mutlak butlan nedeniyle evliliğin iptalinde hak düşürücü süre olmamasına rağmen nisbi butlan sebebiyle iptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve herhalde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Bu süre mahkemece resen göz önüne alınmak zorundadır.

Evliliğin iptali Davası Sonuçları

Mahkemece butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılırlar.

Çocuklar ile ana ve baba arasındaki ilişkilere boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

Evlenmenin butlanına karar verilirse, evlenirken iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur.

Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

İlgili Yazılar :

BABALIK DAVASI NEDİR? NASIL AÇILIR?

Türk Medeni Kanunu’nun 301/1 maddesine göre çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler. Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Babalık davaları açıldıktan sonra Cumhuriyet Savcısına ve hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir.

Davalının, çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması babalığa karine sayılır. Bu sürenin dışında olsa bile fiili gebe kalma döneminde davalının ana ile cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilirse aynı karine geçerli olur. Davalı çocuğun babası olmasının olanaksızlığı veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ispatlarsa karine geçerliliğini kaybeder.

Örneğin evlilik içerisinde doğmuş bir çocuğun babası koca sayılacaktır. Ancak gerçekte babası başka bir kişi ise önce koca ile çocuk arasındaki soybağı ilişkisinin kaldırılması gerekmektedir. Çocuğun bir başka erkekle soybağı ilişkisi ortadan kaldırılmadıkça babalık davasının dinlenmesi mümkün değildir. Bu şekilde bir dava açılması halinde öncelikle babalığın tespiti talebinin eldeki dosyadan tefrik edilmesi, başka bir esasa kaydedilmesi, soybağının reddi davasının sonucunun beklenmesi ve ona göre karar verilmesi gerekmektedir.

Babalığın tespiti davalarında mahkemece küçüğe kayyım tayin ettirilip davanın kayyım, cumhuriyet savcısı ve hazineye ihbar edildikten sonra işin esasına girilerek karar verilmesi gerekir. Bu durum 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 337. Maddesinde açık bir şekilde düzenlenmiştir. Anılan madde hükmüne göre evlilik birliğinin bulunmaması halinde velayetin anaya ait olacağı, 426/2 maddesinde ise yasal temsilci ile küçüğün menfaati çatıştığında küçüğe kayyım atanacağı, 301. Maddesinde de babalık davasının Cumhuriyet Savcısına ve Hazineye, dava ana tarafından açılmış ise kayyıma, kayyım tarafından açılmış ise anaya ihbar edileceği bildirilmiştir. Tüm bu ihbarlar yapıldıktan sonra dosyada işin esasına girilebilir.

Babalık iddiası ile ilgili olarak çocuk, anne ve baba olduğu iddia edilen kişiye ait gerekli kan ve doku örneklerinin alınıp DNA testi yaptırılıp alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekir.

Ayrıca babalık davalarında nüfus müdürlüğüne husumet yönlendirilemez. Bu nedenle dava da nüfus müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi onu yasal hasım haline getirmez.

Türk Medeni Kanunu’nun 284. Maddesi hükmünce soybağına ilişkin davalarda, hakim maddi olguları resen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder. Soybağına ilişkin hiçbir dava da kabul hüküm doğurmaz. Bilindiği üzere kabul sadece tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilecekleri hususlarla alakalı olarak hüküm doğurur. Soybağının reddi ve babalık davaları gibi davalar ise kamu düzenine ilişkindir, bu tarz davalarda soybağının belirlenmesi için DNA testinin yaptırılıp kan ve genetik bulgular yönünden resen araştırma yapılması gerekir.

Babalık davası çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir. Ananın dava hakkı doğumdan itibaren bir yıl geçmekle düşer. Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi varsa bir yılık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir. Yasada çocuk için hak düşürücü süre bulunmamaktadır.

Ana babalık davası ile birlikte veya ayrı olarak baba ve mirasçılarından aşağıdaki giderlerin karşılanmasını isteyebilir:

  1. Doğum giderleri

  2. Doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri

  3. Gebeli ve doğumun gerektirdiği diğer giderler

Çocuk ölü doğmuş olsa bile hakim bu giderlerin karşılanmasına karar verebilir. Üçüncü kişiler ve sosyal güvenlik kuruluşlarınca anaya yapılan ödemeler, hakkaniyet ölçüsü gereğince tazminattan indirilir.

Boşanma davalarında maddi ve manevi tazminat hususları oldukça önemli konulardır. Bu konuda detaylı bilgi edinmek için daha önce yayınlanan boşanma makalelerimizi okuyabilirsiniz. Bu yazımızda içtihat niteliği kazanmış olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı’na yer verilecek ve eşe şiddet uygulamanın manevi tazminat açısından önemine değinilecektir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2012/2707 E. 2013/303 K. 06/03/2013 tarihli kararına göre;

“Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat çoktur.Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42 ve 44. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 174/1.maddesi; “Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini…” hükme bağlamıştır. Bu hüküm gereğince, maddi tazminata hükmedilebilmesi için temel koşul, tazminat isteyen tarafın boşanmada kusursuz veya daha az kusurlu olması ve boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatlerinin zedelenmiş bulunmasıdır.

Hukuka aykırı ve kusurlu bir davranış sonucu hakkı ihlal edilenin zararının giderilmesi, menfaatinin denkleştirilmesi hukukun temel ilkesidir. Ancak, Türk Medeni Kanunu’nun 174/1.maddesi, genel tazminat esaslarından ayrılmış ve kendisine özgü kural getirmiştir.
Haksız fiil tazminatının temel unsuru olan “gerçek zararın belirlenmesi” koşulu, Aile Hukukunda, Borçlar Hukuku’ndaki düzenlemeden farklıdır. Eşler arasındaki ilişkinin özelliği itibarıyla burada gerçek zararı tam olarak belirlemek zordur.

Bu özelliği nedeniyledir ki, yasa, menfaati zedelenene, uygun bir tazminat verileceğini açıklamıştır. Hakim, tazminat miktarını takdir ederken, kusurun ağırlığını, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, evlenme şanslarını, ortalama yaşam sürelerini, yaşam seviyelerini ve geçim koşullarını göz önünde tutarak, makul ve herkesçe kabul edilebilir bir miktar belirlemelidir.

Kanun, mevcut veya beklenen menfaatin neler olduğunu göstermemiştir. Mevcut menfaatin belirlenmesinde ölçü, genel olarak evlilik birliğinin eşlere sağladığı yararlardır. Beklenen menfaatler de, evliğin devamı halinde eşlerden birinin diğerine gelecekte sağlaması muhtemel olan çıkarlardır.

Aile birliği, eşler arasında eşitliğe dayanır (Anayasa m.41). Başka bir ifade ile eşler, evlilik birliğinde eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir. Eşler, birlikte yaşamak, birbirlerine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar (TMK.m.185/3). Birliği beraberce yönetirler (TMK.m.186/2). Evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılırlar.

(TMK.m.186/3) Boşanma halinde eşlerden birinin, diğerine, emek veya malvarlığıyla sağladığı katkı ve desteği yitirmesi, yoksun kalınan bu desteğin maddi değeri kadar mevcut menfaatin ihlalidir. Türk Medeni Kanunu’nun 174/1.maddesinde maddi tazminat talebi için kadın ve erkek yönünden bir ayrım yapılmamıştır (Hukuk Genel Kurulu’nun 24.10.2007 gün ve E:2007/2-787, K:2007/766 sayılı kararı). Boşanma sonucu eş en azından diğerinin maddi desteğini yitirecektir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesine göre, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebileceği öngörülmüştür.
Manevi tazminat, bozulan manevi dengenin yerine gelmesi için kabul edilmiş bir tatmin (veya telafi) şekli olup, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı teşkil etmesi halinde manevi tazminata hükmedilir

Manevi tazminatın miktarının belirlenmesinde ise, kişilik haklarına yapılan saldırının niteliği ve tarafların ekonomik – sosyal durumu dikkate alınmalıdır

Eşe şiddet uygulanmasının TMK’nun 174/2 anlamında kişilik haklarına saldırı oluşturacağı her türlü duraksamadan uzak olduğuna ve dosya kapsamına, tarafların ekonomik durumlarına göre, verilen maddi ve manevi tazminat miktarı yerinde olup, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.”

Türk Medeni Kanunu’nun 282. Maddesine göre “Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulur. Çocuk ile baba arasındaki soybağı, ana ile evlilik,tanıma veya hakim hükmüyle kurulur. Soybağı ayrıca evlat edinme yoluyla da kurulur.”

TMK 284. Hükmüne göre soybağına ilişkin davalarda hakim maddi olguuları resen araştırı rve kanıtları serbestçe takdir eder. Taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlüdürler. Davalı hakimin öngördüğü araştırma ve incelemeye rıza göstermezse, hakim durum ve koşullara göre bundan beklenen sonucu onun aleyhine doğmuş sayabilir. Bu durumdan kaçınılması halinde de HMK 292. Maddesine göre de zor kullanılarak DNA testi yaptırılabilir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 21/09/2017 tarihli kararında da şu hükümlere yer verilmiştir: “HMK 292. Maddesi uyarınca dava dilekçesindeki talep çerçevesinde mahkemece tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak babalık iddiası ile ilgili olarak DNA testi yaptırmak üzere davalıya meşruhatlı davetiye çıkarılarak DNA testi için gerekli kan ve doku örneklerini vermesi, aksi takdirde zor kullanılarak bu testlerin yaptırılacağının ihtar edilmeli, buna rağmen davalı gelmez veya gelir de kan ve doku örneklerini vermez ise bu incelemelerin zor kullanılarak yapılmasına karar verildikten sonra DNA testi yaptırılıp alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekir.”

Bu durumda tarafınıza karşı soybağı ile ilgili dava açıldığından sadece DNA testinden kaçıs bir çözüm olmayacak, hakim zorla yaptırılmasına karar verecektir.

Peki davacı DNA test masrafını yatırmazsa ne olacaktır? Yine yargıtay’ın verdiği kararlar doğrultusundan davacının DNA test masrafını yatırmaması durumunda dava reddedilmemeli, HMK 325. Hükmünce masrafın daha sonradan haksız çıkan taraftan alınmak üzere Devlet hazinesinden karşılanmasına karar verilmelidir.

Bilindiği üzere evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır. Bu süre geçtikten sonra doğan çocuğun kocaya bağlanması, ananın evlilik sonrasında gebe kaldığının ispatı ile mümkündür.

Koca da soybağının reddi davası açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava ana ve çocuğa karşı açılır.

Evlenmeden başlayarak en az yüksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla üçyüz gün içinde doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır.

Koca davayı, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içerisinde açmak zorundadır. Daha önceden beş yıl olan süre iptal edilerek yeni madde metninde süre bir yıla indirilmiştir. Çocuk ise ergin olduğu tarihten itibaren en geç bir yıl içerisinde dava açmak zorundadır. Tüm bu davalarda gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.

Bizi Arayın
Yol Tarifi