Türk Medeni Kanunu, boşanma ve tazminat konularında genel çerçeveyi çizer ancak bu çerçevenin içini dolduran esas güç Yargıtay içtihatlarıdır. Kanun maddeleri soyut ve genel ifadeler içerirken, Yargıtay kararları somut olaylara dayandığı için “uygulamanın rehberi” niteliğindedir. Bir boşanma davasında hangi davranışın “tam kusur”, hangisinin “ağır kusur” sayılacağı veya hangi eylemlerin boşanma tazminat sebepleri arasında yer alacağı, Yüksek Mahkeme’nin yerleşik kararlarıyla belirlenir.
Yerel mahkemeler, karar verirken Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 2. Hukuk Dairesi’nin görüşlerini esas almak zorundadır. Bu nedenle davanızı sadece kanun maddelerine göre değil, güncel Yargıtay uygulamalarına göre şekillendirmeniz gerekir. Tazminatın temel mantığını ve dava türlerini anlattığımız boşanmada maddi ve manevi tazminat davaları rehberimizden sonra, bu makalede Yargıtay’ın “sebep ve sonuç” ilişkisine nasıl baktığını, kusur oranlarını nasıl dağıttığını inceleyeceğiz.
Yasal Dayanak ve Tazminatın Temeli
Boşanma davalarında tazminat taleplerinin yasal zemini, kusur ilkesine dayanır. Yargıtay’ın tüm içtihatları, Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesindeki şu temel kural üzerine inşa edilmiştir:
“Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun bir miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.”
Bu madde gereği, Yargıtay bir eylemi “tazminat sebebi” sayabilmek için iki şeye bakar: 1) Olayda kusurun varlığı, 2) Bu kusurun diğer eşte maddi veya manevi zarar yaratması.
Yargıtay’a Göre Başlıca Tazminat Sebepleri
Yargıtay kararlarında “kusur” olarak tanımlanan ve tazminat ödenmesini gerektiren yüzlerce farklı davranış modeli vardır. Bunlar, evlilik birliğinin temelden sarsılmasına yol açan ve eşin kişilik haklarını zedeleyen eylemlerdir.
Yargıtay içtihatlarında en sık karşılaşılan ve kesin tazminat sebebi sayılan haller şunlardır:
- Sadakatsizlik (Zina ve Güven Sarsıcı Davranışlar): Yargıtay, sadece cinsel birlikteliği değil; sosyal medyada flörtleşmeyi, eski sevgiliyle görüşmeyi veya eşinden gizli sık sık telefon görüşmeleri yapmayı da “sadakatsizlik” kapsamında değerlendirir ve ağır kusur sayar.
- Fiziksel ve Psikolojik Şiddet: Eşini dövmek, itmek, eşya fırlatmak fiziksel şiddet; hakaret etmek, aşağılamak, “seni sevmiyorum” demek psikolojik şiddettir. Her ikisi de tazminat sebebidir.
- Ekonomik Şiddet: Eşin çalışmasına izin vermemek veya zorla çalıştırmak, evin ihtiyaçlarını karşılamamak, aşırı borçlanarak aileyi zora sokmak.
- Cinsel Şiddet ve Kaçınma: Cinsel ilişkiden sebepsiz yere kaçınmak veya eşi istemediği ilişki türlerine zorlamak.
- Aile Müdahalesine Sessiz Kalmak: Yargıtay’ın son yıllardaki önemli bir içtihadına göre; eşini kendi ailesinin (kayınvalide/kayınpeder) hakaretlerine veya kötü muamelesine karşı korumayan, buna sessiz kalan eş de kusurludur ve tazminat ödemelidir.
Bu sebeplerin varlığı tek başına yetmez, mahkemede hukuka uygun delillerle kanıtlanması gerekir. İspat yöntemlerinin Yargıtay tarafından nasıl değerlendirildiğini boşanma davasında kusur tespiti ve tazminata etkisi makalemizde detaylandırdık.
Kusur Oranlarının Dağılımı
Yargıtay, boşanma davalarında “Ya hep ya hiç” mantığıyla hareket etmez. Tarafların kusurlarını bir teraziye koyar ve tartar. Bu tartma işlemi sonucunda ortaya çıkan “Kusur Oranı”, tazminatın kaderini belirler.
1. Tam Kusurlu Eş
Olayların tek sorumlusu bir taraftır. Diğer eşin hiçbir hatalı davranışı yoktur.
- Sonuç: Tam kusurlu eş, karşı tarafa hem maddi hem manevi tazminat öder. Kendisi tazminat veya yoksulluk nafakası alamaz.
2. Ağır (Baskın) Kusurlu Eş
Her iki tarafın da hatası vardır ancak biri diğerinden daha kusurludur. Örneğin; kadın eşine “beceriksiz” diyerek hakaret etmiş (az kusur), erkek ise buna karşılık şiddet uygulamışsa (ağır kusur); erkek ağır kusurludur.
- Sonuç: Ağır kusurlu eş, az kusurlu eşe tazminat öder. Az kusurlu eşin de hatalı olması, tazminat almasına engel değildir, sadece miktarda indirim sebebi olabilir.
3. Eşit Kusurlu Eşler
Yargıtay, tarafların kusurlarını denk görürse (Örn: Karşılıklı hakaretleşme veya karşılıklı şiddet), “eşit kusur” kabul eder.
- Sonuç: Eşit kusur halinde tazminat sıfırlanır. Taraflar birbirinden maddi veya manevi tazminat alamaz. Sadece boşanmaya karar verilir.
4. Az Kusurlu Eş
Diğer tarafa göre daha az hatası olan eştir.
- Sonuç: Tazminat alma hakkı vardır. Yargıtay, “Az kusurlu eş, ağır kusurlu eşten tazminat isteyebilir” ilkesini benimser.
Tazminat Miktarında Yargıtay Denetimi
Yerel mahkeme bir tazminata hükmettiğinde, Yargıtay bu miktarın “ölçülü” olup olmadığını denetler. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik kriterlerine göre tazminat; kusurlu tarafı “yıkıma uğratacak” kadar çok, mağdur tarafı “tatmin etmeyecek” kadar az olmamalıdır.
Örneğin, şiddet uygulayan zengin bir eşin ödeyeceği tazminat ile asgari ücretli bir eşin ödeyeceği tazminat aynı olamaz. Yargıtay, tarafların ekonomik sosyal durum araştırması (SED) raporlarının eksik yapılması durumunda kararı bozar. Miktar belirlemesinde kullanılan bu hassas kriterleri boşanmada manevi tazminat miktarını belirleyen kriterler yazımızda kapsamlıca inceleyebilirsiniz.
Soru-Cevap
Hangi davranışlar Yargıtay’a göre kesin tazminat sebebidir?
Yargıtay içtihatlarına göre şu davranışlar kesin tazminat (maddi ve manevi) sebebidir:
- Sadakatsizlik: Zina yapmak veya güven sarsıcı hareketlerde bulunmak.
- Şiddet: Fiziksel şiddet uygulamak veya eşi ölümle tehdit etmek.
- Terk: Haklı bir sebep olmaksızın ortak konutu terk etmek.
- Birlik Görevlerini İhmal: Evin geçimini sağlamamak, eşin hastalığıyla ilgilenmemek.
- Aşağılama: Eşine hakaret etmek, onu başkalarının yanında küçük düşürmek. Bu eylemlerden birini gerçekleştiren taraf kusurlu sayılır ve diğer eşe tazminat ödemekle yükümlü tutulur.
Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S.)
Eğer Yargıtay veya yerel mahkeme tarafları eşit kusurlu bulursa, tarafların maddi ve manevi tazminat taleplerinin tamamı reddedilir. Kimse kimseden tazminat alamaz. Ancak kadın çalışmıyorsa ve yoksulluğa düşecekse, eşit kusur halinde dahi “yoksulluk nafakası” alabilir.
Hayır. Yargıtay’ın en katı kurallarından biri “Af” müessesesidir. Olaylardan sonra barışan, aynı yatakta yatan, tatile giden veya sosyal medyada mutlu fotoğraf paylaşan eş, diğerini “affetmiş” sayılır. Affedilen olaylar kusur sayılmaz ve tazminat konusu yapılamaz. Ancak affettikten sonra yeni bir olay yaşanırsa, sadece o yeni olay için dava açılabilir.
Hayır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 2018 yılında aldığı karara göre; sadakatsizlik eyleminde bulunan eşin sevgilisinden (3. kişiden) manevi tazminat istenemez. Tazminat sadece evlilik birliğinin tarafı olan kusurlu eşten istenebilir.
Yargıtay, dosya incelemesinde tazminat miktarının hakkaniyet ilkesine uymadığını (çok düşük olduğunu) tespit ederse, kararı “miktar yönünden” bozar. Yerel mahkemeden, kusurun ağırlığına ve günün ekonomik koşullarına uygun, daha tatmin edici bir rakama hükmetmesini ister.
Sonuç
Boşanma davalarının sonucu, sadece haklı olmaya değil, bu haklılığın Yargıtay kriterlerine uygun işlenmesine bağlıdır. Boşanma tazminat sebepleri ve kusur oranları, davanın matematiğini oluşturur. Yanlış bir hukuki niteleme veya hatalı kusur savunması, tazminat hakkınızı kaybetmenize neden olabilir. Yargıtay kararları ışığında kusur, ispat ve tazminat mekanizmasının tüm detaylarına hakim olmak için tazminat davalarında kusur, ispat yükü ve yargıtay uygulamaları sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
İletişim
Yargıtay içtihatlarına hakim, güncel hukuki gelişmeleri takip eden uzman kadromuzla tazminat davanızda yanınızdayız.
Avukat Tülin Babaoğlan Yılmaz’dan profesyonel hukuki danışmanlık ve dava takibi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Adres: Maidan İş ve Yaşam Merkezi C-112, Eskişehir Yolu Bilkent Kavşağı No: 4, Çankaya / Ankara, 06800
Telefon: 0546 646 70 14
WhatsApp: https://wa.me/905466467014