Ekonomik koşulların hızla değiştiği günümüzde, boşanma sürecindeki eşler veya halihazırda nafaka alacaklısı olan kişiler için paranın satın alma gücünü korumak hayati önem taşır. Özellikle Türk Lirası’ndaki değer kayıpları ve yüksek enflasyon, nafaka miktarının zamanla erimesine neden olmaktadır. Bu noktada pek çok müvekkilimiz, alacaklarını güvence altına almak için Türk Lirası yerine Dolar, Euro veya Sterlin gibi döviz cinsinden nafaka talep edip edemeyeceğini sorgulamaktadır. Hukuk sistemimizde kural olarak para borçlarının Türk parası ile ödenmesi esas olsa da, belirli şartların varlığı halinde yabancı para birimi üzerinden nafaka hükmedilmesi mümkündür.
Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu çerçevesinde şekillenen nafaka davaları, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre en adil çözümü üretmeyi amaçlar. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, nafaka yükümlüsünün gelirinin döviz cinsinden olması veya yurt dışında yaşaması gibi özel durumlar, nafaka türünün belirlenmesinde etkili olmaktadır.
Dolar veya Euro ile Nafaka İstenebilir mi? (Yasal Dayanak)
Türk hukukunda sözleşme serbestisi ilkesi gereği, taraflar aralarındaki borç ilişkilerini diledikleri para birimi üzerinden düzenleyebilirler. Ancak nafaka, kamu düzenini ilgilendiren ve hakimin takdir yetkisinin geniş olduğu bir alandır. Kural olarak mahkemeler, ülke sınırları içerisinde yaşayan vatandaşlar için Türk Lirası üzerinden nafakaya hükmeder. Ancak bu kuralın istisnaları mevcuttur.
Yabancı para üzerinden yapılan borçlanmaların (nafaka dahil) hukuki dayanağı ve ödeme esasları, Türk Borçlar Kanunu Madde 99 ile açıkça düzenlenmiştir.
“Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade bulunan borcun, ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu borcun aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.”
Kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere, dövizle ödeme talep etmek yasaldır. Eğer taraflar nafaka miktarını belirleyen faktörler konusunda anlaşmaya varırlarsa (örneğin anlaşmalı boşanma protokolü ile), nafakanın Dolar veya Euro cinsinden ödenmesini kararlaştırabilirler. Mahkeme, tarafların bu iradesini onaylayarak hüküm altına alabilir.
Hangi Durumlarda Dövizle Nafaka Kararı Verilir?
Mahkemelerin döviz cinsinden nafakaya hükmettiği en yaygın senaryolar, nafaka yükümlüsünün (ödemeyi yapacak olan tarafın) ekonomik gerçekliği ile ilgilidir. Hakim, nafaka miktarını belirlerken hakkaniyet ilkesini gözetir. Eğer borçlu tarafın geliri kur artışlarından etkilenmiyor, aksine geliri döviz ile artıyorsa, alacaklının mağduriyetini önlemek adına yabancı para birimi üzerinden karar verilebilir.
Dövizle nafaka kararı verilebilen başlıca durumlar şunlardır:
- Yurt Dışında Yaşayan Eş: Nafaka yükümlüsü eşin yurt dışında çalışması ve maaşını döviz cinsinden alması durumu, talebin kabulü için en güçlü gerekçedir.
- Döviz Geliri Olanlar: Türkiye’de yaşamasına rağmen maaşını yabancı bir şirket üzerinden dövizle alanlar (pilotlar, gemiciler, uluslararası şirket çalışanları vb.).
- Anlaşmalı Boşanma: Tarafların protokolde nafakanın dövizle ödeneceği konusunda mutabık kalması.
Döviz Cinsinden Nafakanın Türk Lirasına Çevrilmesi
Başlangıçta döviz cinsinden belirlenen nafaka, zamanla ödeme güçlüğü yaratabilir. Özellikle ani kur şokları yaşandığında, nafaka yükümlüsü için borç ödenemez hale gelebilir. Hukukumuzda “işlem temelinin çökmesi” veya “aşırı ifa güçlüğü” olarak adlandırılan durumlar söz konusu olduğunda, dövizle belirlenen nafakanın Türk Lirasına çevrilmesi (uyarlanması) talep edilebilir.
Bu süreçte, borçlunun öngörülemeyen bir kur artışı nedeniyle ekonomik mahvına sebep olacak düzeyde bir yük altına girmesi gerekir. Yargıtay, tacir olmayan kişiler için bu şartları daha esnek yorumlayabilmekle birlikte, her kur artışının nafakanın TL’ye çevrilmesi için yeterli sebep olmadığını, dürüstlük kuralının esas alındığını belirtmektedir.
Kur Artışı Nedeniyle Nafaka Uyarlama Davası
Nafaka alacaklısı açısından bakıldığında ise, Türk Lirası üzerinden bağlanan nafakanın enflasyon karşısında erimesi sıkça karşılaşılan bir sorundur. Bu durumda genellikle enflasyon nedeniyle nafaka artırımı davası açılarak TÜFE/ÜFE oranlarında artış istenir. Ancak bazı durumlarda, ekonomik koşullardaki olağanüstü değişiklikler nedeniyle, TL cinsinden olan nafakanın döviz cinsine dönüştürülmesi talebiyle de dava açılabilmektedir.
Bu tür bir uyarlama davasında, hakimin nafakanın para birimini değiştirmesi istisnai bir durumdur. Bunun yerine hakimler genellikle, nafaka miktarını günün ekonomik koşullarına uygun bir TL seviyesine çekmeyi ve yıllık artış oranını belirlemeyi tercih ederler. Eğer nafaka zaten döviz cinsinden ise, yıllık artış oranı (TÜFE gibi) genellikle uygulanmaz; çünkü döviz kurundaki artışın kendisi zaten enflasyonist koruma sağlamaktadır.
Soru-Cevap
Döviz cinsinden nafaka talep edilebilir mi?
Evet, talep edilebilir ancak kabulü belirli şartlara bağlıdır. Özellikle nafaka yükümlüsünün yurt dışında yaşaması, gelirini dövizle elde etmesi veya tarafların anlaşmalı boşanma protokolünde bu yönde anlaşmaları durumunda mahkemeler döviz cinsinden nafaka (Dolar, Euro vb.) hükmedebilir. Standart davalarda ise kural Türk Lirası’dır.
Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S.)
Evet, eşinizin geliri Euro cinsinden ise ve hayatını yurt dışında idame ettiriyorsa, nafaka talebinizi Euro üzerinden yapmanız hukuka uygundur ve mahkemelerce kabul görme ihtimali yüksektir.
Genel kural olarak hayır. Döviz kurlarındaki artış zaten enflasyona karşı bir koruma sağladığı için, Yargıtay kararları gereği döviz cinsinden nafakaya ayrıca TÜFE/ÜFE oranında yıllık artış uygulanmaz.
Evet, açabilir. Ancak “aşırı ifa güçlüğü” şartlarının oluşması gerekir. Sadece kurun artması tek başına yeterli değildir; bu artışın ödeyen tarafı ekonomik olarak mahvına sebep olacak derecede öngörülemez olması incelenir.
Evet, değişen koşullar (örneğin tarafların ekonomik durumunun bozulması veya iyileşmesi) nedeniyle her zaman nafaka artırım veya indirim davası (uyarlama) açılabilir.
Sonuç
Döviz cinsinden nafaka talebi, özellikle ekonomik belirsizlik dönemlerinde alacaklının hakkını koruyan önemli bir mekanizmadır. Ancak bu talebin mahkemece kabul edilmesi, karşı tarafın gelir durumu ve davanın ispat süreçlerine bağlıdır. Kur artışı uyarlamaları, para birimi değişiklikleri veya nafaka artırımı ve miktarının belirlenmesi gibi teknik hukuki konular, Yargıtay içtihatlarıyla şekillenen hassas süreçlerdir.
İletişim
Kur dalgalanmalarına karşı nafaka alacağınızın değerini korumak, dövizle nafaka talep etmek veya mevcut nafakanızı uyarlamak için deneyimli ekibimizle yanınızdayız.
Avukat Tülin Babaoğlan Yılmaz’dan profesyonel hukuki danışmanlık ve dava takibi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Adres: Maidan İş ve Yaşam Merkezi C-112, Eskişehir Yolu Bilkent Kavşağı No: 4, Çankaya / Ankara, 06800
Telefon: 0546 646 70 14
WhatsApp: https://wa.me/905466467014