Anlaşmalı boşanma, evlilik birliğini sonlandırmanın en hızlı yolu olsa da, müşterek çocuklar söz konusu olduğunda süreç büyük bir hassasiyet ve hukuki özen gerektirir. Tarafların, boşanma protokolünde sadece kendi mali durumlarını değil, öncelikli olarak çocukların geleceğini güvence altına alan düzenlemeler yapması yasal bir zorunluluktur. Anlaşmalı boşanmada çocukların durumu, hâkimin protokolü onaylarken en titiz davrandığı konudur.
Bu süreçte, velayetin kime verileceği, çocuğun ihtiyaçları için ne kadar nafaka ödeneceği ve velayeti almayan ebeveynle görüşme düzeni gibi hayati başlıklar netliğe kavuşturulmalıdır. Anlaşmalı boşanma davaları kapsamında hazırlanan protokol, bu üç temel direk (velayet, nafaka, kişisel ilişki) üzerine kuruludur ve her biri çocuğun üstün yararına hizmet etmelidir.
Anlaşmalı Boşanmada Çocuğun Velayeti
Tarafların üzerinde anlaşması gereken ilk konu velayettir. Velayet, çocuğun bakım, eğitim ve temsili gibi hak ve sorumluluklarını içerir. Protokolde velayetin kime bırakılacağı net bir şekilde ifade edilmelidir. Taraflar ortak velayet konusunda da anlaşabilirler. Ancak her durumda, Anlaşmalı boşanmada çocuğun velayetinin belirlenmesi sürecinde hâkim, bu kararın çocuğun menfaatine olup olmadığını denetleyecektir.
Anlaşmalı Boşanmada Çocuğun Nafakası (İştirak Nafakası)
Velayeti almayan ebeveynin, çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerine gücü oranında katılması yasal bir zorunluluktur. Bu katkıya iştirak nafakası denir. Tarafların anlaşmalı boşanma protokolünde çocuğun nafakası miktarını, çocuğun gerçek ihtiyaçlarını ve ebeveynin gelir durumunu gözeterek belirlemesi gerekir. Hâkim, sembolik veya yetersiz bulduğu nafaka miktarını çocuğun lehine değiştirebilir.
Anlaşmalı Boşanmada Çocukla Kişisel İlişki Tesisi
Boşanma, ebeveynlerin çocukla olan ilişkisini sona erdirmez. Velayeti almayan ebeveynin çocuğuyla düzenli vakit geçirme hakkı vardır. Anlaşmalı boşanmada kişisel ilişki tesisi ve görüşme süreleri protokolde net, uygulanabilir ve çocuğun düzenini bozmayacak (yaş, okul durumu vb.) şekilde detaylandırılmalıdır. Belirsiz ifadeler, gelecekte yeni hukuki sorunlara yol açabilir.
Hâkimin Denetimi: Çocuğun Üstün Yararı İlkesi
Anlaşmalı boşanmada hâkimin rolü, tarafların anlaşmasını pasif bir şekilde onaylamak değildir. Hâkim, protokolün tamamını “çocuğun üstün yararı” ilkesine göre denetler. Bu, hakimin çocuğun üstün yararı kriterini nasıl değerlendirdiği sürecin en önemli dinamiğidir.
Eğer hâkim, velayet, nafaka veya kişisel ilişki düzenlemesinin çocuğun gelişimine aykırı olduğunu tespit ederse, bu duruma müdahale eder. Örneğin, protokolde çocukla görüşme düzeninin menfaate aykırı olması veya nafakanın yetersiz kalması gibi durumlarda, hâkim taraflardan protokolde değişiklik yapmalarını isteyebilir.
Anlaşmalı boşanmada çocukların durumu hakkındaki tüm bu düzenlemeler, birbiriyle yakından ilişkilidir ve boşanmanın hukuki sonuçlarının temelini oluşturur. Bu konuların netleştirilmesi, hem anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanırken hem de boşanma sonrası anlaşmalı boşanmada dönüşümler ve sonuçlar açısından kritik önem taşır.
Sonuç
Anlaşmalı boşanma sürecinde çocukların durumu, tarafların üzerinde en fazla özeni göstermesi gereken alandır. Velayet, iştirak nafakası ve kişisel ilişki düzenlemeleri, çocuğun boşanmadan en az düzeyde etkilenmesini sağlamalı ve onun üstün yararını korumalıdır. Hâkimin denetiminden geçemeyen, belirsiz veya çocuğun menfaatine aykırı bir protokol, sürecin uzamasına veya reddedilmesine neden olabilir. Bu nedenle, tüm bu başlıkların hukuki zeminde doğru ve eksiksiz bir şekilde düzenlenmesi şarttır.
İletişim
Anlaşmalı boşanma sürecinde çocukların durumu, velayet ve nafaka hakları gibi konularda, deneyimli ekibimizle yanınızdayız. Avukat Tülin Babaoğlan Yılmaz’dan profesyonel hukuki danışmanlık ve dava takibi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Adres: Maidan İş ve Yaşam Merkezi C-112, Eskişehir Yolu Bilkent Kavşağı No: 4, Çankaya / Ankara, 06800
Telefon: 0546 646 70 14
WhatsApp: https://wa.me/905466467014