Boşanma davası açmak isteyen bir eşin, bu talebini hukuken geçerli bir nedene dayandırması zorunludur. Medeni Kanunumuz, boşanmaya yol açabilecek nedenleri sınırlı sayıda belirlemiş ve bu nedenleri hukuki niteliklerine göre iki ana gruba ayırmıştır. Bu gruplar; “mutlak boşanma sebepleri” ve “nispi boşanma sebepleri” olarak adlandırılır. Mutlak boşanma sebepleri ile nispi boşanma sebepleri arasındaki farklar, davanın ispat yükü ve hakimin takdir yetkisi bakımından temel farklılıklar içerir. Bu ayrım, davanın stratejisini belirlerken en çok dikkat edilmesi gereken hukuki detayların başında gelir ve çekişmeli boşanma davaları ve sebepleri içinde önemli bir yer tutar.

Bu iki kategori arasındaki temel fark, boşanma kararı üzerindeki etkilerinde yatmaktadır. Bazı sebeplerin varlığı boşanma için tek başına yeterliyken, bazılarında hakimin ayrıca evlilik birliğinin durumunu da değerlendirmesi gerekir.

Mutlak Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Mutlak boşanma sebepleri, kanunda açıkça sayılmış olan ve varlıklarının ispat edilmesi halinde, hakimin evlilik birliğinin temelden sarsılıp sarsılmadığını (yani ortak hayatın çekilmez hale gelip gelmediğini) araştırmasına gerek kalmaksızın boşanma kararı verilmesini sağlayan nedenlerdir.

Bu sebeplerin varlığı kanıtlandığında, boşanma adeta “otomatik” olarak gerçekleşir. Hakimin bu noktada takdir yetkisi bulunmamaktadır.

Türk Medeni Kanunu’na göre mutlak boşanma sebepleri şunlardır:

  1. Zina (Aldatma): Eşlerden birinin, evlilik birliği devam ederken başka bir kişiyle cinsel birliktelik yaşamasıdır.
  2. Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış: Eşlerden birinin diğerinin canına kastetmesi (öldürme girişimi), ona fiziksel olarak ağır acı vermesi (pek kötü muamele) veya onun şeref ve saygınlığına ağır bir saldırıda bulunmasıdır (onur kırıcı davranış).
  3. Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme: Eşlerden birinin yüz kızartıcı bir suç işlemesi veya toplum nezdinde kabul edilemez (haysiyetsiz) bir yaşam tarzını benimsemesi ve bu durumun diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale getirmesidir.
  4. Terk: Eşlerden birinin, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla haklı bir sebep olmaksızın ortak konutu terk etmesi ve bu terkin en az altı ay sürmesidir.
  5. Akıl Hastalığı: Eşlerden birinde boşanma davası açıldıktan sonra düzelme ihtimali bulunmayan (raporla sabit) bir akıl hastalığı olması ve bu durumun diğer eş için ortak hayatı çekilmez kılmasıdır.

Mutlak Sebeplerde İspat Yükü

Mutlak boşanma sebeplerinde davanın kaderini belirleyen şey “ispat”tır. Davacı eş, bu sebeplerden birinin (örneğin zina) varlığını şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlamak zorundadır.

Örneğin, zina sebebine dayalı bir dava açıldığında, kanunun lafzı çok nettir. Zina, özel ve mutlak bir boşanma sebebidir ve Türk Medeni Kanunu Madde 161 hükmü ile düzenlenmiştir:

Madde 161- Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.

Bu kanun metninden de anlaşılacağı üzere, zina eylemi (cinsel birliktelik) kanıtlandığı anda, hakimin “acaba bu durum evliliği sarstı mı?” diye araştırmasına gerek yoktur. Eylemin varlığı, boşanma kararı için yeterlidir. Bu, mutlak boşanma sebepleri ile nispi boşanma sebepleri arasındaki farklar içinde en belirgin olanıdır.

Nispi Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Nispi boşanma sebepleri ise, varlıkları tek başına boşanma kararı için yeterli olmayan, hakimin bu sebebin “evlilik birliğini temelden sarsıp sarsmadığını” ve “ortak hayatı çekilmez hale getirip getirmediğini” ayrıca değerlendirmek zorunda olduğu nedenlerdir.

Burada hakimin geniş bir takdir yetkisi vardır. Davacı eş, sadece o olayın yaşandığını değil, aynı zamanda o olay yüzünden artık evliliğini sürdüremeyeceğini de ispatlamak zorundadır.

En yaygın nispi boşanma sebebi, “Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması”dır (Şiddetli Geçimsizlik). Bu genel başlık altında, eşinin dedikodusunu yapmanın boşanma sebebi olması gibi binlerce farklı olgu (örneğin; ilgisizlik, ekonomik şiddet, sürekli tartışma, güven sarsıcı davranış) yer alabilir.

Nispi Sebeplerde Hakimin Takdir Yetkisi

Nispi sebeplerde, mutlak boşanma sebepleri ile nispi boşanma sebepleri arasındaki farklar belirgin şekilde ortaya çıkar. Nispi sebebin hukuki dayanağı olan Türk Medeni Kanunu Madde 166 hükmü, hakimin takdir yetkisini zorunlu kılar:

Madde 166- Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Burada kanun, “zina” gibi net bir eylem tanımlamaz. Bunun yerine “beklenemeyecek derecede sarsılma” gibi soyut bir kavram kullanır. Bu, hakimin her olayı kendi özelinde değerlendirmesi gerektiği anlamına gelir. Örneğin, bir çift için “ilgisizlik” boşanma sebebi sayılabilirken, başka bir çiftin yaşam tarzında bu durum normal karşılanabilir. Hakim, evlilik birliğinin temelden sarsılması durumunun o evlilik için gerçekten geçerli olup olmadığına kanaat getirmek zorundadır.

Temel Farklar (Karşılaştırmalı Tablo)

ÖzellikMUTLAK BOŞANMA SEBEPLERİNİSPİ BOŞANMA SEBEPLERİ
Kanuni DayanakÖzel olarak sayılmıştır (Zina, Terk, Akıl Hastalığı vb.)Genel bir çerçeve çizilmiştir (Şiddetli Geçimsizlik vb.)
Hakimin Takdir YetkisiYoktur veya çok sınırlıdır. Sebep ispatlanırsa boşanmaya karar verilir.Geniştir. Sebebin evliliği çekilmez kılıp kılmadığını araştırır.
İspat YüküSadece “olayın” varlığını (örn: Zina eylemini) ispatlamak yeterlidir.“Olayın” varlığını VE bu olayın “ortak hayatı çekilmez kıldığını” ispatlamak gerekir.
ÖrneklerZina (TMK 161), Terk (TMK 164)Şiddetli Geçimsizlik (TMK 166/1), Hakaret, İlgisizlik, Ekonomik Şiddet

Soru–Cevap

Mutlak ve nispi boşanma sebepleri arasındaki en temel fark nedir?

En temel fark hakimin takdir yetkisidir. Mutlak sebep (örn: zina) ispatlandığında, hakim boşanmaya karar vermek zorundadır; evliliğin sarsılıp sarsılmadığını araştırmaz. Nispi sebep (örn: şiddetli geçimsizlik) ispatlandığında ise hakim, bu durumun ortak hayatı gerçekten çekilmez kılıp kılmadığını ayrıca değerlendirir ve takdirini kullanarak karar verir.

Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S.)

Hangi boşanma sebebini seçmek daha avantajlıdır?

Bu, tamamen elinizdeki delillere bağlıdır. Eğer zina veya hayata kast gibi bir mutlak sebebi net olarak (mesaj, otel kaydı, tanık) ispatlayabiliyorsanız, bu dava sürecini hızlandırır. Ancak elinizde bu ağırlıkta bir delil yoksa ve genel geçimsizlik sorunları (tartışma, ilgisizlik, hakaret) varsa, nispi sebep olan evlilik birliğinin temelden sarsılmasına dayanmak daha doğru bir strateji olacaktır.

Eşimin beni aldattığını düşünüyorum ama ispatlayamıyorum, ne yapmalıyım?

Zina (mutlak sebep) ispatı çok zor bir eylemdir. Eğer cinsel birlikteliği net olarak ispatlayamıyorsanız, “zina” davası açmak risklidir ve reddedilebilir. Bunun yerine, eşinizin bu sadakatsiz davranışlarını (örn: gece geç gelme, başkalarıyla samimi yazışmalar) “güven sarsıcı davranış” olarak nitelendirip, “evlilik birliğinin temelden sarsılması” (nispi sebep) gerekçesiyle dava açmak çok daha güçlü bir hukuki yoldur.

Bir dava hem mutlak hem nispi sebeple açılabilir mi?

Evet, “terditli” (kademeli) dava açılabilir. Örneğin, öncelikli olarak zina (mutlak sebep) nedeniyle boşanma talep edip, “Eğer mahkeme zina iddiasını yeterli bulmazsa, evlilik birliğinin temelden sarsılması (nispi sebep) nedeniyle boşanmamıza karar verilsin” diyebilirsiniz. Bu, delil durumuna göre sıkça kullanılan bir yöntemdir.

Sonuç

Mutlak boşanma sebepleri ile nispi boşanma sebepleri arasındaki farklar, bir boşanma davasının nasıl ilerleyeceğini ve sonuca nasıl ulaşacağını doğrudan etkiler. Mutlak sebepler “olayın” ispatına odaklanırken, nispi sebepler “olayın etkisine” (yani ortak hayatı çekilmez kılmasına) odaklanır. Hangi sebebe dayanılması gerektiği, mevcut delillerin gücü ve yaşanan olayların hukuki niteliği göz önünde bulundurularak kararlaştırılmalıdır. Bu ayrım, genel boşanma sebepleri arasında yer alan şiddetli geçimsizliğin neden bu kadar sık kullanıldığını da açıklamaktadır. Doğru hukuki stratejiyi belirlemek, davanın sonucu üzerinde belirleyici olacaktır.

İletişim

Mutlak veya nispi boşanma sebeplerine dayalı bir dava açma sürecinde hukuki stratejinizi belirlemek için deneyimli ekibimizle yanınızdayız. Avukat Tülin Babaoğlan Yılmaz’dan profesyonel hukuki danışmanlık ve dava takibi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Adres: Maidan İş ve Yaşam Merkezi C-112, Eskişehir Yolu Bilkent Kavşağı No: 4, Çankaya / Ankara, 06800

Telefon: 0546 646 70 14

WhatsApp: https://wa.me/905466467014

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir