Boşanma davalarında geleneksel olarak velayet, ebeveynlerden sadece birine verilirken, diğer ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulması yöntemi benimsenmekteydi. Ancak değişen toplumsal ihtiyaçlar ve uluslararası hukukun etkisiyle, Türk hukuk pratiğinde ortak velayet kavramı giderek daha fazla kabul görmeye başlamıştır. Ebeveynlerin boşandıktan sonra da çocuklarının sorumluluğunu eşit veya paylaşımlı olarak üstlenmelerini sağlayan bu model, Velayet Davaları kapsamında modern ve çocuk odaklı bir çözüm yolu olarak öne çıkmaktadır.
Ortak Velayet Nedir?
Ortak velayet, boşanma sonrasında anne ve babanın çocuk üzerindeki hak ve sorumluluklarının hukuken devam etmesi durumudur. Klasik tek taraflı velayet sisteminde, velayeti almayan tarafın çocuk üzerindeki söz hakkı kısıtlanırken; ortak velayet modelinde eğitim, sağlık, barınma ve geleceği ilgilendiren önemli kararlarda her iki ebeveynin de onayı ve katılımı aranır.
Bu sistemin temel amacı, çocuğun boşanma travmasını en aza indirmek ve her iki ebeveyniyle de sağlıklı, kesintisiz ve dengeli bir ilişki sürdürmesini sağlamaktır. Ancak bu modelin uygulanabilmesi için mahkemenin ikna olması ve belirli şartların olgunlaşması gerekmektedir.
Türk Hukukunda Ortak Velayetin Yasal Dayanağı
Uzun yıllar boyunca Türk yargı sisteminde “velayetin kamu düzenine ilişkin olduğu” ve “bölünemeyeceği” gerekçesiyle ortak velayet talepleri reddedilmekteydi. Ancak Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, iç hukukumuzda köklü bir değişikliğe yol açmıştır. Özellikle “İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 7 Nolu Protokol”, eşlerin evlilik bitiminde çocukları ile ilgili hak ve sorumluluklarda eşit olmaları gerektiğini vurgular.
Bu doğrultuda Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2017 yılında verdiği emsal kararlarla, Türk kamu düzenine aykırı olmadığı sürece ortak velayetin mümkün olduğunu kabul etmiştir.
Yasal zemin olarak Türk Medeni Kanunu Madde 336, evlilik birliği içindeki velayet kullanımını düzenler:
“Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velayeti eşlerden birine verebilir.”
Kanun metninde “verebilir” ifadesi, hakime takdir yetkisi tanır. Yargıtay, uluslararası sözleşmelerin Anayasa’nın 90. maddesi gereği kanun hükmünde olduğunu belirterek, bu maddenin ortak velayete engel teşkil etmediği yorumunu getirmiştir.
Ortak Velayet Kararı İçin Gerekli Şartlar
Mahkemenin ortak velayete hükmedebilmesi için bazı katı şartların bir arada bulunması gerekir. Hakim, bu kararı verirken ebeveynlerin isteğinden ziyade velayet davalarında çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde hareket eder.
- Ebeveynlerin Ortak Talebi ve Anlaşması: En temel şart, hem annenin hem de babanın ortak velayeti açıkça talep etmesi ve bu konuda tam bir mutabakat içinde olmasıdır. Taraflardan birinin itiraz etmesi durumunda, hakim zorla ortak velayet kararı veremez.
- İletişim ve İşbirliği Yeteneği: Ebeveynler arasındaki çatışmanın sona ermiş olması, çocukla ilgili konularda sağlıklı iletişim kurabilmeleri ve işbirliği yapabilmeleri şarttır. Sürekli kavga eden ebeveynlere ortak velayet verilmesi, çocuğu çatışmanın ortasında bırakacağı için tercih edilmez.
- Çocuğun Menfaati: Ortak velayet düzenlemesinin çocuğun fiziksel ve psikolojik gelişimine olumlu katkı sağlayacağının uzman raporlarıyla (pedagog/psikolog) tespit edilmesi gerekir.
Ortak Velayetin Uygulanması ve Pratik Sorunlar
Ortak velayet kararı verildiğinde, çocuğun fiilen kimin yanında kalacağı ve diğer ebeveynle ne zaman görüşeceği bir protokolle belirlenir. Genellikle çocuk “fiili bakım veren” ebeveynin yanında ikamet eder, ancak yasal kararlarda diğer ebeveynin de imzası gerekir.
Uygulamada en sık karşılaşılan durumlar şunlardır:
- Okul Kaydı ve Değişikliği: Çocuğun hangi okula gideceğine ebeveynler birlikte karar vermelidir.
- Yurtdışı Seyahati: Çocuğun pasaport işlemleri ve yurtdışına çıkışı için her iki ebeveynin de muvafakati zorunludur.
- Sağlık Kararları: Ameliyat veya ciddi tıbbi müdahalelerde ortak karar alınmalıdır.
Eğer ebeveynler bu süreçte anlaşmazlığa düşerse ve bu durum çocuğa zarar vermeye başlarsa, mahkeme ortak velayeti kaldırarak velayet kime verilir sorusunu yeniden değerlendirir ve velayeti tek bir tarafa (tekli velayet) bırakabilir.
Ortak Velayet ve Nafaka İlişkisi
Halk arasında yanlış bilinen bir husus, ortak velayet durumunda nafaka ödenmeyeceğidir. Ortak velayet, çocuğun masraflarına katılma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Çocuğun fiilen yanında kaldığı ebeveyn, diğer ebeveynden çocuğun bakım giderleri için iştirak nafakası talep edebilir. Ancak, çocuğun her iki ebeveyn yanında eşit sürelerde kaldığı (örneğin 1 hafta anne, 1 hafta baba) “dönüşümlü” modellerde, mahkeme nafaka miktarını düşürebilir veya tarafların ekonomik durumları denkse nafaka ödenmemesine karar verebilir.
Soru-Cevap
Ortak velayet kararı sonradan değiştirilebilir mi?
Evet, ortak velayet kararı kesin hüküm değildir. Eğer ebeveynler arasındaki iletişim bozulur, çocuk bu durumdan zarar görmeye başlar veya ebeveynlerden biri ortak velayet protokolüne uymazsa; mahkeme çocuğun üstün yararını gözeterek ortak velayeti kaldırıp velayeti tek bir ebeveyne verebilir.
Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S.)
Çekişmeli boşanma davasında taraflar diğer konularda anlaşamasa bile, velayet konusunda ortak bir irade beyan ederlerse ve hakim bunu çocuğun yararına görürse ortak velayet kararı verilebilir. Ancak taraflar arasında şiddetli geçimsizlik ve husumet devam ediyorsa hakim genellikle tekli velayeti tercih eder.
Türk hukukunda yasal asıl olan, çocuğun babanın soyadını taşımasıdır. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarına rağmen, meclisten annenin soyadını otomatik olarak vermesini sağlayan bir düzenleme henüz çıkmamıştır. Ancak velayet hakkı sahibi anne, Aile Mahkemesi’ne soyadı değişikliği davası açarak ve çocuğun üstün yararını ispatlayarak çocuğa kendi soyadını verebilir. Yani bu hak kendiliğinden değil, yargı kararıyla kullanılır.
Evet, ortak velayet sahibi olan ebeveynlerden biri, diğerinin onayı olmadan çocuğu yurtdışına yerleşmek amacıyla götüremez. Bu durum “uluslararası çocuk kaçırma” kapsamında değerlendirilebilir. Taşınma için ya diğer ebeveynin rızası ya da mahkeme kararı gereklidir.
Sonuç
Ortak velayet, modern aile hukukunda çocuğun her iki ebeveynin sevgisinden ve ilgisinden mahrum kalmamasını hedefleyen ideal bir çözümdür. Ancak bu modelin başarısı, ebeveynlerin olgunluğuna, işbirliğine ve kişisel çatışmalarını çocuktan uzak tutabilme yeteneklerine bağlıdır. Sürecin başında veya değişen şartlarda velayet davası ve değiştirilmesi konularında hukuki destek almak, çocuğunuzun geleceği için en sağlıklı yapının kurulmasını sağlar.
İletişim
Ebeveynler arasındaki anlaşmazlıkların çocuğunuza zarar vermemesi ve ortak velayet gibi modern hukuki çözümlerle sağlıklı bir gelecek kurabilmek için yanınızdayız.
Avukat Tülin Babaoğlan Yılmaz’dan profesyonel hukuki danışmanlık ve dava takibi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Adres: Maidan İş ve Yaşam Merkezi C-112, Eskişehir Yolu Bilkent Kavşağı No: 4, Çankaya / Ankara, 06800
Telefon: 0546 646 70 14
WhatsApp: https://wa.me/905466467014