Anlaşmalı boşanma süreci, evlilik birliğini sona erdirmenin en hızlı ve en az yıpratıcı yollarından biridir. Tarafların boşanmanın tüm hukuki ve mali sonuçları üzerinde uzlaşmasını gerektiren bu süreçte, en hassas konulardan biri de müşterek çocukların durumudur. Eşler, velayetin kimde kalacağı, nafaka miktarı gibi konularda anlaştıkları gibi, velayeti almayan ebeveyn ile çocuğun görüşme düzenini belirleyen anlaşmalı boşanmada kişisel ilişki tesisini de netleştirmelidir. Bu düzenleme, boşanma kararının önemli bir parçasını oluşturur ve doğrudan çocuğun menfaatlerini korumayı amaçlar.

Taraflar, boşanma protokolünde çocukla kişisel ilişkinin nasıl kurulacağını detaylı bir şekilde belirlemelidir. Bu detaylar, görüşme günlerini, saatlerini, bayram ve tatil dönemlerini kapsamalıdır. Anlaşmalı boşanma davaları kapsamında hazırlanan protokol, mahkemeye sunulduğunda hâkim tarafından incelenir. Hâkimin öncelikli görevi, hazırlanan bu düzenlemenin çocuğun üstün yararına hizmet edip etmediğini denetlemektir. Eğer hâkim, belirlenen görüşme sürelerini çocuğun gelişimi, eğitimi veya sağlığı açısından yetersiz ya da sakıncalı bulursa, protokolde değişiklik yapılmasını isteyebilir.

Kişisel İlişki Tesisinin Hukuki Dayanağı ve Önemi

Kişisel ilişki, velayeti almayan ebeveynin çocuğuyla düzenli olarak vakit geçirmesini sağlayan yasal bir haktır. Bu hak, sadece ebeveynin değil, aynı zamanda çocuğun da her iki ebeveyniyle sağlıklı bir bağ kurma hakkını korur. Boşanma süreci ebeveynler arasındaki ilişkiyi bitirse de, çocukla olan bağı bitirmemelidir. Bu nedenle anlaşmalı boşanmada kişisel ilişki düzenlemesi, çocuğun psikolojik gelişimi için kritik bir öneme sahiptir.

Yasal Çerçeve ve Hâkimin Rolü

Kişisel ilişki, velayeti almayan ebeveynin çocuğuyla düzenli olarak vakit geçirmesini sağlayan yasal bir haktır. Bu hak, sadece ebeveynin değil, aynı zamanda çocuğun da her iki ebeveyniyle sağlıklı bir bağ kurma hakkını korur. Boşanma süreci ebeveynler arasındaki ilişkiyi bitirse de, çocukla olan bağı bitirmemelidir. Bu nedenle anlaşmalı boşanmada kişisel ilişki düzenlemesi, çocuğun psikolojik gelişimi için kritik bir öneme sahiptir.

Boşanma ve ayrılık durumlarında çocukla kişisel ilişki kurulmasının yasal çerçevesi, hâkimin takdir yetkisini ve önceliklerini belirleyen Türk Medeni Kanunu Madde 182 ile net bir şekilde çizilmiştir.

Madde 182- Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.

Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur.

Bu kanun maddesi, hâkimin rolünün pasif bir onay makamı olmadığını açıkça gösterir. Anlaşmalı boşanma protokolünde tarafların sunduğu kişisel ilişki takvimi, hâkim tarafından sorgusuz kabul edilmez. Hâkim, bu düzenlemenin çocuğun üstün yararına (sağlık, eğitim ve ahlaki gelişim) hizmet edip etmediğini re’sen (kendiliğinden) denetlemekle yükümlüdür. Çocuğun yaşı, eğitim durumu ve ebeveynlerin yaşam koşulları gibi faktörleri değerlendirerek protokolde değişiklik yapılmasını isteyebilir veya en uygun düzenlemeyi kendisi yapabilir.

Protokolde Kişisel İlişki Nasıl Belirlenmeli?

Anlaşmalı boşanma protokolünde kişisel ilişki düzenlemesi yapılırken belirsizlikten kaçınılmalıdır. Sadece “hafta sonları” veya “bayramlarda” gibi genel ifadeler, gelecekte taraflar arasında yeni anlaşmazlıklara yol açabilir. Bu nedenle protokolde şu detaylar net olarak yer almalıdır:

  • Hafta Sonu Görüşmeleri: Hangi gün ve saat aralığında başlayacağı (Örn: “Her ayın 1. ve 3. Cumartesi sabah 10:00’dan Pazar akşam 18:00’e kadar”).
  • Resmi ve Dini Bayramlar: Bayramların hangi günlerinin velayeti almayan ebeveynle geçirileceği (Örn: “Dini bayramların ikinci günü”).
  • Yarıyıl ve Yaz Tatilleri: Okulların tatil dönemlerinde ne kadar süreyle ve hangi tarihler arasında kişisel ilişki tesis edileceği (Örn: “Yaz tatilinde Temmuz ayının ilk iki haftası”).
  • Özel Günler: Çocuğun doğum günü veya babalar/anneler günü gibi özel zamanlar için kısa süreli görüşme hakları.

Bu detayların net olması, kararın icra edilebilirliğini artırır ve tarafların keyfi uygulamalarının önüne geçer.

Anlaşmalı Boşanmada Velayet ve Kişisel İlişki Dengesi

Anlaşmalı boşanma protokolünün temel taşlarından ikisi velayet ve kişisel ilişkidir. Anlaşmalı boşanmada çocuğun velayetinin belirlenmesi kararı, çocuğun birincil sorumluluğunun kimde olacağını belirlerken, kişisel ilişki bu sorumluluğu dengeleyen ve diğer ebeveynin çocukla bağını sürdürmesini sağlayan mekanizmadır. Bu iki kavram birbiriyle sıkı sıkıya bağlıdır.

Velayet hakkı, çocuğun bakımı, eğitimi ve temsili gibi geniş yetkileri içerir. Ancak bu yetki, diğer ebeveynin çocukla görüşme hakkını kısıtlamak için kullanılamaz. Anlaşmalı boşanmada kişisel ilişki tesisinin amacı, velayet sahibi olmayan ebeveynin de “ebeveyn” rolünü aktif olarak sürdürebilmesini sağlamaktır. Eğer protokolde belirlenen görüşme düzeni, velayeti alan ebeveyn tarafından haksız yere engellenirse, velayeti alamayan ebeveyn yasal yollara başvurarak hakkının teslim edilmesini talep edebilir.

Kişisel İlişki Düzenlemesinin Çocuğun Menfaatine Aykırı Olması

Hâkimin anlaşmalı boşanma protokolünü incelerken en çok dikkat ettiği husus, çocuğun üstün yararıdır. Taraflar bir düzenleme üzerinde anlaşmış olsalar bile, bu düzenleme çocuğun psikolojik veya fiziksel gelişimine zarar verecek nitelikteyse, hâkim müdahale edecektir. Örneğin, çok küçük yaştaki bir çocuğun babasıyla yatılı kalması veya okul düzenini tamamen aksatacak bir görüşme takvimi belirlenmesi çocuğun menfaatine aykırı bulunabilir.

Bu gibi durumlarda, protokolde çocukla görüşme düzeninin menfaate aykırı olması halinde hâkim, taraflardan protokolü revize etmelerini isteyebilir. Eğer taraflar çocuğun menfaatine uygun yeni bir düzenlemede anlaşamazlarsa, hâkim davayı reddedebilir veya gerekli görürse çekişmeli boşanma davası olarak devam edilmesine karar verebilir. Bu nedenle, anlaşmalı boşanmada kişisel ilişki takvimi belirlenirken, her zaman çocuğun yaşına, sağlık durumuna ve eğitim ihtiyaçlarına uygun, esnek ve uygulanabilir bir plan hazırlanmalıdır. Tüm bu süreçlerin doğru yönetilmesi, anlaşmalı boşanmada çocukların durumu açısından hayati önem taşır ve boşanmanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirir.

Soru-Cevap

Anlaşmalı boşanma protokolünde kişisel ilişki tesisi neden önemlidir?

Anlaşmalı boşanmada kişisel ilişki tesisi, velayeti almayan ebeveynin çocuğuyla bağını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi için hayati önem taşır. Bu düzenleme, çocuğun her iki ebeveyniyle de düzenli vakit geçirerek büyümesini sağlar. Protokolde bu ilişkinin net ve uygulanabilir sınırlar içinde (günler, saatler, tatiller) belirlenmesi, gelecekte ebeveynler arasında yaşanabilecek olası anlaşmazlıkların ve yeni davaların önüne geçer.

Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S.)

Anlaşmalı boşanmada çocukla görüşme süreleri nasıl belirlenir?

Görüşme süreleri, tarafların ortak mutabakatı ile belirlenir ancak mutlaka çocuğun yaşını, eğitim durumunu ve sağlık ihtiyaçlarını gözetmelidir. Genellikle hafta sonları, resmi ve dini bayramlar ile yaz tatillerini kapsayacak şekilde detaylı bir takvim oluşturulur. Hâkim bu takvimin çocuğun menfaatine uygun olup olmadığını denetler.

Protokoldeki kişisel ilişki düzenlemesi sonradan değiştirilebilir mi?

Evet, değiştirilebilir. Zamanla çocuğun büyümesi, ihtiyaçlarının değişmesi veya ebeveynlerin yaşam koşullarında (örn: şehir değişikliği) önemli farklılıklar olması durumunda, taraflar yeniden anlaşarak veya dava yoluyla kişisel ilişki düzenlemesinin yeniden uyarlanmasını talep edebilirler.

Velayeti alan eş, diğer ebeveynin çocukla görüşmesini engellerse ne olur?

Velayeti alan ebeveynin, mahkeme kararında belirlenen kişisel ilişki düzenlemesine uyması yasal bir zorunluluktur. Eğer bu düzenleme haksız yere engellenirse, velayeti alamayan ebeveyn “çocukla kişisel ilişkinin engellenmesi” nedeniyle icra yoluna başvurabilir veya velayetin değiştirilmesi davası açma hakkına sahip olabilir.

Hâkim, protokoldeki kişisel ilişki şartlarını reddederse ne olur?

Hâkim, belirlenen şartların çocuğun üstün yararına aykırı olduğuna kanaat getirirse (örn: görüşme sürelerinin çocuğun okulunu aksatması), taraflardan bu şartları düzeltmelerini ister. Taraflar yeni şartlarda uzlaşamazsa, hâkim anlaşmalı boşanma talebini reddedebilir ve dava çekişmeli boşanma davasına dönüşebilir.

Sonuç

Anlaşmalı boşanma sürecinde çocukla kişisel ilişki tesisi, en az velayet ve nafaka kadar önemli bir hukuki düzenlemedir. Tarafların hazırlayacağı protokolde, görüşme takviminin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak açıklıkta ve detayda olması şarttır. Çocuğun üstün yararını merkeze alan, onun yaşına ve ihtiyaçlarına uygun bir düzenleme yapılması, hem mahkemenin protokolü onaylaması hem de boşanma sonrası çocuğun sağlıklı gelişimi için zorunludur. Hâkimin denetiminden geçemeyen veya gelecekte anlaşmazlıklara yol açacak kadar genel ifadeler içeren bir protokol, sürecin uzamasına veya çekişmeli davaya dönüşmesine neden olabilir.

İletişim

Anlaşmalı boşanma protokolünde çocukla kişisel ilişki düzenlemesi gibi kritik konularda, deneyimli ekibimizle yanınızdayız. Avukat Tülin Babaoğlan Yılmaz’dan profesyonel hukuki danışmanlık ve dava takibi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Adres: Maidan İş ve Yaşam Merkezi C-112, Eskişehir Yolu Bilkent Kavşağı No: 4, Çankaya / Ankara, 06800

Telefon: 0546 646 70 14

WhatsApp: https://wa.me/905466467014

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir