Boşanma süreci, evlilik birliğini yasal olarak sonlandırmak için atılması gereken hukuki adımların tamamını kapsayan, teknik ve duygusal açıdan zorlu bir dönemdir. Bu süreç, sadece tarafların ayrılma kararından ibaret olmayıp; nafaka, velayet, mal paylaşımı ve tazminat gibi birçok kalıcı hukuki sonucun yönetilmesini gerektiren karmaşık bir prosedürdür. Sürecin en başından sonuna kadar atılacak her bilinçli adım veya yapılacak her hata, tarafların gelecekteki haklarını ve yükümlülüklerini geri dönülmez bir şekilde belirler. Bu nedenle, sürecin tam olarak nasıl işlediğini, hangi aşamalardan oluştuğunu ve yasal hakların neler olduğunu bilmek, bu dönemi en az hasarla atlatabilmek için büyük önem taşır.

Bu rehber, boşanma davasının genel çerçevesini, temel dinamiklerini ve adli adımlarını kapsamlı bir şekilde anlamanız için hazırlanmıştır. Evlilik birliğini sonlandırma kararı alan taraflar için bu hukuki yolculuk, genellikle bir Ankara Boşanma Avukatı ile atılacak ilk adımla başlar. Profesyonel hukuki destek, dilekçelerin hazırlanması, sürelerin takibi, karmaşık prosedürlerin yönetilmesi ve nihayetinde hak kayıplarının önlenmesi açısından kritik bir rol oynar.

Boşanma Davası Nasıl Başlar?

Boşanma süreci, taraflardan birinin (veya anlaşmalı boşanmada her ikisinin) yetkili Aile Mahkemesi’ne vereceği bir dava dilekçesi ile resmen başlar. Bu ilk adım, tüm davanın hukuki temelini ve “çerçevesini” çizer. Dilekçede, boşanma sebepleri (anlaşmalı veya çekişmeli), talepler (velayet, nafaka, tazminat, mal paylaşımı vb.) ve bu iddiaları destekleyen temel deliller (eğer mevcutsa) açıkça belirtilmelidir.

Boşanma Davası Başlatma ve Açılış Usulü

Davanın hukuken “açılmış” sayılması için sadece dilekçenin verilmesi yetmez. Sürecin nasıl başlatılacağı, hangi evrakların (kimlik, evlilik cüzdanı, vekaletname) gerektiği, harçların ödenmesi ve davanın “yetkili” mahkemede (genellikle tarafların son altı aydır birlikte oturdukları yer veya davalının yerleşim yeri) açılması gibi temel usul kuralları, boşanma davası başlatma ve açılış usulü konusunda detaylıca ele alınmıştır. Dilekçenin hazırlanması, özellikle çekişmeli davalarda, davanın hukuki temelinin doğru kurulması açısından hayati önem taşır. Örneğin, boşanma davası nasıl açılır sorusunun cevabı, bu ilk aşamanın tüm teknik detaylarını içerir. Hatalı veya eksik bir dilekçe, davanın başında usulden reddedilmesine veya ileride telafisi zor hak kayıplarına yol açabilir.

Davanın Maliyeti ve Masraflar

Dava açılırken, mahkeme veznesine yatırılması gereken zorunlu yasal ödemeler bulunur. Bunlar başvuru harcı, peşin harç ve “gider avansı” olarak adlandırılan ödemelerdir. Gider avansı, davanın ilerleyişi boyunca yapılacak tebligatlar, tanık dinleme ücretleri veya bilirkişi incelemeleri gibi masraflar için kullanılır. Boşanma davası maliyeti ve masraflar, avukatlık ücretleri, bu zorunlu yargılama giderleri ve olası ek bilirkişi ücretleri gibi tüm kalemleri kapsar. Tarafların, boşanma harçları ve masraflar hakkında net bir bilgi sahibi olması, sürecin mali yükünü daha sağlıklı öngörmelerine ve hazırlıklı olmalarına yardımcı olur.

Boşanma Davasının Temel Dayanağı: TMK 166

Türkiye’deki boşanma davalarının çok büyük bir çoğunluğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 166. maddesine dayanarak açılır. Bu madde, “Evlilik Birliğinin Sarsılması”nı (halk arasında bilinen adıyla şiddetli geçimsizlik) genel bir boşanma sebebi olarak düzenler. Hem anlaşmalı hem de çekişmeli davaların hukuki temeli bu maddedir.

Kanunun ilgili maddesi, Türk Medeni Kanunu Madde 166, bu durumu ve koşullarını şu şekilde açıklar:

MADDE 166- 1)Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

2)Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.

3)Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.

4)Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

Bu madde, evlilik birliğinin devamının taraflardan beklenemeyecek derecede sarsılmasının, boşanma süreci için yeterli olduğunu belirtir. Maddenin 3. fıkrası ise, en az bir yıl sürmüş evliliklerde tarafların anlaşarak (anlaşmalı boşanma protokolü ile) süreci hızlıca bitirmesine yasal zemin hazırlar. 4. fıkra ise, “fiili ayrılık” durumunda davanın nasıl sonuçlanabileceğini düzenler.

Boşanma Davasının Türleri ve Süreç Üzerindeki Etkisi

Davanın nasıl ilerleyeceği, ne kadar süreceği ve ne kadar karmaşık olacağı, tamamen davanın türüne bağlıdır. Tarafların, boşanma ve boşanmanın tüm sonuçları (nafaka, tazminat, velayet, mal paylaşımı) konusunda tam bir mutabakata varmış olmaları, süreci kökten değiştirir.

Çekişmeli Boşanma

Eğer taraflar arasında boşanma sebebi, kusur durumu veya boşanmanın sonuçlarından (özellikle velayet veya mal paylaşımı) herhangi biri hakkında anlaşmazlık varsa, dava “çekişmeli” olarak görülür. Bu durumda, çekişmeli boşanma davaları ve sebepleri devreye girer. Taraflar iddialarını (örn: aldatma, şiddet, terk) ispatlamak ve karşı tarafın kusurunu kanıtlamak zorundadır. Bu da delil toplanması, tanık dinlenmesi ve uzun duruşmalar anlamına gelir.

Anlaşmalı Boşanma

Eğer evlilik en az bir yıl sürmüşse ve taraflar boşanmanın tüm sonuçlarında (protokol) anlaşmışsa, anlaşmalı boşanma davaları ile çok daha hızlı ve medeni bir sonuca ulaşabilirler. Bu, TMK 166/3 fıkrasına dayanan, “Evlilik Birliğinin Sarsıldığı” konusunda tarafların mutabık olduğu özel bir boşanma süreci türüdür.

Boşanma Süreci ve Zaman Yönetimi

Pek çok kişi haklı olarak “boşanma davası ne kadar sürer?” sorusunun cevabını arar. Bu sorunun yanıtı, davanın türüne, mahkemenin bulunduğu yerdeki (il/ilçe) iş yüküne ve davanın adli takvime denk gelip gelmemesine göre değişir. Boşanma süreci ve zaman yönetimi, bu zaman çizelgesini etkileyen faktörleri (örneğin adli tatil) ve sürecin nasıl hızlandırılabileceğini açıklar. Örneğin, tek taraflı boşanma davası ne kadar sürer sorusu, genellikle çekişmeli bir davanın 1.5 ila 3 yıl arasında değişebilen uzun zaman çizelgesine işaret eder.

Duruşmalar ve Hukuki İncelemeler

Boşanma süreci, dilekçelerin karşılıklı verilmesi (dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap) aşamasının ardından “Ön İnceleme Duruşması” ile başlar ve “Tahkikat Duruşmaları” ile devam eder. Duruşmalar, davanın “kalbi” sayılır; delillerin sunulduğu, tanıkların dinlendiği, iddia ve savunmanın hukuki tartışmalarının yapıldığı resmi aşamalardır.

Tanıkların Rolü ve Bilirkişi İncelemeleri

Çekişmeli boşanma davalarının ispat yükü büyük ölçüde tanık beyanları ve sunulan diğer deliller (mesaj kayıtları, fotoğraflar, otel kayıtları vb.) üzerindedir. Duruşma ve hukuki incelemeler, bu aşamada tam olarak nelerin yaşandığını, tanıkların nasıl dinlendiğini ve mahkemenin teknik konularda (örneğin mal paylaşımına konu bir şirketin değerlemesi veya çocuğun velayeti için pedagojik değerlendirme) neden bilirkişi raporlarına ihtiyaç duyduğunu kapsar.

Çekişmeli davalarda, boşanma davasında hakimin şahitlere ne sorar sorusu, davanın kaderini belirleyebilir. Hakim, tanıkların görgüye dayalı (duyuma dayalı değil) bilgilerini ve iddiaların doğruluğunu araştırır.

Karar Aşaması ve Sonrası

Tüm tahkikat duruşmaları bittikten, deliller toplandıktan, tanıklar dinlendikten ve tüm bilirkişi raporları dosyaya girdikten sonra, hakim dosyayı “karara” çıkarır. “Sözlü yargılama” aşamasında tarafların son beyanları alınır ve hakim, o duruşmada veya belirleyeceği kısa bir süre sonra “kısa kararını” açıklar. Ancak bu, boşanma süreci için hukuki olarak son nokta değildir.

Kararın Kesinleşmesi ve Hukuki Sonuçları

Mahkemenin verdiği kararın resmiyet kazanması ve uygulanabilir hale gelmesi için “kesinleşmesi” gerekir. Boşanma kararının hukuki sonuçları ve kesinleşme süreci, tarafların mahkemenin yazdığı “gerekçeli karara” karşı itiraz etme (istinaf ve temyiz) haklarını ve bu sürelerin nasıl işlediğini içerir. Taraflar 2 haftalık yasal süre içinde itiraz etmezlerse (veya haklarından feragat ederlerse) karar kesinleşir ve nüfus kayıtlarına işlenir.

Boşanma davasında istinaf ve temyiz süreci, kararın kesinleşmesini ve dolayısıyla tarafların yeniden evlenebilme haklarını veya mal paylaşımı gibi ek davaları açma haklarını aylarca, hatta yıllarca geciktirebilir.


Soru–Cevap

Boşanma süreci ne kadar sürer?

Boşanma sürecinin ne kadar süreceği, davanın türüne bağlıdır. Anlaşmalı boşanma davaları, taraflar tüm konularda anlaştıysa ve en az 1 yıl evli kalmışlarsa, mahkemenin yoğunluğuna bağlı olarak 1 ila 3 ay arasında sonuçlanabilir. Çekişmeli boşanma davaları ise delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, bilirkişi raporları ve istinaf/temyiz gibi kanun yolları nedeniyle 1,5 ila 3 yıl, bazen daha uzun sürebilir.

Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S.)

Boşanma davası açmak için ne gerekir?

Boşanma davası açmak için öncelikle yetkili Aile Mahkemesi’ne hitaben yazılmış bir dava dilekçesi hazırlamak gerekir. Bu dilekçede boşanma sebepleri, talepler (velayet, nafaka, tazminat) ve deliller belirtilmelidir. Ayrıca, evlilik cüzdanı fotokopisi, kimlik fotokopisi, harç ve gider avansının ödendiğine dair makbuz ve vekaletname (avukatla takip edilecekse) gereklidir.

Boşanma davası masrafları ne kadardır?

Masraflar; davanın açılması için zorunlu olan başvuru harcı, peşin harç ve gider avansından (tebligat, tanık, bilirkişi ücretleri için) ve avukatlık ücretinden oluşur. Anlaşmalı davalar genellikle daha az maliyetliyken, çekişmeli davalarda bilirkişi incelemeleri (örn: mal tespiti, sosyal inceleme raporu) ve uzayan süreç nedeniyle bu masraflar artar.

Avukatsız boşanma davası açabilir miyim?

Evet, Türkiye’de hukuk davalarında (boşanma dahil) avukat tutma zorunluluğu yoktur; kişi davasını kendi takip edebilir. Ancak boşanma hukuku, çok teknik, sürelere bağlı ve usul kuralları içeren bir alandır. Dilekçedeki küçük bir hata, süre kaçırma veya yanlış talep, ileride telafisi imkansız ciddi hak kayıplarına (örn: tazminat alamama, nafaka hakkını kaybetme) yol açabilir. Özellikle çekişmeli davalarda profesyonel hukuki yardım almak hayati önem taşır.

Duruşmaya gitmezsem ne olur?

Bu, davacı mı davalı mı olduğunuza göre değişir. Davacı taraf, geçerli bir mazeret (örn: sağlık raporu) bildirmeden duruşmaya katılmazsa ve davalı da davayı takip etmeyeceğini bildirirse, dava “dosyası işlemden kaldırılabilir”. Eğer dosya 3 ay içinde yenilenmezse “davanın açılmamış sayılmasına” (düşmesine) karar verilir. Davalı taraf duruşmaya gelmezse, dava davacının iddiaları ve delilleri üzerinden ilerler, ancak davalının yokluğunda yapılan işlemlere itiraz hakkı kısıtlanır.

Boşanma davasında hakim neye dikkat eder?

Hakim, öncelikle tarafların boşanma iradelerine (anlaşmalı davada protokolün yasalara uygunluğuna) veya boşanma sebeplerinin ispatlanıp ispatlanmadığına (çekişmeli davada) bakar. Çekişmeli davalarda tarafların “kusur” durumunu (kimin daha kusurlu olduğunu), sunulan delillerin (tanık, mesaj, rapor vb.) hukuka uygunluğunu ve iddiaları destekleyip desteklemediğini inceler. Hakim, tüm kararlarında (özellikle velayet konusunda) her zaman çocuğun “üstün yararını” gözetmekle yükümlüdür.

Boşanma davasından vazgeçebilir miyim?

Evet. Davacı, davasından “feragat” edebilir. Feragat, davalının onayına bağlı değildir, ancak bu durumda dava tamamen sona erer ve aynı sebeplere dayanarak tekrar dava açılamaz (bu kesin bir karardır). Alternatif olarak, davacı davasını “geri çekebilir”. Davalı bu geri çekmeyi kabul ederse dava açılmamış sayılır, kabul etmezse davaya devam edilebilir.

Boşanma kararı ne zaman kesinleşir?

Mahkemenin gerekçeli kararı taraflara tebliğ edildikten sonra, tarafların 2 hafta içinde istinaf (Bölge Adliye Mahkemesi’ne itiraz) yoluna başvurma hakkı vardır. Eğer bu yasal süre içinde taraflardan hiçbiri itiraz etmezse veya taraflar itiraz hakkından feragat ederse, karar bu sürenin sonunda kesinleşir. İtiraz edilirse, dosya üst mahkemeye gider ve kesinleşme süreci (istinaf ve temyiz) aylarca veya yıllarca uzayabilir.

Boşanma davası sürerken taraflar barışırsa ne olur?

Dava sürerken taraflar barışabilir ve evliliklerini devam ettirme kararı alabilirler. Bu durumda, davacının davasından feragat etmesi veya davayı geri çekmesi (davalının kabulüyle) mümkündür. Ayrıca, taraflar duruşmaya katılmaz ve dosyayı takipsiz bırakırlarsa, dosya işlemden kaldırılır ve 3 ay içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır.

Dava açılınca tebligat eşimin ailesine gider mi?

Hayır. Hukuki prosedürlerde tebligat (bildirim), davanın tarafı olan kişiye (yani eşinize) yapılır. Tebligat, eşinizin resmi olarak kayıtlı ikametgah adresine (MERNİS adresi) veya dava dilekçesinde belirttiği adrese gönderilir. Eşinizin ailesinin evine, ancak eşinizin resmi ikametgahı orasıysa ve tebligat anında o adreste bulunuyorsa (ilgili tebligat kanunu kurallarına göre) tebliğ edilebilir. Ayrı bir adrese veya ailesine özel bir bildirim gitmez.

Boşanma davası devam ederken mal satışı yapılabilir mi?

Teknik olarak, dava açılmış olması malların satışını otomatik olarak durdurmaz (herkes kendi malı üzerinde tasarruf yetkisine sahiptir). Ancak, “mal kaçırma” şüphesi varsa, davayı açan taraf dilekçesinde veya ayrı bir taleple, diğer eşin malları üzerine “ihtiyati tedbir” konulmasını talep edebilir. Hakim bu talebi haklı bulursa, dava sonuçlanana kadar o malların (ev, araba, banka hesabı) satışını veya devrini yasaklayabilir.

Sonuç

Boşanma süreci, basit bir dilekçe vermekten ibaret olmayan, kendi içinde birçok teknik aşama, bağlayıcı süre ve usul kuralı barındıran karmaşık bir hukuki yolculuktur. Davanın açılış usulünden, dilekçelerin teatisi, ön inceleme, tahkikat duruşmaları, delillerin değerlendirilmesi ve kararın kesinleşmesine kadar her adım, tarafların gelecekteki hukuki ve mali statülerini geri dönülmez bir şekilde belirler. İster anlaşmalı ister çekişmeli olsun, bu sürecin hukuki zeminde doğru yönetilmesi, delillerin zamanında ve usulüne uygun sunulması ve yasal prosedürlere titizlikle uyulması, adil bir sonuca ulaşmak ve olası hak kayıplarını önlemek için kesinlikle zorunludur.

Bu genel süreç, davanın türüne göre farklılık gösterir. Boşanma sebeplerindeki kusur oranlarına ve delil değerlendirmelerine odaklanan çekişmeli boşanma davaları ve sebepleri hakkında daha fazla bilgi alabilir veya tarafların mutabakatına dayanan anlaşmalı boşanma davaları sürecini inceleyebilirsiniz.

İletişim

Genel boşanma süreci, dava aşamaları ve hukuki adımlar hakkında detaylı bilgi almak ve karmaşık sürecinizi yönetmek için deneyimli ekibimizle yanınızdayız. Avukat Tülin Babaoğlan Yılmaz’dan profesyonel hukuki danışmanlık ve dava takibi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Adres: Maidan İş ve Yaşam Merkezi C-112, Eskişehir Yolu Bilkent Kavşağı No: 4, Çankaya / Ankara, 06800

Telefon: 0546 646 70 14

WhatsApp: https://wa.me/905466467014